Doğup büyüdüğüm sokaklara döndüm. Bir ayağım hep İzmir'de ama yoğun bir koşuşturma içinde geçiyor zaman; plansız kalabalığa tıkanan trafikte den geliyorum.
O kalabalığı sokaklarda gördüm ben. Her zaman dar ve yokuşlu olan mahalleler araçların bitişik nizam parklarına evsahipliği ederdi. Dün gece gördüm ki tatil bitmiş, şehre dönmüş herkes. Zaten uç uca sığan araçların neredeyse üst üste istifleneceği hale gelmiş ara yollar.
Sokaklarda çift sıra park. Araçlar kaldırımların üzerine tırmanmış. Tırmanmak bazen iki tekerlek bazen tamamen kaldırıma çıkmak şeklinde. Yalnızca bazı apartmanların giriş kapıları için bir aralık görünüyor, bazı yerlerde o da yok. Nereye baksanız sadece park halindeki araçları görüyorsunuz. Korkunç!
Şehir nasıl bu kadar göç aldı, araç sayısı nasıl bu kadar arttı? Yol yetmiyor, otopark yetmiyor. Otobanda bile neden durma noktasında trafik, anlaşılır gibi değil.
10 yıl öncesinde akşamüstü başlayan sıkışıklık bugün öğleden sonralara kadar gerilemiş. Kentin eski mahallelerinden başta park yeri sıkıntısı olmak üzere pek çok nedenlerle yeni yerleşim yerlerine kaçış başlamış.
Göz göre göre gelen bu değişimi planlayabileceğimizi umuyorum; gereken akıl, yetenek içimizden yetişen pek çok parlak isimde var. Güzel kentimiz, güzel insanlarımız daha iyisini hak ediyor. Geç kalmayalım.