Emperyalist çıkarlarının bitmez tükenmez oyunlarının sahası Orta Doğu, iyice karıştı. İnsanların kanı, kadın, yaşlı, çocuk demeden oluk oluk akıyor. Acımasızlığını gösteren İsrail bunu her zaman yapıyor. Dünyanın polisliğine soyunan ABD, bu katillere her zaman arka çıkıyor.
İsrail’in ablukası altındaki Gazze Şeridi’nden İsrail’e şaşırtan ani baskınlar yeni ve kanlı bir savaşının başlayacağının işaretiydi. İsrail’inFilistin’i, Gazze’yi haritadan silercesine bombalamaları savaşın hızlanacağını göstermektedir.
Bir atasözü vardır; “Kediyi seveyim derken, fazla sıkıştırırsan yüzünü, gözünü tırmalar.” Yıllardır abluka altında tutulan Filistin, Hamas, sonunda İsrail’i tırmalamaya karar verdi. İsrail’in istihbarat servisi MOSSAD bu saldırıyla ilgili istihbaratı alamadı mı?
ABD neden uçak gemisi ve destoreyerlerini Akdeniz’e gönderdi, Hamas ve Filistin’e karşı İsrail ile birlikte ABD de mi savaşa hazırlanıyor?
Bu arada demir kubbeye karşı Hamas savaşın ilk aşamasında ele geçirdiği ve depoladığı son sistem modern silahlarını teşhir ettiği gibi o teknolojik silahları kullanacaklarının eğitimini aldıklarını ve bu saldırıyla istediği başarıyı ve dünya kamuoyunu ayağa kaldırmayı başardı.
Dünyanın merak ettiği tek bir soru var: Kendi toplumu içerisinde de tedirginlik yaratan aşırı milliyetçi bir militan Filistin grubunun iyi donatılmış ve çok iyi eğitilerek eğitim almış son derece son teknolojik ve yayılmacılığa endekslenmiş İsrail Hava Kuvvetleri ve topçu bataryaları yaşadıkları şok verici baskının arkasından saatlerdir ablukasında tutmaya çalıştığı Gazze’yi bombalayarak yerle bir etmeye devam etmesidir. Kara harekâtı gelecek mi?
Her iki tarafın da büyük mal ve can kayıpları verdiği, kadın, çocuk, hastane, ibadethane, hatta savaşı izleye azetecileri bile öldüren İsrail’in bu saldırganlığını dünya basın ve medya yoluyla görmektedir. Ayrıca İsrail’e bu kadar yüz veren Amerika nasıl davranıp saldırılar karşısında uçak gemisini Akdeniz’e gönderip bu savaşa taraf olduğunu göstermiştir. Suriye de PKK, YPG terör örgütünü nasıl desteklediğini, 7 bin TIR’ın üzerinde silahları gönderip, hatta helikopter, parametreler veren ABD, Türk SİHA’sını düşüren Amerika, sözde NATO’da beraber olduğu ve her seferinde “Türkiye bizim büyük Mütefiğimiz” dediği Türkiye’ye karşı davranışına bakın, bir de İsrail’e uçak gemisini gönderecek kadar verdiği büyük desteğe bakın. ABD Dışişleri Bakanı İsrail’e gidiyor “Buraya bir Yahudi olarak geldim” diyor.
Ben bir süre gazeteci olarak Washington’da kaldım. ABD, dünyanın polisliğine soyunmak değil ancak dünya ülkelerinde terörist gruplarını kurup eğiten ve dünya ülkelerinin başına terör belalarını saran bir ülkeden ileri gitmemektedir. İşte bunun örneklerini de Birleşmiş Milletler toplantılarında görmekteyiz. BM’ye hükmeden ve BM toplantılarına katılan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya beşten büyüktür” diye her seferinde haykırmaktadır. Ne sonuç alınacak, dünya ülkeleri bir gün uyanacaktır ve terör örgütlerini kimin ürettiğini ve kimin destek verdiğini görecektir. Görmeye de başladıklarını sanıyorum.