Bornova ilçesine bağlı bir semt, 4 mahalleli. Pınarbaşı deyince o kadar çok şey var ki, akla geliveren. Tarih kokan yapılar, kilise, cami, hamam, rekreasyon alanı, Arnavut kaldırımları. İzmir'in ilk ve tek oto yarış pisti Atilla Özgen ustam, tarihçesini bilir, yaşadı çünkü. Fabrikalar, işçiler, servis araçları, kamyonlar, tırlar. Sürekli hareket, üretiyorlar sürekli. CMS Jant, BMC Otomotiv, Efes Pilsen, ETAP ,CMS, Tuborg, Pınar Süt, Ege Endüstri, Çamlı Yem, Sunel Tütün A.Ş hepsi burada. Adından da anlaşılacağı gibi. İlk akla gelen sudur, pınar, akan sudur. Yıllanmış çınar ağaçlarının gölgesinde, su şırıltısı her yerden duyulur. Erik dalı gevrektir nameleri yükseliyor. Su civarında gazino, düğün salonu, restorant, çay bahçesi, oyun salonları mevcut. İzmir'in cümbüş yeri sanki. Tüketim görünse de üretim seri halinde. Bir de üretim halinde olan, gece olmasa da gündüz süren çalışan, üreten, bir fabrika var, 'Futbolcu fabrikası Pınargücü'. Seri imalat.
MANİSA, BUCA, MENEMEN, BEŞİKTAŞ
Pınar Süt ile maddi manevi hiçbir bağlantıları yok. Oysa aynı yerdeler. Artık Pınarbaşı deyince Pınargücü Spor Kulübü geliyor. Pek yakında duymayan kalmayacak. Sponsor yok gibi bir şey. Karınca kararınca bugünlere gelindi, futbolcu fabrikası oldu. Bir zamanlar İzmirspor'a öyle denirdi. Altınırmak, Çamdibigücü, Karşıyaka Yeşiltepe, Karabağlar, Karşıyaka Özgür FK, Bozyakaspor ve nice isimleri bulup, çıkardılar, yetiştirdiler. Çalışmaya devam ediyorlar. İlk ve tek takımları, Pınargücü'nde başladılar, yetiştiler, doğrudan profesyonel takımlara gittiler. İzinli zamanlarında ana kucağı, baba ocağı, yuva olarak gördükleri Pınargücü'ne gelip, yetiştikleri günleri yad ediyorlar. Utmadılar. 2002'li Mahmut Şat Somaspor'a, 2005'li Ege İbişoğlu Turgutluspor'a, 2007'li Ayberk Neziroğlu ile Kerem Arık Manisa FK'ya, 2007'li Alperen Bayram, Ege Kaan Yakıcı ile Enver Büyükdere Menemenspor'a, 2008'li Ahmet Şen Manisa FK'ya, 2009'lu Rıdvan Alev Bucaspor'a, 2009'lu Kıvanç Kocamanoğlu Beşiktaş'a uçtu. Koptular birlikte. Okul sanki mezun oldular. Şimdi de iş hayatına atıldılar. Daha çok çalışıyorlar, yarınlar için 'Ee ne de olsa Pınargücü'nden yetiştiler' dedirtmeye devam etmek için. Bekle, izle, gör.
SURSPOR, SANAYİSPOR NEREDE?
Ne hikmetse. 60'lı 70'li 80'li yıllarda bolca gayrifedere takımlar vardı. Resmi olmayan, maçına hakemler çıkmayan, TFF'ye de bağlı olmadan. Toplanır, minibüs ayarlanır, onunla gidilir gelinirdi. Kongre yok, aidat yok, rekabet yok, 'enkaz devraldım o kadar verdim şimdi geri alacağım tabi' diyen yönetici de. Hep veren oldular sağ olsun bizim başkanlar, reisler. Kulübü mahkeme kapılarına düşüren başkan da çıkmadı. Pazar günleri çık oyna. Üşütme, kıyafetlerin uçmasın yeter, rüzgârdan. Ağaç boldu, hem de zeytin ağacı. Dallarına asardık. Atilla Sahası, Langar Sahası, Kömürlü Sahası, Arkas'ın ordaydı. Takımımız da Surspor ile Sanayispor. Metro yok, tramvay yok, cep telefonu yok, evde bile yok. Nasıl oluyor da tam saatinde sahada olurduk.
BEDRİ EĞRİPARMAK'A RAHMETLE
Yıl 1960. Bunları yazan bünye daha dünya alemine gelmemiş, anam ile babamın evlendiği yıl. Her türlü kültürü barındıran Pınarbaşı'nda gayri federe olarak kurulur. Adı Pınarbaşıspor olacaktır, telaffuzu zordur, Pınarspor konur. 24 yıl sonra resmileşir. Allah rahmet eylesin mahallenin ağabeyi, babası Bedri Eğriparmak, ilk başkan olur. Birçok gayrifedere ekibin toplanmasıyla kurulduğu için gücü kelimesi eklenir. Şu an ki Pınargücü Kulüp Başkanı Ercüment Şanlı'dır, Çok da iyi çalışmaktadır. Bu bir kervandır, yol uzundur gitmek gerekir. Liyakatli, sporu seven, spor yaptırmayı seven, topu ve de futbolu bilen, en önemlisi de haddini bilenler işin başında olunca. Evlatlarmıza da değer verince, sonuç ortada. Birlikten güç doğar.
FUAT NEZİROĞLU'DAN TEMEL
Liyakat dedik ya. Hakemliğimin spor yazarlığımın en verimli ve de genç zamanında izledim, yazdım, maçlarına da çıktım. Nagip Neziroğlu, Fuat Neziroğlu, Kadir Dursun. Sporculukları, insanlıkları 10 numara. İzmir ASKF için çalışıyoruz Kadir kaptanımla. Üçlü top teknikleri harika, dans ettirirlerdi topa. Asistlik, muz orta, harika ara pası, onların işiydi. Koy şu an 1.Lig'de rahat oynarlar, Süper Lig de ağır gelmez ki, oynayanları görünce. Fuat Neziroğlu kaptanım 2004-2009 yılları arasında Pınargücü'nde ilk temelleri atmaya başladı. Şu an resmi görevi olmasa da gönüllü, fahri olarak her şeyine koşuyor Pınargücü'nün. Şu anki antrenörler yetiştirdiği futbolcuları mesela. Çok çalıştılar, alt yapıda üst düzey yetiştirici antrenör, eğitmen, öğretmen, öğretici oldular.
YALÇIN AKDEMİR YOLUN DOĞRU
Hüseyin Akuş Çiğlispor'un efsane çalıştırıcılarından çok sayıda isim yetiştirdi. Master, veteran hakem olarak Pınargücü'ne gönüllü katkı sağlayanlardan. Alt yapı sorumlusu, Pınargücü'nün demirbaşı, olmazsa olmazı Yalçın Akdemir. Akuş'un futbolculuktan arkadaşı. Yetiştiricilikte isim yapan, çığır açan Doğan Emültay, Halil Bıçakçı, Sabahattin Koludar, Ali Şahin, Hüseyin Barışcan, Ali Rıza Şenol, Sebahattin Erbuğa, Lütfi Cihaner, Hilmi Bayer, Kazım Admış, Mustafa Uğur, Taner Güldaş hocalarım gelir aklıma. Doğru yoldasın Yalçın Akdemir hocam, İzmirli olarak yanındayım. Birbirimize köstek değil, destek olmamız gerek İzmirliler olarak. Ferdi Karanfil, Levent Gülmez ile Mustafa Kahraman, Bu isimler de binanın kolonları. Muhteşem dörtlü. Emeklerine, yüreklerine sağlık. Psikolog var mı hatırlamıyorum ama diyetisyen Fatma Çetin görev yaptı. Bilinçle, bilimle bugünlere gelindi. Kolay olmadı. Kulüp binası yandı, hırsızlar dadandı. Kupalar karardı, başarı belgeleri kül oldu. Geçti gitti atlatıldı. Yarınlara bakmak gerek. Yolun bahtın açık olsun Pınargücü. Sen bizim gururumuzsun.