Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte Karadeniz'in yaylalarında hareketlilik arttı. Serin havası, doğal güzellikleri ve temiz atmosferi nedeniyle her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan yaylalar için uzmanlardan çeşitli uyarılar geldi. Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, yaylaların şehir merkezlerine kıyasla daha temiz bir havaya sahip olduğunu belirterek değerlendirmelerde bulundu.
YAYLALARDA HAVA DAHA TEMİZ
Kentlerde egzoz gazları, sanayi kaynaklı atıklar ve yakıt kullanımından kaynaklanan hava kirliliğinin yoğun olduğunu ifade eden Özlü, yaylalarda ise bu tür etkenlerin çok daha az görüldüğünü söyledi. Özlü, "Yaylalar kent göre daha temiz olduğu yerler. Kent havasında egzoz gazları, fabrikadan çıkan atıklar, evlerde ısınma ve pişirme amaçlı yakıtların saldığı sera gazları yoğun ama yaylalar öyle değil. Yaylalarda temiz hava soluyorsunuz. Nem oranı da düşük. Karadeniz Bölgesi'nde yaşamsal olarak yaz ayları geldiğinde sahilden yaylalara göç olurdu. Sağlık açısından çok iyi. Özellikle ağır KOAH, astım, kalp yetmezliği, akciğer sertliği gibi kontrol altında olmayan solunum yolu hastalıklarında ve kalp hastalıklarında yaylalar hastalar için riskli olabilir" dedi.
KALP VE SOLUNUM HASTALARINA UYARI
Yüksek rakımlı bölgelerde oksijen seviyesinin daha düşük olabildiğini belirten Özlü, özellikle ciddi sağlık sorunu bulunan kişilerin dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Özlü, "Özellikle kandaki oksijen düzeyi düşük olan hastaların yüksek rakımlı yaylalara çıkması orada nefessiz kalmalarına yol açabilir. Eğer ağır solunum yolu ve kalp hastalığınız varsa yaylaya çıkmadan önce hekiminiz ile görüşmeniz gerekiyor. Eğer hastalıkları kontrol altındaysa ve çok ağır değilse çıkabilirler" diye konuştu.

POLEN ALERJİSİ OLANLAR DİKKATLİ OLMALI
Yaylaların zengin bitki örtüsüne sahip olması nedeniyle polen yoğunluğunun bazı kişilerde sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Özlü, alerjik bünyeye sahip vatandaşların tedbirli olması gerektiğini söyledi. Özlü, "Yaylalarda bazen poler alerjileri tetiklenebilir. Yemyeşil yaylalar ve doğal olarak çiçekler oluyor. Polenlere duyarlılığı olan astımlı hastalar varsa hırıltı, öksürük, tıkanma gibi sorunlar yaşayabilirler. Ona dikkat etmek lazım" ifadelerini kullandı.
YAYLA GÜNEŞİNE KARŞI TEDBİR ÇAĞRISI
Yüksek rakım nedeniyle güneş ışınlarının daha etkili hissedildiğini vurgulayan Özlü, özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalınmaması gerektiğini söyledi.
GÜNEŞ IŞINLARI DAHA ETKİLİ HİSSEDİLEBİLİYOR
Yaylalarda güneş ışınlarının cilt ve göz sağlığı üzerinde daha fazla etki oluşturabileceğini belirten Özlü, vatandaşların koruyucu önlemler almasının önem taşıdığını ifade etti. Özlü, "Yaylalarda güneş ışığı daha yakından geldiği için öğle saatlerinde arasında güneş altında gölgesiz yerlerde dolaşmamak lazım. Dolaşacaksanız şemsiyeyle ve kapalı kıyafet giyinmek lazım. Yaylalara maruz kalınan güneş daha çok yakıcıdır. Ciltte yanmalara neden olabilir ve gözde hasar olabilir. Yayla güneşine dikkat etmekte fayda var. Yaylalar sağlık açısından iyi bir seçecek" ifadelerini kullandı.




