Hangi sistem? Elbette ki sağlık sistemindeki yöneticilerimizin 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşmeli olması. Sözleşme imzalayan yöneticilerimizin yönetici olabilmeleri için liyakate dayalı bir kriterin olmaması. Sonuç olarak sözleşme imzalayan yöneticilerin siyasilerin elinde oyuncak olması, siyasilerin her isteklerini yapmaları. Ülkemizin hemen her köşesinde bulunan kamuya bağlı sağlık kuruluşlarımızdaki yöneticilerimiz, kurumlarındaki iş ve işleyişleri yürütmek için maalesef özgür değiller. Kurumlarında yapacakları pek çok girişimde siyasilerin taleplerini karşılamak zorunda kalıyorlar. Siyasilerin taleplerini yerine getirmediği için görevden alınanları mı ararsın, hakarete uğrayanları mı ararsın…

Geçtiğimiz günlerde “Temizlik işçisi başhekimi görevden aldırdı” şeklinde kamuoyuna yansıyan gelişmede Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Meriç Artan yaşananları şu sözlerle dile getirdi: Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesi’nde görevli olan ve kadrosu temizlik personeli olan ve yıllardır masa başı görevlerde çalıştırılan tüm personellerin asli görevlerine geçmeleri için tebliğ de bulunulmuş, tarafına tebliğ yapılan tüm personeller asli görevleri olan temizlik görevine geçmiş son olarak da Halil Bulmen isimli personelin hastanenin temizlik ihtiyaçları dolayısıyla asli görevleri olan temizlik görevlerine geçmeleri gerektiğini kendilerine tebliğ etmemiz üzerine; AK Parti İlçe Başkan Yardımcısı olan Halil Bulmen isimli personel ‘Ben AK Parti İlçe Başkan Yardımcısıyım, ben temizlik yapmıyorum, bana temizlik yaptıramazsınız’ dedi. Aynı gün akşam saatlerinde Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü olan Erhan Berk tarafından aranarak ‘Bu adam AK Parti İlçe Başkan Yardımcısı sana emrediyorum görevine geri ver, sen bunun AK Partili olduğunu bilmiyor musun, benim başımı ağrıtma’ şeklinde söylemlerde bulundu. Bunun üzerine İl Sağlık Müdürü Erhan Berk'e yanlış bir şey yapmadığımı, parti ve etnik köken fark etmeksizin tüm personellere eşit davrandığımı söyledim. Bu personeli görevine geri iade edemem, edersem hastaneyi yönetemeyeceğimi ve tün personelin kendilerine karşı adil davranılmadığı için başkaldıracağını iletmem üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk şahsıma karşı ‘Görevine iade etmiyorsan, istifanı ver vermezsen ben oraya gelip seni o koltuktan nasıl kaldırıyorum görürsün’ şeklinde söylemlerde bulunmuş, ben de şahsına karşı eğer bir temizlik görevlisini asli görevi ve işi olan temizlik kadrosuna iade ettiğim için istifam isteniyorsa ben bu istifamı vermiyorum şeklinde kendisine ilettim. Bunun üzerine şahsıma karşı yine mobbingve tehdit içerikli söylemlerde bulunuldu. Olayların mobbing ve tehdit şiddetinin artması dolayısıyla can güvenliğimden endişe ettiğim için ben de istifamı verip şu aşamada ilçeden ayrılmış bulunmaktayım. Ayrıca yaşanan olayın devlet büyüklerimize ve tüm siyasi camiaya çarpıtılarak aktarıldığı bilgisini almaktayım. Kamuoyuna duyurulur! Açıklama durumun vahametini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Sebep? Sözleşmeli yöneticilik. Peki, yönetici olabilmek için tek kriterin siyaset olduğu, siyasetten referansı olmayanın yönetici olamayacağı apaçık ortadayken, bilerek ve isteyerek sözleşme imzalayan yöneticilerimizin, siyasetin kontrolünden ayrılmaları için ne yapmalı? 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin kaldırılması ve il sağlık müdüründen başhekimine, müdüründen müdür muavinine kadar tüm yöneticilerin belli kriterlere dayandırılması elzemdir.