Bilindiği gibi işçi, memur, emekli maaşlarında baz alınan temel veri TÜİK’in ısmarlama enflasyon hesaplamaları. Enflasyon oranları hesaplamalarını yapan bir başka kurum da bağımsız araştırma şirketi olan ENAG. Hemen her dönem ENAG’ın rakamları TÜİK’in rakamlarının yaklaşık iki katı.

Enflasyonu en iyi bilen ve hisseden, hayatın içinde olan, çarşıya pazara giden, alışveriş yapan vatandaşlarımız yani bizler. Çünkü ben Türkiye'de yaşıyorum...

TÜİK'in enflasyon rakamlarını nasıl düşük gösteriyor derseniz, gelen bilgilere göre TÜİK’in enflasyon hesaplaması, fiyatlar derlenip toparlandıktan sonra TÜİK’in merkezine gönderilip, 2. tur fiyatları derlendikten sonra eğer enflasyon oranı istenilen seviyede çıkmamışsa, enflasyonun açıklanmasından önceki birkaç gün içerisinde yeni bir talimatla fiyatı düşen veya çok tüketilen, vatandaşlarımızın genelini ilgilendirmeyen dönemine göre fiyatları düşen bazı maddelerin fiyatları baz alınarak yeniden değerlendiriliyormuş.

Bazen de zincirleme endekste yer almayan BİM, A 101 gibi marketler enflasyon sepetine dahil edilerek, enflasyonun düşük gösterilmesi sağlanıyormuş.

Bir TÜİK yetkilisinin ifadesine göre, belirlenmiş olan bir enflasyon sepetinin var olduğu, bu sepetteki maddelerin 100 olarak kabul edildiği, enflasyonun hesaplamasının o sepetten yapıldığı, daha önce de 1994 yılında 100 kabul edilip hesapların ona göre yapıldığı, 2005 yılında zincirleme endeks diye bir güncel enflasyonu güncel geliştirebilen gerçekten doğru hesap edebilen bir sistemin getirildiğini, bir süre düzgün şekilde takip edildiğini ifade etmiş. Sonraki süreçte enflasyon sepetindeki 100 maddeden ilave edilenlerin çıkarılan pek çok şeyin olduğunu, ancak bugüne gelindiğinde sağlıklı bir hesaplamanın olmadığını da ifade edilmiş.

Normal şartlarda enflasyon sepetinin her sene Kasım ayında güncellendiğini ve Aralık ayında son güncellemenin net yapıldığı yine ifadeler arasında. Sepete girecek maddeler, yani ailelerin kullanmışsa enflasyon sepetine girdiği, kullanılmayan malzemelerin sepetten çıktığı yine ifadeler arasında. Bu çalışmanın Aralık ayında yapılıp bittiğini normalin böyle olduğu ve olması gerektiğini ifade eden yetkili, 'Enflasyonla mücadele edeceğiz' açıklamalarından sonra olağanüstü bir şekilde BİM ve A 101 gibi bazı zincir marketlerden belirlenmiş olan 26 bölge ve 81 ilimizde bazı ilçelerde bulunan zincir marketlerden fiyat toplayarak, enflasyon sepetinde dahil edilmiş.

Ancak, olması gerekenin, eğer ihtiyaç var ise ilgili bölgenin fiyat sorumlusu doğrudan doğruya kendi bölgesinden fiyatları yazacak, yazdığı fiyatları başka işlerin ikamesi olarak Ankara'ya sunacak, Ankara'da kabul edecekti. Yani, 'A' marketinin fiyatlarında bazı sapmalar varsa, örneğin, çayı, pirinci eksik getirdiyse o işyerini bırakıp, bir başka işyerine geçmesi gerekiyormuş.

Temel fiyatların her ayın10 ile 15'i arasında birinci tur, 20 ila 25'i arasında 2. tur olarak toplanarak veri girişinin yapıldığını ifade eden yetkili, fiyatların merkeze anında düştüğünü, ayın 26'sında enflasyon istenildiği gibi değilse, o ay enflasyonu düşürebilecek malzemelerinde pakete girmesiyle ilgili yeni bir talimatla fiyatı düşen veya sabit kalan bazı malzemelerinde sepete dahil edildiğini ifade ediyor.

Genel olarak dönemine göre o dönemde fiyatı düşen eşyalarla ilgili bir talimatın gönderildiği de ifadeler arasında. Genel olarak 2. tur fiyatlarını kabul edilmediği, son alınan fiyatları tamamen yeniden aldırıldığı enflasyonun bu şekilde düşük gösterildiğini ifade eden yetkili, yapılan hesaplamalarda bütün metodoloji ve kuralların bozulduğunu ara ara bütün bölge müdürleri ve daire başkanlarını da mülakata çağırılarak gözdağı verildiğini de söylüyor.

TÜİK’in yaptığı hesaplamalarla ilgili bilgilerin dışarı sızdırılmayarak, kol kırılır yen içinde kalır mantığında yol alındığı ortada.

Özetle reel enflasyon hesaplamalarının gerçekle uyuşmamasının faturasını ödeyenler, sabit ücretliler.

Yani, işçi memur, emekli.