Van'da yaşayan Özlem ve Özgen Demirdoy çiftinin yıllardır aynı genetik hastalıkla verdiği mücadele, İzmir'de gerçekleştirilen böbrek nakliyle yeni bir aşamaya ulaştı. Aynı hastalık nedeniyle iki çocuklarını kaybeden aile, 3 yaşındaki oğulları Doruk'un da nefrotik sendrom tanısı almasının ardından tedavi sürecine başladı. Acıbadem Kent Hastanesi'nde 12 Haziran'da gerçekleştirilen böbrek nakliyle Doruk'a annesi Özlem Demirdoy'un böbreği nakledildi.
MÜCADELELERİ YILLAR ÖNCE BAŞLADI
Demirdoy ailesinin ilk çocukları İremsu'ya henüz bebekken kalıtsal nefrotik sendrom tanısı konuldu. Mersin'de üç ay tedavi gören İremsu, böbrek nakli aşamasına gelmeden 2014 yılında solunum yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Ailenin ikinci çocukları Umutcan sağlıklı olarak büyürken, 2018 yılında dünyaya gelen Muhammet Mustafa'ya da bir yaşındayken aynı hastalık teşhisi konuldu. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde takip edilen Muhammet Mustafa için böbrek nakli planlandı. Anne Özlem Demirdoy böbreğini bağışlamaya hazırlanırken pandemi nedeniyle operasyon gerçekleştirilemedi. Muhammet Mustafa da 2022 yılında hayatını kaybetti.
AYNI HASTALIK DORUK'TA DA GÖRÜLDÜ
İki çocuğunu aynı hastalıktan kaybeden aile, 2023 yılında dünyaya gelen Doruk için erken dönemde kontrollerini yaptırdı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Doruk'a da nefrotik sendrom tanısı konuldu. Tedavi sürecinde aile iki yıl boyunca Van ile İzmir arasında gidip geldi. Hastalığın ilerlemesi üzerine diyaliz aşamasına geçilmeden böbrek nakli yapılmasına karar verildi.
ZORLU OPERASYON BAŞARIYLA TAMAMLANDI
Doruk'un ameliyatı, İzmir Acıbadem Kent Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nde Dr. Işık Özgü başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirildi. Operasyona Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, Uzm. Dr. Rahmi Gökhan Ekin, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr. Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat da katıldı. Başarılı geçen operasyonun ardından Doruk'un annesinden alınan böbrek nakledildi.
“HİÇ UMUDUM YOKTU”
İki evladını kaybettikten sonra üçüncü çocuğuna böbreğini bağışlayan anne Özlem Demirdoy, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "İlk çocuğum 3 ay tedavi gördü, ne diyalize ne nakle gidemeden solunum yetmezliğinden kaybettim. İkincisini de pandemide kaybettim. Nakil için bizi Antalya'ya göndereceklerdi, ameliyatlar iptal oldu. Böbreğimi ona verecektim ama kısmet Doruk'aymış. Doruk için de aynı acıyı yaşayacağımı düşünerek çok büyük korkular yaşadım. İki yıldır İzmir'e tedaviye getiriyordum ama hiç umudum yoktu. Sonunda 'nakil olabilirsiniz' dediler ve olduk. Doktorlarımız çok destek oldu, çok mutluyum."
“DOKTORLARIMIZ BİZE UMUT OLDU”
Baba Özgen Demirdoy da yaşadıkları süreci, "İlk çocuğumuzda nefrotik sendromun çaresi yok dediler, kurtaramadık. İkinci çocuğumuz Muhammed Mustafa'da pandemiden dolayı böbrek nakli olamayacağını söylediler, onu da kaybettik. Doruk 1 yaşından sonra bu hastalığa yakalanınca, eskiden yaşadığımız acılar yüzünden bunu da kurtaramayacağımızı düşündük. İzmir'e geldik, doktorlarımız bize umut oldu. Çok şükür başarılı bir ameliyatla şu an sağlıklı. Biz üçüncüde umutsuzca yaşıyorduk, hamdolsun Allah'a” sözleriyle anlattı.
“CERRAHİ OLARAK ZORLAYICI BİR AMELİYATTI”
Nakli gerçekleştiren ekibin başkanı Dr. Işık Özgü, operasyonun teknik açıdan zorlu geçtiğini belirterek, "Bu vakayı özel kılan, hastamızın 3 yaşında olmasına rağmen gelişme geriliği sebebiyle 1 yaşında bir çocuk boyutunda ve kilosunda olmasıydı. Neredeyse böbrek çocuğun boyutu kadardı. Cerrahi olarak zorlayıcı bir ameliyattı. Kadın böbrekleri nispeten daha küçük olduğu için anneyi tercih ettik. Normalden uzun süren ama neticesi çok yüz güldürücü bir operasyon oldu. Artık diyaliz ihtiyacı kalmadı" dedi.
“YAŞAM KALİTESİ AÇISINDAN NAKLİ TERCİH ETTİK”
Vakanın tıbbi sürecine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu ise şunları söyledi: "Ailede akraba evliliği söz konusu ve buna bağlı genetik mutasyonlar var. Hem anne hem babada bu mutasyon olduğu için çocuklarda nefrotik sendrom gelişme ihtimali mevcut. Genetik kökenli nefrotik sendromlarda idrarla aşırı protein kaybı gerçekleşir ve son dönem böbrek yetmezliğine ulaşılır. Diyalize almak yerine yaşam kalitesi açısından nakli tercih ettik. Anne taşıyıcı olmasına rağmen böbrek işlevleri sağlam olduğu için nakil sonrasında aynı hastalığın nüksetme ihtimali çok düşüktür. Hastamız kısa zamanda gelişme geriliğini toparlayacaktır."




