Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt bir parti CHP. Daha doğrusu Cumhuriyeti yani devleti kuran parti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk CHP'yi de Türkiye Cumhuriyeti'ni de kuran önderdir. Gazi, 1938'de vefatına kadar ülkede de, CHP'de de “tek lider”di. O’nun aramızdan ayrılışından sonra yerine İsmet İnönü geçti. Derler ki, “İsmet İnönü Atatürk'le küs gitti. O yüzden de paraların üzerindeki Atatürk resmini kaldırtmış kendi resmini bastırmıştır.” İsmet Paşa, tek parti iktidarının Milli Şefi idi. Partide ona bu lakabı verenler “güçlü bir lider” yaratmak istediler.
II Dünya Savaşı yıllarıydı. Milli Şef İnönü ülkeyi savaşa sokmadı. Ancak yıllar sonra karşısına bir “Karaoğlan Efsanesi” çıktı. O da Bülent Ecevit’ti. Ecevit'e bu lakabı Türk halkı verdi. Umut artık “Karaoğlan” oldu. Bu kadar sevilmesine rağmen Ecevit de CHP ile tek başına iktidar olamadı. 60-70'li yıllar koalisyonlarla geçip gitti.
1980'de 12 Eylül İhtilali oldu. Tüm partiler gibi devleti kuran parti CHP de kapatıldı. 12 Eylül darbecilerine karşı kimsenin gıkı bile çıkmadı. 12 Eylülcüler izin verdiğinde CHP değil, SHP kuruldu. Aydın Güven Gürkan ile kurulan SHP'de Erdal İnönü ve Murat Karayalçın liderlik yaptı. O günlerde Ecevit yasaklıydı. Eşi Rahşan Ecevit’e DSP’yi kurdurdu. Yasağı sona erdiğinde ise CHP'ye dönmedi, emaneti alarak DSP’nin başına geçti.
CHP, 1992'de Deniz Baykal tarafından yeniden kuruldu. Baykal 1992-1999 yılları arasında genel başkanlık yaptı. Ta ki, bir kaset kumpası ile yerini Kemal Kılıçdaroğlu'na bırakana kadar. Baykal koltukta kaldığı 7 yıl boyunca hem iktidara hem de parti içi muhalefete karşı amansız bir mücadele verdi.
Bugün “Mutlak Butlan” kararı ile küllerinden yeniden doğan Kemal Kılıçdaroğlu intikamını almış görünüyor. Kılıçdaroğlu 2023 yılındaki 38. Kurultayda genel başkanlık koltuğunu Özgür Özel’e bıraktı ama, mücadeleden hiç vazgeçmedi. Kurultay sürecinde yaşanan usulsüzlüklerin yine CHP'liler tarafından ihbar ve itiraf edilmesi sonucu CHP’de kartlar yeniden karılmaya başlandı.
Aylardır sürüncemede bırakılan “Mutlak Butlan” davası sürpriz biçimde karara bağlandı. Nedenini kimse anlayamadı. Peki ya Ankara’da yaşananlar. Türkiye’nin devlet kuran partisinin genel merkezine devletin polisince operasyon yapıldı. Yaşananlar Türk siyaseti ve demokrasisi açısından bir kara lekedir. Ne 1960, ne de 1980 darbelerinde bile böyle olaylar yaşanmadı. Genel başkanlıktan düşürülen Özgür Özel, “Makamımı terk etmeyeceğim” dese de polisleri görünce terk etmek zorunda kaldı. Ayrılırken de, “Geri döneceğim” sözleriyle meydan okudu.
Şimdi, Kemal Kılıçdaroğlu artık bir kez daha mahkeme kararıyla CHP'nin başında. Benim merak ettiğim şey daha düne kadar “hainlik” de dahil olmak üzere türlü türlü suçlamalarla karşı karşıya kalan Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in nasıl uzlaşacakları. Öte yandan, CHP'deki Özelci olan belediye başkanları ve milletvekilleri ne yapacak. Kol kırılıp yerin içinde mi kalacak yoksa CHP karpuz gibi ikiye mi bölünecek? Bu olursa yazık olur. Çünkü CHP gibi köklü bir parti Türkiye'ye lazım.
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Günler, aylar çok çabuk geçiyor. Daha dün Ramazan, oruç, iftar derken bir bakmışsınız Kurban Bayramı gelmiş çatmış. Bugün arife, yarın bayram. Üstüne kurban ibadeti düşenler kurbanlıklarını kesecek. Etlerinden bir miktar ayırıp, geri kalanını ihtiyaç sahipleri ile hısım akrabaya dağıtacak. Yani bir telaştır alıp gidecek. Kimi insanımız ise 9 günlük tatili değerlendirip, tatil yörelerinde yerlerini aldılar bile.
Ben de Yüce Türk Milleti’nin ve İslam Alemi’nin bayramlarını kutluyorum.