Okullar açıldı, havalar serinledi. Nerede yılbaşı için eti, peyniri, yumurtayı alışveriş sepetinde zor birleştiren çalışanına alkollü, mini çerezli, cipsli sepetle lütufta bulunduğunu zanneden patronlar?
Okul alışverişi için çalışanlarınıza nasıl katkıda bulundunuz? Çocukları okula başlayacak,i diye kaçınız ihtiyaçlarını sordunuz yada bir bütçe ayırıp bir yaraya merhem oldunuz?
Hadi kitapları devlet verdi, okuma kitabı bari alıp bi gönül alsanız, kütüphanesiz okullara destek olsanız?
Yağmur çamur kapıda… Defter, kalem halledildi diyelim. Kaçınız çocukları düşündü ayazda? Ayakkabı, mont, botla? Sahi bu yıl bir mont, bir bot kaça? Yoksa “Hangi renginden almamıştım?” diye dolaplarınızı mı kontrol etmektesiniz?
Pırıl pırıl çocuklarımız büyüyor. Hepsi parlasın, tek düşündükleri ders çalışmak, oyun oynamak, iyi insan olmak olsun diye birlikte dertlenelim.
İşverenler, lütfen dar gelirliyi yoran güz döneminde çocuklarımızı hem okula hem kışa hazırlamak için çalışanlarınıza destek verin. Mümkünse çocuklara ek kitap, kurs, hobi alanlarında da yardımlarınızı sürdürün.
Kim bilir, yoksulluğun karanlığında solup gidecek bir gülü belki sizin desteğiniz açtıracak. Sayenizde kokusu tüm bahçeyi saracak.
Tüm çocuklar bu ülkenin gülü. Lütfen suyun başını tutanlar, dezavantajlı kesimler için imkan yaratsın.