Sevdiklerimizden duymak istediğimiz sözler vardır. Mesela “seni seviyorum, benim için değerlisin ya da seni önemsiyorum.” İlişkilerde bir kelimenin bile gücü ilişkinin yönünü değiştirebilir ama ya söy...

Sevdiklerimizden duymak istediğimiz sözler vardır. Mesela “seni seviyorum, benim için değerlisin ya da seni önemsiyorum.” İlişkilerde bir kelimenin bile gücü ilişkinin yönünü değiştirebilir ama ya söylenen sözler davranışlarla birbirini tutmuyorsa? Kulağa gelen her güzel söz elbette insana iyi şeyler hissettirir o an kendimizi değerli ve önemsenmiş hissetmemizi sağlar ama ya söylenen sözler havada kalıyorsa? İşte o zaman insanın içini şüphe kaplar. Zamanla ilişkide bir sis bulutu oluşturarak ilişkinin tadını kaçırabilir. Eğer söylenen sözler ve eylemler birbiri ile örtüşmüyorsa kişi kendini kötü, manipüle edilmiş ve güvensiz hissedebilir. Bu durum kişinin kasıtlı yaptığı bir davranış ya da gerçekten kasıtlı yapmadığı bir durumda olabilir. Amacımız her ne kadar partnerimizin ihtiyaç duyduğu şekilde davranmak olsa da bazen şartlar öyle davranmamızın önüne geçebilir. Bu durum bazen nasıl davranacağımızı bilmiyor olmamızdan kaynaklı da olabilir. Sebebi her ne olursa olsun, sözler ve davranışların aynı şekilde hizalanmadığı ilişkilerde kişi kendini duygusal olarak güvensiz hisseder. Kırılan güven kişiyi kendini sağlıksız bir ilişki de olduğu gerçeği ile yüzleştirir.

TUTARSIZ DAVRANIŞ

İlişkide bir tarafın sürekli verdiği sözleri tutmayıp tutarsız davranması, ilişki de güveni yok eder. Davranışlar ve sözlerin birbirine uymaması karşı tarafta acı ve kırgınlıkta yaratır. Eğer bunu yapan bizsek bu davranışımızı değiştirmek bizim sorumluluğumuzdur. Eğer bu davranış karşı tarafın yaptığı bir davranışsa bu konuda hissettiğimiz acı ve kırgınlığı onunla paylaşıp değişmesi için ortak çaba göstermeliyiz. Değişim zordur ve değişim için göstereceğimiz çabayı her gün atacağımız bebek adımlarla atmamız istikrar sağlamamız için önemlidir. Eğer ilişki değişime ihtiyaç duyuyorsa bunu güçlü olan taraf başlamalı ve güçsüz olan tarafa bu konuda cesaret verebilmelidir. İlişkilerde elbette çiftlerin sevmediği şeyler olması mümkündür ama ilişkilerde var olan bu sevilmeyen parçalara rağmen çiftlerin birbirlerini sevmeyi seçip seçmediği, buna rağmen hala birlikte olmayı seçip seçmediği önemlidir. İlişkiler her zaman üzerinde çalışılması gereken parçaların olduğu alanlardır. Bu parçalar üzerinde çalışıldıkça ilişkilerde rahat edip huzuru bulabiliriz. İçinde olduğumuz ilişkide ihtiyacımız olan duygusal güvenliği inşaa etmenin en güçlü yolu duygusal yakınlık kurmaktır. Duygusal yakınlık ise ancak kurulan sağlıklı bağla gelişebilir ve sağlıklı ilişkiler birlikte büyümeyi ve gelişmeyi seçmekle mümkündür.