Dijital alem dediğimiz sanal alem, kendi içinde bilinmezleri barındırıyor. Dünya çapında 185 milyar dolarlık bir iş hacmini kapsayan oyun sektörü, doğrudan yazılım sektörünü ilgilendiriyor. Bilgisayar...
Dijital alem dediğimiz sanal alem, kendi içinde bilinmezleri barındırıyor. Dünya çapında 185 milyar dolarlık bir iş hacmini kapsayan oyun sektörü, doğrudan yazılım sektörünü ilgilendiriyor. Bilgisayar ve akıllı telefonlar ile birlikte, hayatlarımıza, hiç farkında olmaksızın giren başka bir alan da hiç şüphesiz oyun sektörü. Program yapımcıları gençlerin başı çektiği, dünya çapında en fazla gelişmiş dördüncü ülke Türkiye. Türk gençleri herhangi bir devlet politikası olmaksızın, böyle bir sektörde dünya devi olmaya doğru ilerliyor. Ne devlet desteği, ne bu yönde eğitim politikaları, teknopark veya kuluçka merkezleri kurulup sektör geliştirilmeye çabalanmaksızın, Türk gençleri bu alanda da inanılmaz büyük başarılar elde ediyor. Dünya devleri, kendi imkanları ile düşe kalka gelişen bu gençlerin peşinde koşuyor. Patentlerini, programlarını veya doğrudan iş güçlerini satın almak için yarışıyorlar. Oyun sektörünün çok farklı bileşenleri var. Bir kısmı, hiç şüphesiz yasal veya yasa dışı kumar oyunları anlamına geliyor. Diğer bir kısmı, eğitim amaçlı olanları. Başka bir bölüm sağlığı ilgilendiriyor ki, bu alan oldukça önemli. Alzaimer gibi hastalıkların ilerlemesini engelleme kabiliyeti olan, zeka geliştiren, hafızayı güçlendiren çok sayıda oyun üretiliyor. Başka bir açıdan ise, çocukların eğitimi, gelişimi, genel kültür, yaratıcılık, bilgi ve becerilerini artıran oyunlar sektörde çok önemli bir bölümü oluşturuyor. Ancak savaş, çatışma tarzı oyunlar ise, savunma sanayi gibi sektörler açısından alt yapısal bir alan olarak kabul ediliyor.
TEKNOLOJİ ÇAĞI
Yeniçağ hiç şüphesiz bilişim ve teknoloji çağı. Yazılım camiası, teknolojik alt yapının kurulması ve yeni fikirler üretilmesi açısından oyun sektörüne çok büyük önem veriyor. Oyun, bazen hiç farkında olmaksızın önemli fikirlerin geliştirilme alanı haline geliyor. Bilişim, yazılım, programcılık, dijital dünya, iletişim gibi çok alanda teknolojik ilerlemeler, bir yandan alakasız sektörlerin geliştirilmesi bakımından alt yapı oluşturuyor. Robotlar, ilk üretildiklerinde oyuncak olarak geliştirilmişlerdi. Şimdiyse günümüzde bir zamanların bilimkurgu filmleri gibi bize çok uzak gibi görünen hizmet sektörünün her alanında robot formları karşımıza çıkmaya başladı. Hizmetçi robotlar, ev hizmetlerinde kullanılan çok fonksiyonlu robotik cihazlar, günden güne iş gücü organizmalara dönüşmeye başladı. İlk olarak yalnızca fotoğraf çekmek amaçla üretilen, pervaneleri sayesinde gökyüzünden fotoğraf ve film çekmek amaçla üretilmiş dron’lar çarçabuk tarım alanlarında tohum atma, ilaçlama hizmetine modifiye edilmiş, hemen ardından savunma sanayi için kullanılabilir şekilde yapılandırılmıştı. Mayın imha teknolojileri, zamanla insansız hava savunma araçlarına dönüşmüştü. Mayın döşeli alanların temizlenmesi için üretilen robotlar zamanla evcil hayvanlarımız olan köpeklerin yerine geçmeye aday oldular. Bugün güvenliği sağlayan, pek çok komuta tepki veren ev robotları köpekler üretiliyor. Nihayet dünya çapında yazılım devlerinin başında yer alan Elon Musk, düşünebilen, hisseden, duygusu olan insansı robotunu tanıttı. Sadece ilave bir sanat dalı olarak kabul edilen sinema, bizlere hayal kurmakta yardımcı oluyor gibi gözüküyordu. Sonralarda, birçok afaki öngörüsü filmlerinin ardından gerçek olan Martin Scorsese gibi yönetmelerin aslında derin istihbarat bilgileri olduğu fikri sorgulandı. Hiç şüphe yok ki, oyun sektörü, oyun gibi görünen, ancak, fikir üretmek bakımından pek çok alanda yaratıcılığı tetikleyen başka bir lokomotif sektör olarak, geleceğin habercisi mahiyetiyle, çoktan hayatlarımıza girmiş durumda.