Şu siyaset ne tuhaf bir şey! İsteseniz de istemeseniz de etrafınızda bazı olaylar gelişiyor. Bazen şaşırıp kalıyor, bazen de bıyık altından kıs kıs gülmelere şahit oluyorsunuz.

Şu anda koltuklarında oturmakta olan belediye başkanlarının tamı tamına 5 ay 10 günleri kaldı. 2024 yerel seçimleri şayet olağanüstü (savaş ve deprem gibi) bir şey olmaz ise 31 Mart 2024 günü yapılacak. 
Eh durum böyle olunca, koltuk savaşları kimi zaman açıktan, kimi zaman da gizliden gizliye devreye girdi. Hatırlarsanız CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Aydın ziyaretinde Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu Hanımefendi’yi aday ilan etmişti. 
Bu gelişmenin ardından gözler İzmir’e çevrilmiş, “Kılıçdaroğlu Tunç Soyer’i neden aday ilan etmedi?” soruları sorulmuştu. Tabii ki, bir partinin ve onun genel başkanının adayını ne zaman ve nerede ilan edeceği kendisini ilgilendirir. İstediği zaman veya vakti geldiğinde açıklar.
Dün İzmir’de refikimiz bir gazetemiz “Kılıçdaroğlu İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayını açıkladı” diyerek bir haber yaptı. Elbette saygı duyarız. Habercilik böyle bir şey. İlk haberi veren, diğerlerini atlatmış olur. Hoş, bu rekabet artık çok eskilerde kaldı ama yine de hasretini çektiğimiz bir olaydır.
Doğal olarak, “Bu aday kim?” diye haberin içeriğine baktığımda, mevcut Başkanımız Tunç Soyer olduğunun yazıldığını gördüm. Ancak haberin kaynağı, direk Kılıçdaroğlu değil de kendisini ziyarete giden iş insanlarının oluşturduğu İzmirli bir sivil toplum örgütünün yöneticileriydi. Ben de yine doğal olarak o ziyareti gerçekleştiren yöneticiye, “Sayın Kılıçdaroğlu size adaylarının Tunç Soyer olduğunu söyledi mi?” diye sordum.
Aldığım cevap: “Ne benim ne de kurumumun ne de yöneticilerimin böyle bir beyanatı yoktur” oldu. Şimdi. Eğer böyle bir beyanat yok ise, bu açıklama o insanların ağzından çıkanlara dayandırılarak nasıl yazılıyor, merak ediyorum. Burada iki şey muhtemel. Birincisi, bana doğru söylenmiyor, ki böyle bir şeyi asla düşünmem, ya da yazılanlar doğru değil. Buna da ihtimal vermek istemiyorum.
“Kulis” haberi denilen olayın muhatabı üç taraf var. Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Tunç Soyer ve o açıklamaların kaynak olarak dayandırıldığı STK yöneticisi. Ben Tunç Başkanı severim. Bilgi becerisi, imkanları ölçüsünde ekibi ile İzmir’i 4,5 yılı aşkın yönetiyor. Doğru yapıyor, yanlış yapıyor buna karar vermek görecelidir. Bunun kararını önce partisi aday yaparak veya yapmayarak verecektir. Aday olursa da 31 Mart’ta İzmirli. Neticede buradan ne sonuç çıkar, onu da bekleyip göreceğiz.

TİRE’NİN BAŞKANI AK PARTİ’YE Mİ?

Yine önceki gün bir ziyaretle ortaya çıkan siyasi gelişme, Tire’nin İYİ Partili Belediye Başkanı Salih Atakan Duran hakkındaki transfer iddiaları. Salih Başkanı ziyaret edenler Nazilli’nin AK Parti’ye geçen Başkanı Kürşat Engin Özcan ve İncirliova’nın Başkanı Aytekin Kaya. Sürpriz gelişen bu buluşma, ister istemez “Salih Başkan AK Partiye mi geçiyor?” söylentilerine yol açmış görünüyor. Böyle düşünenler haklı da olabilir, olmayabilir de. En doğrusunu Sayın Başkan biliyor. Mahiyetini açıklarsa seviniriz. Seçim dönemlerinde böyle şeyler gündeme gelir. Ne diyelim hayırlısı olsun.