Güven Çayyolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Özge Çelik Büyükceran, yeni eğitim dönemine hazırlığın yalnızca çanta ve kırtasiye alışverişiyle sınırlı olmadığını belirtti.

Tatil döneminde değişen uyku saatleri ve artan ekran kullanımının çocukların okul düzenine yeniden uyum sağlamasını güçleştirebildiğini ifade eden Büyükceran, geç yatma ve geç uyanma alışkanlığının bir anda değiştirilmesinin sabah uyanmakta güçlük, gün içinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı, isteksizlik ve huzursuzluk gibi sorunlara neden olabileceğini söyledi.

Büyükceran: "Çocuğu okuldan bir gece önce erkenden yatağa göndermek, tatilde değişen uyku düzenini düzeltmek için çoğu zaman yeterli değildir. Uyku ve uyanma saatleri mümkünse okul başlamadan en az bir hafta önce kademeli olarak okul düzenine yaklaştırılmalıdır" dedi.

Çocukların yatış ve kalkış saatlerinin her gün 15-30 dakika erkene çekilebileceğini belirten Büyükceran, uyku düzeninin bir anda değiştirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Büyükceran: "Çocuğu okulun açılacağı günden bir gece önce normalden çok daha erken yatağa göndermek çoğu zaman uyumasını sağlamaz. Çocuk yatağa girse bile uykuya dalamayabilir ve bu durum aile içinde gerginliğe neden olabilir. Ani değişiklikler yerine küçük ve sürdürülebilir adımlar atılmalıdır" ifadelerini kullandı.

Uyku düzeninin oluşturulmasında yalnızca yatış saatinin değil, sabah kalkış saatinin de önemli olduğunu belirten Büyükceran, uyanma saatinin de kademeli biçimde okul düzenine yaklaştırılmasını önerdi.

Sabah gün ışığından yararlanmanın ve hareket etmenin biyolojik saatin yeniden düzenlenmesine yardımcı olabileceğini belirten Büyükceran, kahvaltı ve öğün saatlerinin okul dönemine yaklaştırılmasının da günlük rutinin yeniden kurulmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

ÇOCUKLARIN YAŞINA GÖRE UYKU İHTİYACI DEĞİŞİYOR

Okul çağındaki çocukların yaşlarına uygun sürelerde uyumasının önemine dikkat çeken Büyükceran, 6-12 yaş arasındaki çocukların günde 9-12 saat, 13-18 yaş arasındaki ergenlerin ise 8-10 saat uykuya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Yetersiz uykunun dikkat, öğrenme, hafıza ve duygu düzenleme becerilerini etkileyebildiğini belirten Büyükceran, bazı çocuklarda uyku eksikliğinin yalnızca yorgunluk olarak ortaya çıkmayabileceğini aktardı.

Büyükceran, yetersiz uyku yaşayan bazı çocuklarda hareketlilik, sabırsızlık, çabuk öfkelenme ve davranışlarını düzenlemekte zorlanma gibi belirtilerin de görülebileceğini söyledi.

YATMADAN EN AZ BİR SAAT ÖNCE EKRAN BIRAKILMALI

Akşam saatlerinde telefon, tablet, bilgisayar ve oyun kullanımının uykuya geçişi geciktirebildiğine dikkat çeken Büyükceran, dijital cihazların yatmadan en az bir saat önce bırakılmasını önerdi.

Cihazların mümkün olduğunca çocuğun yatak odasında bulundurulmaması gerektiğini belirten Büyükceran, ekran sınırının yalnızca çocuğa yönelik bir yasak haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Büyükceran: "Ebeveynlerin de akşam saatlerinde telefon kullanımını azaltması önemlidir. Ailece kitap okumak, sohbet etmek veya ertesi günün hazırlığını yapmak daha sakin bir uyku rutini oluşturabilir" diye konuştu.

OKUL SABAHININ PROVASI ÖNCEDEN YAPILABİLİR

Okul açılmadan birkaç gün önce çocuğun okul saatine uygun şekilde uyandırılabileceğini belirten Büyükceran, giyinme, kahvaltı ve hazırlanma için gereken sürenin önceden gözlemlenmesini önerdi.

Çanta ve kıyafetlerin akşamdan hazırlanmasının sabah yaşanabilecek telaşı azaltabileceğini ifade eden Büyükceran, okul sabahı rutininin birkaç gün önceden prova edilebileceğini söyledi.

Okul öncesindeki son günlerin yoğun ders programlarıyla baskıya dönüştürülmemesi gerektiğine de dikkat çeken Büyükceran, kısa süreli okuma çalışmaları, yaşa uygun etkinlikler ve okul araç gereçlerinin birlikte hazırlanmasının yeterli olabileceğini belirtti.

OKULA DÖNÜŞ KAYGIYI DA BERABERİNDE GETİREBİLİR

Okula dönüşün bazı çocuklarda heyecanın yanı sıra kaygıya da neden olabileceğini söyleyen Büyükceran, karın ağrısı, mide bulantısı, ağlama, huzursuzluk ve ebeveynden ayrılmak istememe gibi tepkilerin görülebileceğini belirtti.

Ailelerin çocukların duygularını "Bunda korkacak ne var?" veya "Artık büyüdün" gibi ifadelerle küçümsememesi gerektiğini vurgulayan Büyükceran, "Çocuğun ne hissettiğini anlatmasına fırsat verilmelidir. Ancak okul hakkında sürekli soru sormak, çocuğun kaygısına aşırı odaklanmak veya ebeveynin kendi kaygısını çocuğa yansıtması da uyum sürecini zorlaştırabilir" şeklinde konuştu.

OKULU ÖNCEDEN GÖRMEK BELİRSİZLİĞİ AZALTABİLİR

Okula ilk kez başlayacak veya okul değiştirecek çocuklarda, mümkün olması halinde okul binasının eğitim başlamadan önce görülmesinin uyum sürecini kolaylaştırabileceğini belirten Büyükceran, özellikle yeni ortamlarda kaygı yaşayan çocuklar için kısa bir ön ziyaretin faydalı olabileceğini söyledi.

Büyükceran: "Çocuğa sınıfının, tuvaletlerin, yemekhanenin, bahçenin ve giriş-çıkış alanlarının gösterilmesi; okulda gününün nasıl geçeceğinin basit bir şekilde anlatılması, ortamı daha tanıdık ve öngörülebilir hale getirebilir. Özellikle yeni ortamlarda kaygı yaşayan çocuklarda bu tür kısa bir ön ziyaret, belirsizliği azaltarak çocuğun kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir" diye konuştu.

Bir haftada 75 yeni vaka! Komşuda Batı Nil virüsü alarmı verildi: 19 kişi hayatını kaybetti
Bir haftada 75 yeni vaka! Komşuda Batı Nil virüsü alarmı verildi: 19 kişi hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

UZUN SÜREN BELİRTİLERDE UZMAN DESTEĞİ ALINMALI

Okula gitmeyi sürekli reddetme, yoğun veya tekrarlayan ağlama ve öfke nöbetleri, tekrarlayan fiziksel yakınmalar, uyku veya iştahta belirgin değişiklik ve yoğun korku gibi belirtilerin giderek artması, uzun sürmesi ya da çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkilemesi halinde uzman desteği alınması gerektiğini belirten Büyükceran, çocukların okula uyum sürelerinin birbirinden farklı olabileceğini söyledi.

Büyükceran: "Her çocuğun okula uyum süresi farklıdır. Çocuklar birbirleriyle karşılaştırılmamalı ve üzerlerinde baskı kurulmamalıdır. Yaşanan güçlük azalmıyor, giderek şiddetleniyor veya çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.

UZMANINDAN OKULLAR AÇILMADAN ÖNCE 8 HAZIRLIK ÖNERİSİ

Uzman Dr. Özge Çelik Büyükceran’ın önerileri arasında uyku ve uyanma saatlerinin okul başlamadan en az bir hafta önce kademeli olarak okul düzenine yaklaştırılması yer alıyor. Yalnızca yatış saatinin değil, sabah uyanma saatinin de kademeli olarak erkene çekilmesi öneriliyor.

Telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının yatmadan en az bir saat önce sonlandırılması ve dijital cihazların mümkün olduğunca çocuğun yatak odasının dışında tutulması gerektiği belirtiliyor. Kahvaltı ve öğün saatlerinin de okul düzenine uygun hale getirilmesi öneriliyor.

Okula ilk kez başlayacak veya okul değiştirecek çocuklara mümkünse okul binasının, sınıfın, tuvaletlerin, yemekhanenin ve ortak alanların önceden gösterilmesi; çanta ve kıyafetlerin akşamdan hazırlanması tavsiye ediliyor.

Okul sabahı rutininin birkaç gün önceden prova edilmesi ve çocuğun kaygısının küçümsenmeden dinlenmesi de öneriler arasında bulunuyor. Büyükceran, çocukların başka çocuklarla karşılaştırılmaması gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: İHA