Okullar kapanıyor, yeni dönem için en büyük beklentimiz okul güvenliği. Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin can güvenliği olduğu yapılar haline gelmeli eğitim yuvalarımız.

Sadece üst baş aramak yeterli değil, çocuklarımızın eğitimle de bilinçlenmesi, topluma kazandırılması gerekiyor. Eğitimle topluma kazandırılamayacak gençlerimizin mutlaka rehabilitasyon merkezlerinde tedavi altına alınması lazım, aksi halde başımıza gelenlere yürek dayanmıyor.

Çanta, üst baş kontrolü en en son iş. Önce eğitimle ve tedavi ile çocuklar topluma kazandırılmalı, ailelerle iletişim tek tek, emniyet gözetimimde kurulmalı. Sonra okullara güvenlik görevlisi ve güvenlik önlemleri Toplumun sağlıklı bireylere, her meslekte nitelikli vatandaşa ihtiyacı var; okumak istemeyen çocuklar mesleki eğitimle başarılı olacakları alanlara yönlendirilmeli.

Eğitim hayatına devam etmek istemeyen gençler için meslek sahibi olacakları okulların önü açılmalı, hiçbir çocuk okula zorla gelmemeli.

Tabi mesleki eğitim, iş kazalarıyla gelmemeli. Çocuklarımızın can güvenliği burada da öncelikli olmalı. Meslek öğrenme asla bir köleliğe dönüşmemeli, burada aktif denetimler yapılmalı.

Eğitim tek başına çocuklar için baskı aracı olmamalı. Ancak eğitim aşkıyla yanıp tutuşurken aile, çevre vb. baskılarla okutulmayan çocuklarımız için de devletin tüm imkanlarını elbette seferber etmeli, imkanların kısıtlı olduğu bölgelere ücretsiz spor, müzik ve okul dersleri kursları açılmalı, eşitsizlik giderilmeli.

Ezcümle, yeni dönemde çocukların severek okula gittiği, merakla meslek öğrendiği, güvenle büyüdüğü bir sistem inşa edilmeli.

Maalesef, işte, okulda, sokakta aklımız gençlerimizde…Oysa aklımız fikrimiz, gençlerimizin ürettiklerinde, tasarladıklarında, madalyalarında olmalı.