Toplumun pek çok kesimi gibi, devlet memurları da, toplu sözleşmelerde maaşları artmaıp, geçim derdine düşünce, nereden üç beş kuruş daha gelir diye, memurunda beklentisi banka promosyonlarına kaldı.
Devlet memurları başta olmak üzere, özellikle kamuda çalışan işçiler ve emeklilerinde gözü kulağı hangi banka ne kadar promosyon veriyor? sorusuna odaklanmış durumda.
2002 yılına göre neredeyse yüzde 50 eriyen memur maaşları memuru zor durumda bıraktı. Pek çok memur ev kirasını bile ödemekte zorlanırken, birkaç gün önce 120 binden fazla sağlık çalışanını kapsayan, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün yürüttüğü banka promosyonu ihalesinde son iki banka olarak, İş Bankası ve Ziraat Bankası kalmıştı.
Bankaların 10 tur boyunca teklif arttırdığı promosyon ihalelesinin son turunda İş Bankası 101 bin 500 TL teklif verirken, Ziraat Bankası 102 bin TL teklif sunarak en yüksek fiyatı vermiş ve bunun üzerine İş Bankası çekilme kararı almış.
Ziraat Bankası’nın verdiği 102 bin TL’lik teklifin üzerine çıkması için il sağlık müdürlüğü, başkanlar, başhekimler ve sendika temsilcileri yoğun girişimlerde bulunsa da banka bu rakamın üstüne “bir kuruş dahi” artış yapmamış. Ve yasal olarak en yüksek teklifi veren Ziraat Bankası, ihaleyi kazanmış.
Yani, İstanbul’da bulunan sağlık çalışanları İş bankası sayesinde 20 bin lira daha fazla promosyon alacak.
Bankaların promosyon ihalelerinde sanki bankalar arası gizli bir anlaşma varmış gibi bir görüntü sergilendiği neredeyse tüm çalışanların dilinde. Geçmiş yıllarda her yıl için 1 maaşa denk gelen promosyonlar artık 3 yıl için 1 maaşa denk gelecek şekilde verilmekte.
Mesela Ziraat Bankası teklif verirken Halk Bankasının ve Vakıflar Bankasının teklif vermemesi, yada Halk Bankası teklif verirken Ziraat Bankasının teklif vermemesi gibi durumlar perde arkası anlaşmayı güçlendiriyor.
Bugünün ekonomik koşullarında bu rakamın da yetersiz kaldığı ortada.
Banka promosyonlarının dağıtımı konusunda yeni bir düzenlemeye acilen ihtiyaç var.
Yeni düzenlemede, mevcut talimatlara göre en az 2, en çok 5 yıllık yapılan promosyon anlaşmalarının yeni bir standarda bağlanarak sürenin 3 yılla sınırlandırılması, 2022 yılından önceki yıllarda yapılmış olan anlaşmalarının tamamının iptal edilerek, promosyon anlaşmalarının yenilenmesi ve bundan sonra yapılacak olan promosyon anlaşmalarına, her yıl enflasyon oranında ek artış yapılması hakkında hüküm konulması yönünde.
Elbette günün ekonomik şartlarında üç beş kuruş bile, pek çok vatandaşımız için oldukça önemli. Birinin aldığı promosyonun üç beş katını başkası alıyorsa algı ‘biri yer, biri bakar’ şekline dönüşüyor.
Enflasyonun yüksek çıkmasıyla birlikte, görsel olarak artan, reel olarak artmayan maaşlarla çalışanın bankaya yatan para miktarı ve para hareketliliği de artmakta. Doğal olarak promosyonu daha önce alan kişi daha sonra alan kişiye göre de kat be kat kayba uğramakta.
Bankaların en çok kar ettiği ekonomik ortamlar ise, yüksek enflasyon ortamlarında yüksek faizle satılan para.
Özetle; 2022'den önce yapılan tüm promosyon anlaşmaları acilen güncellenmelidir. Güncellenmeyen promosyon anlaşmalarının manası, işçinin, memurun, emeklinin cebinden bankaya para aktarmak demektir.