Gelişen dijital çağ, insanlara bilgiye hızlı erişim imkânı sunarken, sağlık alanında da bazı olumsuzlukları beraberinde getiriyor. Bunlardan biri de internetten hastalık arama hastalığı olarak tanımlanan "siberkondri". Uzmanlar, bu durumun psikolojik sorunlara yol açarak bireylerin kaygı seviyelerini artırdığına dikkat çekiyor.

Hekime Gitmek Yerine İnternetten Araştırma Yapılıyor

Siberkondri, bireylerin yaşadıkları semptomları internetten araştırarak kendi kendilerine tanı koyma süreci olarak tanımlanıyor. Uzman Psikolog Duhan Töre, internetin kolay erişilebilir olmasının, düşük maliyetli olmasının ve her an bilgiye ulaşma imkânı sağlamasının insanları bu alışkanlığa yönelttiğini belirtiyor. 

Kaygı Seviyesi Artıyor, Sosyal Hayat Zarar Görüyor

İnternetten hastalık araştıran bireylerin, okudukları bilgilerin etkisiyle kendilerini hasta hissetmeye başladıklarını belirten Töre, bu sürecin psikolojik sorunları beraberinde getirdiğini ifade ediyor. Özellikle anksiyete düzeyinin arttığını, bireylerin sürekli sağlık durumları hakkında endişelendiğini ve bunun sosyal hayatlarına zarar verdiğini dile getiriyor. "Kalbim çarpıyor, kalp krizi mi geçiriyorum?" ya da "Başım ağrıyor, beyin kanaması mı geçiriyorum?" gibi şüphelerin, kişiyi daha fazla strese sokarak sağlık kaygısını büyüttüğünü belirtiyor.

Uzmanlara göre, siberkondri hastalarının en büyük problemlerinden biri de hekime olan güvensizlik. Bireylerin doktorlara inanmakta zorluk çektiğini ve yapılan tetkiklerden tatmin olmadıklarını ifade eden Töre, bu durumun kişileri sürekli farklı hekimlere başvurmaya yönlendirdiğini belirtiyor. "Vatandaşlar, hekimlerin yaptığı tetkiklere ikna olmadıklarında farklı doktorları deneme sürecine girebiliyorlar. Bu da onların psikolojik olarak bir döngü içine girmelerine neden oluyor" diyor.

Psikoterapi ile Çözüm Mümkün

Siberkondriyle mücadelede psikoterapinin önemli bir rol oynadığını belirten Töre, sürecin uzman desteğiyle daha sağlıklı yönetilebileceğini ifade ediyor. "Eğer sürekli sağlık kaygısı yaşanıyorsa ve hekime gitmekten kaçınılıyorsa, bu noktada psikoterapi almak süreci rahatlatabilir. Böylelikle hem kaygı yönetimi sağlanabilir hem de hayat kalitesi artırılabilir" diyor.

Kaynak: İHA