İlişkilerimizde kendimizi tıkanmış hissettiğimizde iki şeye başvururuz. Ya sözde bir sorun üretip kavga çıkarırız ya da karşımızdaki kişiyi değiştirmeye çalışırız. Asıl sorundan uzaklaşarak kavga ettiğimiz sözde sorunlarla enerjimizi tüketmeye çalışırız. Acı içinde kavga eden bütün çiftler sahip oldukları enerjilerini sözde sorunlar için harcarlar. Bir ilişkide sürekli kavga çıkıyor ama kavga çiftlerin tüm enerjilerini almasına rağmen bir türlü çözüme gitmiyorsa tartışmak için belirledikleri sorun muhtemelen gerçek sorunları değildir. 

Çoğu sorunda çözümü karşı tarafın değişiminde görürüz. Oysa sorun kendi duygu ve düşüncelerimizi açıkça ifade edip kendi değer ve inançlarımızla karar verememektir. Bunu nasıl sağlayacağımızı bilmediğimizden sürekli karşımızdakini bizim istediğimiz gibi düşünmesi için ikna etmeye çalışırız. Oysa bizim işimiz karşımızdakini bizim gibi düşünüp hissetmesi için ikna etmek değildir. Neticede çözüm için odağımızı yanlış yere verdiğimizden sorunlarımız bir türlü çözüme gidemez. Birini değiştirme çabası bu yüzden hiçbir zaman işe yaramaz. Bütün enerjimizi tüketen ve sonuç alamadığımız karşımızdakini değiştirmeye odaklandığımız tüm kavgalar, etkisiz kavgalardır. Değiştirme gücüne sahip olduğumuz tek kişi biziz dolayısıyla kontrol edebileceğimiz tek kişi yine kendimiziz. Bu yüzden gücümüzü kendi fikir ve düşüncelerimizi değiştirmeye ve buna yönelik adımlar atmaya vermeliyiz. Ama bunu yapmak yerine kavgalarımızı bildiğimiz yoldan yapmaya devam ediyoruz. Etkisiz kavgalar çıkarıp, enerjimizi tüketiyor çözüm bulamayınca kendi içimize dönüyoruz. 

‘YÜZEYE ÇIKIYOR’

Çiftlerin arasında geçen çoğu kavgaların altında geçmişlerinde çözüm bulmayan konular var. Birçoğumuz büyüdüğümüz evlerde başlattığımız kendi benliğimizi bulma kavgasını eşlerimiz üzerinden vermeye devam ediyoruz. Çözemediğimiz bu sorunlar ilişkilerimizde verdiğimiz kavgalarda yüzeye çıkıyor. Belki de gerçek sorun, kendi büyümemiz için vermemiz gereken benlik mücadelemizi evliliğimiz ve ilişkimiz bitmeden nasıl vereceğimizi bilmiyor olduğumuzdur. Sahip olduğumuz evliliğimiz ve ilişkimizde hem bireyselliğimizi korumayı hem de yakınlığımızı korumayı nasıl mümkün hale getireceğiz? Belki de çoğu kişi benlik kavgasını güçlü bir ben oluşturmak için içlerinde hissettikleri kendilerini tatmin etmeyen evliliklerini bitirerek verdi. Belki de bu kavgaya hala eşlerimizi suçlayarak ve onunla kavga ederek vermeye devam ediyor. Sebep her ne olursa olsun evlilik öncesi çözemediğimiz sorunlar, evlilik gibi yakın ilişkilerde tekrar yüzeye çıkmış olduğu…