Yazın en sık görülen cilt sorunu! Yanlış kıyafet seçimi bu soruna yol açabiliyor: İşte pişikten korunmanın doğal yolları
Yazın en sık görülen cilt sorunu! Yanlış kıyafet seçimi bu soruna yol açabiliyor: İşte pişikten korunmanın doğal yolları
İçeriği Görüntüle

Yüksek proteinli beslenme çılgınlığı, özellikle sosyal medya platformları üzerinden yaygınlaşan diyet ve fitness akımlarıyla birlikte tıp dünyasının gündemine girdi. Uzmanlar, estetik kaygılar, kas kütlesi artırma isteği ve hızlı kilo verme hedeflerinin, bireyleri kontrolsüz beslenme modellerine yönlendirdiğini ifade etti. Özellikle TikTok ve Instagram gibi platformlarda paylaşılan “fitness” içeriklerinin, tek tip ve yüksek proteinli diyetleri yaygınlaştırdığı belirtildi.

“SİNSİ KATİL” UYARISI

Nefroloji uzmanları, önerilen sınırların üzerinde protein tüketiminin böbrek sağlığı üzerinde ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Uzmanlar, kronik böbrek hastalığının uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini ve bu nedenle “sinsi katil” olarak nitelendirildiğini belirtti.

BÖBREKLERE ARTAN METABOLİK YÜK

Proteinlerin vücutta parçalanma sürecinin böbrekler üzerinde doğrudan yük oluşturduğu ifade edildi. Klinik değerlendirmelere göre aşırı protein alımı, böbrek fonksiyonlarını zorlayan kronik bir stres tablosuna yol açabiliyor. Bazı bireylerde bu sürecin belirti vermeden ilerleyebildiği, risk grubundaki kişilerde ise ciddi böbrek hasarına neden olabileceği aktarıldı.

“YÜZDE 10’LUK RİSK GRUBU”

Bristol Üniversitesi’nde görev yapan Böbrek Hastalıkları Uzmanı Dr. Carl May, yüksek protein tüketiminin etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dr. May, “Protein, yapısı gereği böbrek dokularını en çok yoran maddelerin başında gelir. Önerilen günlük sınırların sürekli olarak üzerinde beslenmek, bu hayati organı kronik bir stres altında bırakır. Toplumun yaklaşık yüzde 90’ında bu durum akut bir krize yol açmasa da genetik yatkınlığı olan veya sınırda yer alan şanssız yüzde 10'luk kesim, hiçbir klinik belirti hissetmeden böbreklerine ağır hasar veriyor. Sinsi bir seyir izleyen bu hasar süreci, hastaları doğrudan diyaliz ve organ nakli aşamasına sürüklüyor” dedi.

AŞIRI PROTEİN VE METABOLİK RİSKLER

Uzmanlar, özellikle sadece hayvansal protein ağırlıklı beslenen bireylerde metabolik yükün arttığını belirtti Aşırı protein alımının ürik asit seviyesini yükselttiği ve bunun böbreklerde kristalleşme riskini artırabileceği ifade edildi. Yetersiz su tüketimi ve lifli gıdaların diyetten çıkarılmasının bu süreci hızlandırabileceği aktarıldı. Günlük 200 gram ve üzeri protein tüketiminin bazı bireylerde böbrek taşı riskini artırdığı değerlendirildi.

ULUSLARARASI KILAVUZLAR NE ÖNERİYOR?

Uluslararası sağlık kuruluşlarının, protein tüketimi konusunda belirli sınırlar önerdiği hatırlatıldı. Mayo Clinic verilerine göre protein alımının günlük kalori ihtiyacının yüzde 10 ila 35’i arasında olması gerektiği bildirildi. İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) ise yetişkinler için kilogram başına yaklaşık 0,8 gram protein tüketimini öneriyor. Uzmanlar, protein ihtiyacının yalnızca hayvansal kaynaklardan karşılanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Baklagiller, soya, tofu, kuruyemişler ve çeşitli bitkisel protein kaynaklarının dengeli beslenmede önemli rol oynadığı ifade edildi. Sağlık otoriteleri, aşırı protein tüketiminden kaçınılması ve dengeli beslenme modeline geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ