Sağlık

Dondurma ve soğuk kahve sevenlere uzman uyarısı! "30 dakika" dedi

Yaz aylarında artan dondurma, soğuk kahve, gazlı ve şekerli içecek tüketimi ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, basit önlemlerle çürük, mine aşınması ve diş hassasiyeti riskinin azaltılabileceğini belirtiyor.

Abone Ol

Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, yaz aylarında daha fazla tüketilen dondurma, soğuk kahve, gazlı ve şekerli içeceklerin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Diş hassasiyetinden mine aşınmasına, çürük riskinden tatil dönemindeki ağız bakımına kadar birçok konuda bilgi veren Öztürk, alınacak basit önlemlerle ağız ve diş sağlığının korunabileceğini ifade etti.

ŞEKERLİ VE ASİTLİ İÇECEKLER DİŞ ÇÜRÜĞÜ VE MİNE AŞINMASI RİSKİNİ ARTIRIYOR

Yaz aylarında serinlemek amacıyla daha sık tüketilen dondurma, soğuk kahve, gazlı ve şekerli içeceklerin ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk: "Özellikle şeker içeren gıdalar ağızdaki bakteriler tarafından aside dönüştürülerek diş çürüğü riskini artırır. Gazlı ve asitli içecekler ise diş minesinde aşınmaya neden olabilir. Bunun yanında çok soğuk yiyecek ve içecekler, hassas dişlerde kısa süreli ağrı oluşturabilir. Bu nedenle bu ürünlerin tüketim sıklığını azaltmak, ev yapımı veya ilave şeker içeriği düşük alternatiflerin (örneğin aromalı sodaların) tercih edilmesi daha sağlıklı bir seçenektir. Şekerli veya asitli içecekler tüketildikten sonra ağızın su ile çalkalanması ya da en az bir bardak su içilmesi, ağızdaki şeker ve asitlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olarak dişlerin korunmasına katkı sağlar" dedi.

SOĞUK HASSASİYETİ FARKLI DİŞ PROBLEMLERİNİN BELİRTİSİ OLABİLİR

Soğuk hassasiyetinin diş minesindeki aşınma, diş eti çekilmesi, çürük, çatlak diş veya eski dolguların kenarlarında oluşan sorunlar gibi farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk: "Hassasiyet yalnızca kısa süreli ve hafifse basit nedenlere bağlı olabilir. Soğuk temasından sonra ağrının uzun süre devam etmesi, derin çürüklerin habercisi olabilir. Buna karşılık, yalnızca soğuk uyaran sırasında hissedilen ve uyaran ortadan kalktıktan kısa süre sonra geçen hassasiyet ise yüzeyel çürükleri, diş minesindeki aşınmaları veya diş eti çekilmesine bağlı kök yüzeyi hassasiyetini düşündürebilir. Ancak kesin tanı yalnızca klinik ve radyografik değerlendirme ile konulabilir. Bu nedenle bu tür şikâyetler ihmal edilmemeli ve mutlaka bir diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Erken dönemde basit bir dolgu ile tedavi edilebilecek bir çürük, zamanında müdahale edilmediğinde kanal tedavisi hatta diş çekimi gerektirebilecek kadar ilerleyebilir" diye konuştu.

ASİTLİ İÇECEKLERDEN SONRA DİŞ FIRÇALAMAK İÇİN 30 DAKİKA BEKLENMELİ

Asitli içeceklerin diş minesini geçici olarak yumuşattığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk: "Bu dönemde hemen diş fırçalamak, mine yüzeyindeki aşınmayı arttırır. Bu nedenle asitli bir içecek tüketildikten sonra önce ağız suyla çalkalanmalı ve diş fırçalamak için yaklaşık 30 dakika beklenmelidir. Ayrıca bu tür içeceklerin gün boyunca sık sık yudumlanması yerine tek seferde tüketilmesi ve mümkünse pipet kullanılması dişlerin asitle temas süresini azaltacaktır" dedi.

MEYVELERİN TÜKETİM ŞEKLİNE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİYOR

Taze meyvelerin sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, doğal şeker ve asit içeriği nedeniyle tüketim şeklinin de önemli olduğunu söyledi.

"Ancak doğal olarak içerdiği şeker ve asit nedeniyle tüketim şekline dikkat edilmelidir. Meyveleri gün boyunca sık sık atıştırmak yerine tek seferde tüketmek, dişlerin asidik ortama maruz kalma süresini azaltacaktır."

ŞEKERLİ VE ŞURUPLU KAHVELER ÇÜRÜK RİSKİNİ ARTIRABİLİR

Şeker ilaveli kahvelerin ağız sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk: "Aromalı, şekerli ve şuruplu içecekler ile şeker ilaveli kahveler içerdikleri şeker nedeniyle ağızdaki bakteriler için uygun bir ortam oluşturarak diş çürüğü riskini artırabilir. Ayrıca bu içeceklerin gün boyunca yudum yudum tüketilmesi, diş yüzeylerinin şeker ve aside daha uzun süre maruz kalmasına neden olur. Buna karşılık, şekersiz soğuk kahvelerin diş sağlığı üzerinde doğrudan olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak şeker içermese bile çay ve kahvenin sık tüketimi zamanla dişlerde renklenmelere yol açabilir. Bu nedenle tüketim sonrasında su içmek hem renklenmeyi hem de ağız ortamındaki asit ve pigmentlerin etkisini azaltmaya yardımcı olacaktır" diye konuştu.

TATİL DÖNEMİNDE AĞIZ BAKIMI İHMAL EDİLMEMELİ

Tatilde de ağız bakım alışkanlıklarının sürdürülmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk: "Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişlerin fırçalanması, günde bir kez diş ipi ve ara yüz temizliği yapılması önemlidir. Seyahat çantasında diş fırçası, diş macunu ve diş ipi bulundurulmalı; özellikle şekerli atıştırmalıklar ve içecekler tüketildikten sonra ağız suyla çalkalanmalıdır. Ayrıca yeterli su tüketimi de ağız kuruluğunu azaltarak ağız sağlığının korunmasına yardımcı olur" dedi.

ÇOCUKLARDA BESLENME VE AĞIZ BAKIMI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Çocukların yaz tatilinde de ağız ve diş bakımının aksatılmaması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, ebeveynlerin beslenme alışkanlıklarının oluşturulmasında önemli rol üstlendiğini söyledi.

Öztürk: "Söz konusu çocuklar olduğunda, beslenme alışkanlıklarının oluşturulmasında en önemli sorumluluk ebeveynlere düşmektedir. Şekerli ve yoğun gıda boyası içeren dondurmalar yerine, mümkün olduğunca evde hazırlanmış, meyve, yoğurt ve kakao gibi daha doğal içeriklerle hazırlanan alternatiflerin tercih edilmesi faydalı olacaktır. Çocukların gün içinde sürekli şekerli atıştırmalıklara yönelmesi yerine; badem, ceviz gibi kuruyemişler ile salatalık ve havuç gibi çiğnemeyi teşvik eden sebzelerin tercih edilmesi hem ağız ve diş sağlığının korunmasına katkı sağlar hem de sağlıklı çiğneme alışkanlığını destekler" dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk: "Dişler günde en az iki kez florürlü diş macunu ile fırçalanmalı, dişlerin birbirine temas halinde olan yüzeylerinin temizliği için yaşına uygun şekilde diş ipi kullanımı teşvik edilmelidir. Ebeveynlerin özellikle küçük çocuklarda diş fırçalama ve diş ipi kullanımını kontrol etmesi ve gerektiğinde yardımcı olması, ağız ve diş sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrolleri de ihmal edilmemelidir" diye konuştu.

YAZ BOYUNCA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI İÇİN TEMEL ÖNERİLER

Yaz aylarında ağız ve diş sağlığını korumaya yönelik tavsiyelerin yılın her döneminde geçerli olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk: "Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişlerinizi fırçalayın. Günde en az bir kez diş ipi ve gerekliyse ara yüz fırçası ile ara yüz temizliği yapın. Şekerli ve asitli içeceklerin tüketimini sınırlandırın. Susadığınızda ilk tercih olarak su tüketin. Asitli içeceklerden sonra en az 30 dakika bekleyerek dişlerinizi fırçalayın. Şekerli atıştırmalıkların tüketimini sınırlayın, gün içine yaymak yerine öğünlerle birlikte tüketmeye çalışın. Diş hassasiyeti, uzun süren ağrı veya kanama gibi şikâyetleriniz varsa vakit kaybetmeden diş hekiminize başvurun. Tatil döneminde de düzenli ağız bakım alışkanlıklarınızı sürdürmeyi ihmal etmeyin. Basit görünen bu önlemler hem diş çürüklerinin hem de diş eti hastalıklarının önlenmesinde önemli rol oynar" dedi.