BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/Tuz, karabiber, pul biber, kekik, kimyon... Mutfakta en sık kullanılan baharatlar, pratik olması için çoğu zaman ocağın hemen yanında muhafaza ediliyor. İlk bakışta oldukça kullanışlı görünen bu düzen, aslında baharatların raf ömrünü kısaltan en yaygın hatalardan biri olarak gösteriliyor. Çünkü baharatların en büyük düşmanları ısı, ışık, nem ve hava. Ocağın çevresi ise bu dört etkenin bir arada bulunduğu alanlardan biri.
ISI AROMASINI AZALTIYOR
Baharatların karakteristik kokusu ve lezzeti, içerdikleri uçucu aromatik yağlardan kaynaklanıyor. Sürekli yüksek ısıya maruz kalan baharatlarda bu yağlar zamanla uçuyor. Sonuç olarak baharatlar ilk günkü yoğun kokusunu ve lezzetini kaybedebiliyor.
BUHAR NEMLENMEYE NEDEN OLUYOR
Yemek pişerken tencerelerden yükselen buhar, baharat kavanozlarının içine kadar ulaşabiliyor. Oluşan nem ise baharatların topaklanmasına, yapısının bozulmasına ve bazı durumlarda küflenme riskinin artmasına yol açabiliyor. Ocak çevresi çoğu zaman pencereye yakın oluyor. Doğrudan güneş ışığına maruz kalan baharatlarda renk solmaları görülebiliyor. Özellikle pul biber, toz kırmızı biber ve zerdeçal gibi renkli baharatlar zamanla canlılığını kaybedebiliyor.
BAHARATLAR NASIL SAKLANMALI?
Baharatlar serin, kuru ve karanlık dolaplarda saklanması gerekiyor. Baharat kavanozlarının kapağının her kullanım sonrası sıkıca kapatılması ve nemli kaşıkla temas ettirilmemesi de tazeliğin daha uzun süre korunmasına yardımcı oluyor.
CAM KAVANOZ KULLANIN
Baharatların hava almayan cam kavanozlarda muhafaza edilmesi, aroma kaybını azaltabiliyor. Ancak cam kavanozlar şeffaf olduğu için güneş ışığı alan tezgâhlarda değil, kapalı dolaplarda saklanmaları gerekiyor.




