İlişkilerde en çok yanıldığımız noktalardan biri, sevginin büyük anlarla ölçüldüğünü sanmaktır. Oysa sevgi; gösterişli sürprizlerden, yüksek sesli sözlerden ya da birdenbire parlayan tutkulu anlardan değil, her gün yeniden kurulan güven duygusundan beslenir. Tutarlılık, sevginin en gerçek ve en sade hâlidir.
BAĞ DERİNLİĞİ
Bir ilişkide bağın derinliği, tarafların birbirine tekrar tekrar dönme biçiminde saklıdır. Her gün aynı özenle, aynı saygıyla, aynı emekle orada olabilmek; kelimelerden çok daha güçlü bir “ben buradayım” mesajıdır. Çünkü niyetimiz, sözlerden önce davranışlarda görünür. Bir kişi sizi gerçekten önemsiyorsa, bunu söylemekle kalmaz; davranışlarında düzenli bir şekilde hissettirir. Ne var ki çoğu insan, ilişkinin başındaki yoğun duygulara kapılıp gerçek bağın bu küçük ama istikrarlı dokunuşlarla kurulduğunu gözden kaçırır. Oysa ilişkileri kırılgan yapan şey sözlerin eksikliği değil; davranışların düzensizliğidir. Tutarsızlık, kişinin ne hissettiğini ya da ne istediğini bilememesi hâlidir ve zamanla ilişkide belirsizlik üretir. Belirsizlik ise en sağlam bağı bile yavaş yavaş aşındırır.
GÜVEN OLUŞMASI
Güven, bir anda oluşmaz. Bir davranışın tekrarına, aynı özenin sürekli devam etmesine, yani tutarlılığa ihtiyaç duyar. Biri size her gün aynı şekilde yaklaşabiliyorsa, bu onun sevgisini bilinçli bir seçim hâline getirdiğini gösterir. Çünkü sevgi, sadece hissetmek değil; bir eylemi tekrar tekrar yapmayı göze almaktır.
Tam da bu noktada, ilişkilerde önemli bir yanılgı ortaya çıkar: İnsanlar, karşındakinin kim olduğunu çoğu zaman söylediklerinden değil, davranışlarından anlar ama yine de sözlere tutunmak ister. Oysa biri size kim olduğunu davranışlarıyla zaten göstermektedir. Kafa karışıklığı, tutarsızlık, kaçınma… Bunların hepsi birer işarettir. Ve kişi kendini bu kadar açıkça ortaya koyarken, hikâyeyi yeniden yazmaya çalışmak sadece acıyı uzatır. İlişkiler karşımızdakini değiştirmeye çalıştığımızda değil; kendi sınırlarımızı ve standartlarımızı netleştirdiğimizde iyileşir. Netlik her zaman konforlu değildir ama mutlaka iyileştiricidir. Çünkü netlik sessiz bir şekilde şunu fısıldar: “Kim kalmaya niyetliyse zaten kalır; gitmeye niyetli olanı ise tutamazsın.”
En nihayetinde sevgi, tekrar tekrar yapılan bir seçimdir. Emek, her gün yeniden gelmektir. Ve tutarlılık, sevginin en anlamlı dilidir.