Berna Sever / EGE TELGRAF- Günümüzde giderek artan bir halk sağlığı sorunu olan yeme bozuklukları, pek çok insanın yaşamını olumsuz etkileyen ciddi zihinsel sağlık sorunlarından biri. Beslenme ve diyet uzmanları duygusal yeme bozukluğu hakkında bilgiler verdi. Yapılan açıklamada, “Duygusal yeme bozukluğu, bu tür yeme bozukluklarından biri olup, duygusal durumlarla ilişkili olarak düzensiz ve aşırı yeme eğilimi ile karakterizedir. Hastalar, özellikle stres, üzüntü, sıkıntı ve öfke gibi olumsuz duygularla başa çıkmak için yeme eylemine sığınabilirler. Yeme bozuklukları, çoğunlukla toplumsal algılamalardaki yanlış anlamalardan dolayı sessizce yaşanan ve tedavi edilmeyen bir sorun olabilmektedir. Duygusal yeme bozukluğu da benzer şekilde, belirtileri diğer yeme bozukluklarından ayırmak zor olabilecek kadar karmaşık bir tabloya sahiptir” denildi.

‘ÇAĞIMIZIN BÜYÜK SORUNU’

Duygusal yeme bozukluğu hakkında bilgiler veren uzmanlar, bu rahatsızlığın belirtileri hakkında da açıklamalarda bulundu. Açıklamada, “Duygusal yeme bozukluğu olan kişiler, genellikle duygusal bir boşluğu doldurmak için ani ve kontrolsüz yeme atakları yaşayabilirler. Bu dönemlerde, aşırı miktarda yiyecek tüketmek, gerçekten fiziksel açlık hissedilmese bile devam edebilir. Hastalar, duygusal durumlarına bağlı olarak yiyeceklere olan dürtüsünü artırabilir veya azaltabilirler. Örneğin, üzgünken veya stres altındayken daha fazla yemek yeme ihtiyacı hissedebilirler. Duygusal yeme ataklarının ardından, hastalar genellikle kendilerini suçlu ve utangaç hissederler. Bu durum, bir kısır döngüye dönüşebilir ve duygusal açıdan daha fazla yeme eğilimini artırabilir. Duygusal yeme bozukluğu olan kişiler, yedikleri aşırı miktarda yiyecek nedeniyle kilo aldıklarını düşünerek çeşitli diyet ve kontrol çabalarına girerler. Ancak bu çabalar genellikle başarısızlıkla sonuçlanır ve duygusal açıdan daha fazla sıkıntı yaratır. Duygusal yeme bozukluğu, birçok etmenin etkileşimi sonucu ortaya çıkabilir. Genetik yatkınlık, çocuklukta yaşanan travmatik olaylar, düşük özgüven, beden algısı sorunları, toplumsal baskı ve medya etkisi gibi faktörler bu bozukluğun gelişiminde rol oynayabilir. Ayrıca, çağımızın hızlı yaşam temposu ve yoğun stres de bu tür zihinsel sağlık sorunlarının yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktadır” bilgisi verildi.

‘TABULARIN KIRILMASI GEREK’

Son olarak, “Tedavi ve destek, duygusal yeme bozukluğunun üstesinden gelmede önemli bir adımdır” mesajı verilen açıklamada, “Psikoterapi ve danışmanlık, hastaların duygusal durumlarına daha sağlıklı bir şekilde tepki vermeyi öğrenmelerine ve yeme alışkanlıklarını düzenlemelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, destek grupları ve duygusal açıdan destekleyici bir çevre, hastaların bu süreçte daha başarılı olmalarına yardımcı olabilir. Duygusal yeme bozukluğunun farkındalığının arttırılması ve toplumda bu konudaki tabuların kırılması, hastaların açıkça konuşmalarına ve yardım almalarına destek olabilir. Aynı zamanda, medyanın bu tür sağlık sorunlarını hafife alan veya teşvik edici içerikler üretmekten kaçınması da önemli bir adımdır. Toplum olarak, duygusal yeme bozukluğu gibi zihinsel sağlık sorunlarına karşı daha anlayışlı ve destekleyici olmak, herkesin daha sağlıklı bir yaşam sürmesine katkıda bulunacaktır” denildi.

Muhabir: Yağmur Daştan