UYARI: Bu yazı, ekonomik krizden muaf olmayanlar için, yani işsizler, asgari ücretliler, tarım- hayvancılık yapanlar, esnaf ve emekliler için.

Pazarcıyla şakalaşan, gülümseyerek sohbet ederken tek tek seçerek aldığı pırasaları olduğu gibi geri bırakan ve hala gülümseyebilen birini görünce şaşırmıyor musunuz? Ben şaşırıyorum.  

Pazara, çarşıya her gittiğinizde hızla artan fiyatlar, artış hızının çok altında kalan asgari ücret ve emekli maaşları, her gün bir önceki günden daha da küçülen sofralar yani her bir tarafı saran ekonomik kriz ve hala şakalaşabilen, gülümseyebilen bir pazar müşterisi.

Elbette o da krizden muaf değil.  Peki nasıl oluyor da gülümseyebiliyor?  Ya 'Ne doğrarsan aşına o gelir başına'mı diyor ya da dişini sıkıp sabırla kurtuluşu mu arıyor. Hangisi olursa olsun o ruh sağlığını koruyabilen özel biri.

Soru, ekonomik kriz bizim ruh sağlığımızı bozar mı? Hiç kuşkusuz bozar. Çünkü her geçen gün hızla artan yaşam maliyeti, maliyetin çok altında kalan ücretler, belirsizlik tehdit algısı yaratır. Bu algı beynimizde neler yapar, kısaca bakalım. 

Tehdit algısı, beynimizin en eski bölümünde yer alan duygusal süreçlerin işlenmesinden sorumlu amigdalayı aktif hale getirir ve stres yanıt sistemimiz devreye girer. Bu sistem özellikle kortizol ve adrenalin gibi hormonları artırır ve sonuç stres, öfke, tükenmişlik, kaygı, depresyon. Yani zihinsel sağlığımız bozulabilir, bedenimizde de çok ciddi sağlık sorunları tetiklenebilir.

Zaten bizden kaynaklanmayan krizin yerle bir ettiği bir yaşamımız var bari zihinsel dengemizi, bedenimizi koruyalım, yani stresin baskılamaya çalıştığı prefrontal lobu devreye sokmayı başaralım.

Çünkü prefrontal lob, sorunları çözmekten, çözmek için plan yapmaktan, planı yürütmekten sorumlu. Beynimizin en gelişmiş bölgesi olan prefrontal lobu, işlevlerini yerine getirmesini olumsuz etkileyecek tehditlerden korumalıyız. Yani limbik sistemin etki alanından çıkarmalı, sen bir kenarda dur demeliyiz. 
Peki, fileleri dolduramaz, sayısı sürekli artan faturaları ödeyemez, gelirimizin yaşam maliyetimizin çok altında olduğu gerçeğiyle yaşarken zihnimizi nasıl koruyacağız?

Birkaç öneri:

* Kontrolünüzde olmayan krizin zihninizi karartmasına izin vermeyin. Çünkü zihin kontrol edemediği şeylere kayar, bunun farkında olun, zihninizi kontrolünüzde olan şeylere yönlendirin.

* Stresiniz tetikleyicisi 'kriz' bugünlerde en çok kullanılan kelime. Aldığınız bilginin doğruluğundan emin olun, bilgi kirliliği daha fazla strese girmenize neden olabilir.

*Bedeninize iyi bakın, fiziksel bedeniniz zihninizi etkiler, tüm pahalılığa rağmen sağlıklı beslenmeye çalışın. Uykunuzun kaçmasına izin vermeyin, kaliteli ve iyi uyuyun. Nefes çalışın, egzersiz yapın, hiç olmazsa mahallede bir yürüyüşe çıkın.

* Keyif aldığınız şeyleri yapmaya devam edin, krizin bitmesini beklemek yerine, gidene kadar motivasyonunuzu koruyacak aktivitelerinize devam edin.

*Dostlarınızla paylaşın, paylaştıkça stres azalacaktır, seçeneklerinizi daha rahat görebileceksiniz.

'Olacak şey değil ' dediğinizi duyar gibiyim.  Ama zor olsa da geniş resmi düşünün ve geçmişte yaşanan ekonomik krizlerden nasıl çıktığınızı hatırlayın, o zaman başardıysanız şimdi de başarırsınız, yeter ki zihinsel sağlığınızı koruyun.

Gerçekten kolay gelsin.