Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 enfeksiyonu sonrasında görülen uzun süreli kovid tablosunun tahmin edilenden daha fazla insanı etkiliyor olabileceğini söyledi.

Uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin pandemi sonrasında daha fazla görülmeye başladığını belirten Özkaya, geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendirdi.
KOVİD GEÇİREN HER 6 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR
Araştırma verilerine dikkat çeken Özkaya, uzun süreli kovid gelişen kişilerde kronik sağlık sorunlarının yaygın şekilde görüldüğünü belirtti.
"COVID-19 İLE ENFEKTE OLAN HER 6 KİŞİDEN YAKLAŞIK BİRİ UZUN SÜRELİ COVID GELİŞTİRİYOR"
Prof. Dr. Özkaya: "COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90'ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi" dedi.
TÜRKİYE İÇİN 3 MİLYON KİŞİLİK TAHMİN
Türkiye’de kovid-19 enfeksiyonu geçiren kişi sayısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özkaya, uzun süreli kovid şikayetleri yaşayan kişi sayısının milyonlarla ifade edilebileceğini söyledi.
"YAKLAŞIK 3 MİLYON KİŞİ ETKİLENMİŞ OLABİLİR"
Özkaya: "Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor" dedi.
KRONİK HASTALIKLARLA İLİŞKİSİNE DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmada uzun süreli kovid tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90’ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu belirten Özkaya, solunum sistemi, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın şekilde görüldüğünü ifade etti.
TİROİD VE METABOLİK SORUNLAR ÖNE ÇIKIYOR
Uzun süreli kovid belirtilerinin bölgelere göre değişiklik gösterebildiğini söyleyen Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görüldüğünü, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını belirtti.
TANI SÜRECİNDE GÜÇLÜK YAŞANIYOR
Uzun süreli kovid vakalarının teşhis edilmesinde çeşitli zorluklar yaşandığını ifade eden Özkaya, bu hastaların farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabildiğini söyledi.
"BU HASTALAR DAHA İYİ GÖZETİM VE KİŞİYE ÖZEL TEDAVİLER GEREKTİRİYOR"
Prof. Dr. Özkaya: "Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak 'Long COVID' için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor" dedi.
DOKTORLARA UZUN SÜRELİ KOVİD UYARISI
Özkaya, farklı uzmanlık alanlarında görev yapan hekimlerin bazı belirtilerle başvuran hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları ve aile hekimlerinin sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid olasılığını göz önünde bulundurması gerektiğini belirtti.
"DOKTORLAR UZUN SÜRELİ KOVİD İHTİMALİNİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMALI"
Prof. Dr. Özkaya: "Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir" dedi.
Uzun süreli kovid-19’un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini ifade eden Özkaya, daha kapsamlı takip ve kişiye özel tedavi süreçlerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Özkaya: "Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır" dedi.




