İzmir’in tek açıkhava AVM’si Kemeraltı’nın yüzü nedense hiç gülmüyor. Bir yandan köklü altyapı sorunları, diğer yanda sahipsizlik. Sahipsizlik diyorum, çünkü tarihi çarşıya sahip çıkmaya çalışan ancak hep hücuma uğrayan “gariban” bir derneği var. Kemeraltı Esnaf Derneği.
İşte o derneğin başında da iki dönemdir oturan bir isim var ki, o da Semih Girgin. Girgin’in dernek başkanı olduğundan beri başına gelen tabiri caizse “Pişmiş tavuğun başına gelmedi”. Saldırılara uğradı, işyerini kaybetti, hatta mahkemelere kadar düştü. Ancak o yılmadı mücadelesini sürdürüyor. Dernek başkanlığında da görevinin başında.
TARKEM adı verilen Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım A.Ş.’nin de üyesi olan Semih Başkan, geçtiğimiz dönem kendisi de TARKEM üyesi olan Tunç Soyer’in başlattığı Kemeraltı’nı sorunlarından arındırma amaçlı altyapı çalışmaları sırasında gece gündüz demeden oradaydı. Girgin çektiği videolarla sosyal medya hesabından devamlı bilgiler aktardı. Ancak takdir edersiniz ki Kemeraltı gibi büyük bir çarşıyı kolay kolay sorunlarından kurtarmak mümkün değil.
Tunç Soyer’in görev süresi bitip yerel seçimlerde yeniden aday olamaması sonucu Kemeraltı’ndaki çalışmalar maalesef yarım kaldı. Şimdi her yağmurda çarşının yapılamayan bölümlerini yine yağmur suları basıyor esnaf isyan ediyor yetkililerse çaresiz kalıyor. Halbuki iyi niyetlerle başlatılan altyapı çalışmaları büyükşehir belediyesi tarafından devam ettirilebilse idi bugün her şey daha güzel olacak en azından su baskınları önlenecekti.
Kemeraltı’nın sorunları elbette altyapı ile sınırlı değil. Tarihi çarşıda yıllar içerisinde ömrünü tamamlamış yapılar da var. Bunlardan bir tanesi de Salepçioğlu İş Hanı. İşhanının depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılması gerekiyordu. Ve işte rant hesapları orada başladı. Sorun hala çözülmüş değil.
Bütün bunlar yaşanırken Kemeraltı bir başka sorunla daha karşı karşıya kaldı. İkiçeşmelik'teki İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin işlettiği otopark yine büyükşehirin kararıyla kapatıldı. Zira otoparkın bulunduğu binanın da depreme dayanıksız olduğu iddia ediliyordu. Büyükşehir Belediyesi otoparkı aldığı bir kararla kapattı ve Kemeraltı şimdi doğuya açılan kapısında otoparksız kaldı.
Sanki Kemeraltı'nın yapısal sorunları yokmuş gibi arka arkaya gelen bu problemler esnafı da çarşıya alışveriş için gelen insanları da isyan noktasına getirmiş vaziyette.. Kim bu konularda feryad-ı figan ediyorsa haklı. Başta yıllardır mekanlarında ekmeğini kazanan esnaf. Su baskınlarından, elektrik kesilmelerinden, otoparksızlıktan ve de sahipsiz kalmaktan muzdaripler. Bu durum daha ne kadar sürecek meçhul.
Fakat yaşanan tüm sorunlara karşın tarihi çarşıya yıllardır sahip çıkmaya çalışan Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği ve onun başındaki isim Semih Girgin’i bir takım çevrelerin “günah keçisi” ilan etmesi ne kadar doğru ve geçerli bir sebep. Bu kentin karar almaya ve uygulamaya yetkili İzmir Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve de Konak Belediyesi varken, yükü Kemeraltı Derneği’ne ve onun başkanına yüklemek, tüm sorunları çözmesini istemek, “abesle iştigal” etmekten başka bir şey olmasa gerek.
Peki “Kemeraltı nasıl kurtulur?” derseniz, ben size şunu öneririm. Dünyanın neresine giderseniz gidi böyle tarihi değeri olan merkezlerin özel yönetimleri vardır. Bütçesi, imkanları ve yaptırım gücü olan bu tür merkezler, kendini geliştirir, altyapıdan üstyapıya düzenlemeler yapar. O zaman Kemeraltı için özel bir yönetim kurulmalı, esnaf buna ortak edilmeli, devlet ve yerel yönetimler bu yönetime destek olmalıdır. Gerisi vakit kaybetmekten öteye gitmez.