İklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte dünya nüfusundaki hızlı artış,suyun sürdürülebilir şekilde yönetilmesini her zamankinden daha hayati bir hale getirmiştir

Değişen iklime uyum çerçevesinde su verimliliği stratejik belgesi ve eylem planında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı; sözlerini, “Su, tarih boyunca uygarlıkların gelişmesinde en önemli kaynaklardan biri olmuştur. 

İklim değişikliği ile mücadelenin en önemli araçlarından biri de değişim ve gelişimlere uyum sağlamaktır. Su kaynaklarının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine maruz kalacak olması, tarım başta olmak üzere pek çok sektörde önlemler almayı zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla her sektörde suyun verimli kullanımına yönelik faaliyetlere ağırlık verilmesi gerekmektedir.

Suyun sınırsız olmadığı bilinciyle kaynaklarımızı daha özenli ve dikkatli kullanmalıyız. Suyumuzu israf etmeden, sıfır kayıpla kullanarak sürdürülebilir yönetim ve tüketim anlayışını hayata geçirmeliyiz. Bu hepimiz için tarihi bir sorumluluk olduğu gibi gelecek nesillere de borcumuzdur.
Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı, “Bu çerçevede tüm paydaşlarımız ile birlikte başta ülkemiz olmak üzere dünyanın geleceğine bir katkı sunmak adına ulusal ölçekte Su Verimliliği Seferberliği’ni başlattık. Seferberlik kapsamında, bireyselden kentsele, tarımdan sanayiye hemen her başlıkta suyumuzu verimli kullanarak kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyoruz. Su Verimliliği Seferberliği’ni milat olarak kabul ediyor ve hiçbir paydaşımızı geride bırakmadan su verimliliğini ülkemizde bir yaşam kültürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz” dedi.

Dünyanın toplam su varlığının yüzde 1,2’sinden bile daha az olan erişilebilir tatlı su kaynakları; başta kirlilik, kuraklık, iklim değişikliği, nüfus artışı, su kayıpları, sürdürülebilir olmayan aşırı kullanımlar gibi pek çok tehditle karşıya karşıyadır. Suyun kalite ve miktar olarak uygun ve erişilebilir olması; gıda güvenliği, enerji arzı, çevresel (ekosistemlerin ve diğer canlıların) su gereksinimi, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir refah ve bütün bunlara bağlı olarak insanlığın geleceği için de son derece önemlidir.

Ülkemiz, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği Akdeniz iklim kuşağında yer almakta olup iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında kabul edilmektedir. Havzalarımızdaki su varlığımızın iklim değişikliğine bağlı olarak gelecekte nasıl etkileneceğine ilişkin projeksiyonlar su kaynaklarımızın önümüzdeki yüz yıl içerisinde yüzde 25’e varan oranlarda azalabileceğini göstermektedir. Gerekli tedbirlerin alınmaması halinde çok yakın gelecekte Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceği, sosyal ve ekonomik pek çok olumsuz sonucu da beraberinde getireceği aşikârdır. Gelecek projeksiyonlarının sonuçlarından da anlaşılacağı üzere ülkemizi bekleyen kuraklık ve su kıtlığı riski mevcut su kaynaklarımızın verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. 2021 yılı içerisinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nca düzenlenen I. Su Şurası çalışmaları kapsamında belirlenen ilk hedef; Su Verimliliğinin İyileştirilmesine Yönelik Ulusal Stratejilerin Belirlenmesi olmuştur. Bu doğrultuda, Ülkemizde tüm sektörlerde su verimliliğinin yaygınlaştırılması maksadıyla ileriye dönük hedeflerin ve stratejilerin belirlendiği “Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı” hazırlanmıştır.
Hazırlanan belgede; aşağıda yer alan ana eksenler üzerinden su verimliliği hedefleri, stratejileri ve eylemleri tanımlanmıştır.

I. Kentsel Su Kullanım Verimliliği
II. Tarımsal Su Kullanım Verimliliği
III. Endüstriyel Su Kullanım Verimliliği
IV. Bütün Sektörleri Etkileyen Su Kullanım Verimliliği
Kentsel su verimliliği yaklaşımı, içme ve kullanma suyu sistemlerinde su verimliliği ve bireysel su verimliliği; kentsel ölçekte (turizm, kamu, hizmet sektörü vb.) kurum ve kuruluşlarda su kullanımları, suyun kaynaktan çekilmesi, arıtılması, şebekeye iletilmesi, kullanıcılar tarafından tüketilmesi, atıksuyun arıtılması, arıtılmış suyun yeniden kullanımı ve suyun verimli kullanılmasını teşvik edici fiyatlandırma bileşenlerini içermektedir.

Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de su kullanımının en yoğun olduğu sektör tarım sektörüdür. Dolayısıyla güvenilir su kaynaklarına erişimin kısıtlanması, tarım sektörünü ciddi şekilde etkileyecek, gıda arzı güvenliği de tehlikeye girecektir. 

Bu doğrultuda; yağmur suları, gri sular, kullanılmış sular gibi alternatif su kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması, havza ölçeğinde toplam su ayakizi büyüklüğünün ve azaltım tedbirlerinin belirlenmesi, sanal su transferleri, havzalardaki su mevcudiyetinin izlenmesi, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkilerine yönelik projeksiyonlara göre havza ölçeğinde verimlilik tedbirleri dikkate alınarak planlamalar yapılmasına yönelik tedbirler belirlenmiştir.

SU VERİMLİLİĞİ

Türkiye, iklim değişikliğine bağlı riskler açısından yüksek riskli bir bölgede yer almaktadır. Bahse konu riskler su kaynaklarının kullanılabilirliğini etkilemekte ve su kalitesinde de olumsuzluklara yol açmaktadır. Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri neticesinde artan sıcaklıklarla ve değişen yağış örüntüsü neticesinde Türkiye’de su potansiyelinin referans döneme göre azalacağı öngörülmektedir. 

Güvenilir su kaynaklarına erişimi zorlaştıran tüm bu etkenlerin yanı sıra, ekilebilir arazilerin de giderek azalması, gıda güvenliği konusunda risk teşkil etmektedir. Dünya genelinde tarım arazileri ve su kaynakları ile ilgili olarak oluşan kısıtlar ve artan talepler, küresel ve bölgesel düzeyde yeni politika ve önlemler geliştirilmesini gerektirmektedir.

Türkiye nüfusunun 2030 yılında 93 milyon 328 bin 574 kişiye, 2040 yılında 100 milyon 331 bin 233 kişiye, 2050 yılında ise 104 bin 749 bin 423 kişiye ulaşması beklenmektedir. Artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi beklenmekte olup çok yakın gelecekte Türkiye’nin su kıtlığı sınırına çok yaklaşacağı, sonrasında ise su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceği aşikârdır.

 Ülkemizde 25 nehir havzasında mevcut sektörel su kullanımları incelendiğinde; yerüstü su kaynaklarının yaklaşık yüzde 81’inin sulamada, yüzde 19’unun ise içme-kullanma ve sanayide kullanıldığı; yeraltı su kaynaklarının ise yaklaşık yüzde 67’sinin sulamada, yüzde 33’ünün ise içme kullanma ve sanayide kullanıldığı belirlenmiştir.

KONAKLAMALI

Turizm, su kullanımının yoğun olduğu sektörler arasında yer almaktadır. Konaklamalı ve günü birlik tesislerde su tüketimi tesisin kategorisine, fiziksel özelliklerine, işletmenin yönetim sistemine bağlı olarak değişmektedir. Araştırmada bireylerin kendi evlerinde ortalama 130 litre su tüketirken bu oranın bir otelde 300-600 litre arasında değiştiği belirtilmektedir.

SU AYAKİZİ

Su ayakizi; su tüketimimizi, yani sebep olduğumuz su kullanımını ve kirliliğini ölçen en kapsayıcı göstergedir. Bu açıdan bakıldığında su ayakizinin yalnızca musluktan akan su, kaynaktan tarlaya alınan su ya da görünen su kullanımı olmadığını, aksine suyla ilgili doğrudan ve dolaylı; iç ve dış bütün tüketimlerin su ayakizine sebep olduğu net bir şekilde görülmektedir. Su ayakizi, yalnızca direkt su tüketimimizi değil; satın aldığımız ürünlerin içeriğindeki su tüketimini, ithal ürünlerle birlikte başka coğrafyalarda sebep olduğumuz su ayakizini, gereksiz kullanımlarla birlikte küresel ölçekte başka insanların “adil su hakkı” üzerinde sebep olduğumuz ayakizi gibi “görünmeyen su tüketimlerimizi” de ortaya koymaktadır.
Mavi su ayakizi, bir ürünün tedarik zinciri boyunca gerçekleşen mavi su (yerüstü ve yeraltı suyu) tüketimini, yani bir havzada mevcut yerüstü ve yeraltı suyu kütlelerinden eksilen/ kaybolan suyu ifade eder.

• Yeşil su ayakizi, yeşil su kaynaklarının (yağmur suyu) tüketimini ifade eder.
• Gri su ayakizi ise kirliliği ifade eder ve mevcut ortam suyu kalite standartlarını sağlamak üzere kirlilik yükünü özümsemek için gerekli olan tatlı su hacmi olarak tanımlanır. Diğer bir ifadeyle gri su ayakizi, atıksuyun verildiği alıcı ortamı iyi su durumuna getirmek için gerekli su miktarıdır.
Gri Su Kullanımı
Evsel atıksularda siyah su (tuvaletlerden gelen ve fosseptik atığı içeren su) içermeyen yani duştan, küvetten, lavabodan, mutfaktan, bulaşık ve çamaşır makinesinden gelen atıksuyun az kirlenmiş kısmı “gri su” olarak tanımlanmaktadır

Kaynak: Tarim ve Orman Bakanlığı