KLASİK POLİSİYENİN ESTETİĞİ PENGUEN KİTABEVİ’NDE KONUŞULDU

Gencoy Sümer, “Kurgunun Estetiği” kitabı kapsamında Penguen Kitabevi Göztepe’de okurlarıyla buluştu. Söyleşide klasik polisiye edebiyatının temel dinamikleri, Agatha Christie’nin edebiyattaki yeri ve cinayet romanına yönelik eleştiriler ele alındı.

HERDEM Kitap tarafından yayımlanan “Kurgunun Estetiği – Klasik Polisiye Üzerine Bir Savunma” adlı kitabın yazarı Gencoy Sümer, 5 Eylül Cumartesi günü Penguen Kitabevi Göztepe Bağdat Caddesi’nde düzenlenen söyleşi ve imza etkinliğinde okurlarıyla bir araya geldi. Yazar Aşkın Zengin Akkuş’un moderasyonuyla gerçekleştirilen buluşmada, klasik polisiye edebiyatı farklı yönleriyle masaya yatırıldı.

Söyleşinin ana konusu ise “Neden Hâlâ Christie? Ölümünün 50. Yılında Cinayetin Kraliçesi” başlığı oldu. Polisiye edebiyatının önemli isimlerinden Agatha Christie’nin eserleri üzerinden ilerleyen söyleşide, klasik polisiye anlayışının neden hâlâ geniş bir okur kitlesi tarafından ilgi gördüğü konuşuldu.

Gencoy Sümer’in yeni kitabı “Kurgunun Estetiği”, polisiye tarihini yalnızca birbirini takip eden edebî akımların kronolojisi olarak değerlendirmek yerine, türün arkasındaki temel düşünsel çatışmaya odaklanıyor. Kitapta, cinayetin ve suçun kurgulanma biçimleri üzerinden gerçekliğin nasıl kavrandığı sorgulanırken, klasik polisiye ile özellikle Chandler çizgisindeki gerçekçi polisiye anlayışı arasındaki ayrım da ele alınıyor.

Sümer, kitabında Christie, Dorothy L. Sayers ve John Dickson Carr gibi yazarların temsil ettiği; ipuçlarının önem taşıdığı, mantığın ve akıl yürütmenin merkezde bulunduğu klasik polisiye geleneğine yöneltilen “gerçek dışı”, “mekanik” ve “karton karakterli” gibi eleştirileri de mercek altına alıyor. Yazar, bu eleştirilerin ardındaki önyargıları ve mantık sorunlarını tartışmaya açıyor.

Söyleşide özellikle Agatha Christie’nin polisiye edebiyatındaki kalıcı etkisi üzerinde durulurken, Christie romanlarının yalnızca cinayetin çözümüne dayalı yapılar olmadığı; okur ile yazar arasında kurulan entelektüel oyunun da türün temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.
Etkinlik boyunca kitapseverlerin sorularını da yanıtlayan Gencoy Sümer, söyleşinin ardından “Kurgunun Estetiği” adlı kitabını okurları için imzaladı. Edebiyat, polisiye ve gizem türüne ilgi duyan kitapseverlerin katılım gösterdiği etkinlik, klasik polisiye üzerine gerçekleştirilen kapsamlı bir edebiyat buluşması olarak dikkat çekti.
176 sayfalık “Kurgunun Estetiği”, HERDEM Kitap etiketiyle 25 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı. Kitabın çıkış tarihi ise 31 Temmuz 2026.

CÜNEYT GAZİ KOÇAK’TAN GAYRİMENKULDE YENİ NESİL YATIRIM VİZYONU

Gayrimenkul sektöründe klasik satış anlayışının dışına çıkarak arsa yatırımına yeni bir bakış kazandıran Arsago Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Gazi Koçak, geliştirdiği özgün projeler ve yatırım modelleriyle sektörde dikkat çekiyor. Gayrimenkulü yalnızca bugünün koşullarıyla değil, şehirlerin ve bölgelerin gelecekteki gelişim potansiyeli üzerinden değerlendiren Koçak; Arsago’nun büyüme stratejisini güven, şeffaflık, doğru lokasyon ve sürdürülebilir değer anlayışı üzerine kuruyor.

Bugün Arsago; 2 ülkede, 13 farklı şehirde, 2 milyon m²’ye yakın proje geliştirmiş, 35 projeyi başarıyla teslim etmiş ve güçlü bir gayrimenkul geliştirme markası konumunda.
Arsago, gelişim potansiyeli yüksek bölgeleri bugünden tespit ederek yatırımcılarına uzun vadede değer oluşturabilecek projeler sunuyor. Ulaşım, turizm, nüfus hareketleri, sanayi yatırımları ve bölgesel gelişim dinamiklerini analiz ederek yatırımcılarını değer kazanma potansiyeli taşıyan lokasyonlarla buluşturuyor.

İstanbul, Çanakkale, Bursa, Balıkesir, Kırıkkale, Nevşehir ve Tekirdağ başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde projeler geliştiren Arsago, özellikle Nevşehir Kapadokya’daki turizm imarlı projeleriyle bölgenin güçlü turizm potansiyelini gayrimenkul yatırımıyla bir araya getiriyor.

Değişen yaşam alışkanlıklarını da proje geliştirme yaklaşımına dahil eden markanın iştiraki Yenibiyer, Tekirdağ’da hayata geçirdiği Tiny House projesi ile mobil Tiny House ve karavan uyumlu doğal yaşam bahçeleri konseptini yatırımcılarla buluşturuyor.

Dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerini iş süreçlerine entegre etmeyi hedefleyen Arsago, Cüneyt Gazi Koçak’ın liderliğinde Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’taki proje geliştirme tecrübesini yeni pazarlara taşıyarak global bir gayrimenkul yatırım markası olma vizyonuyla büyümeye devam ediyor.
Koçak’ın liderlik anlayışında sürekli öğrenmek, üretmek ve değişimi takip etmek önemli bir yer tutuyor. Başarının yalnızca finansal büyüklüklerle değil, güven ve kalıcı değerle ölçüldüğüne inanıyor. Bu yaklaşım, onun sektördeki özgün duruşunu güçlendiriyor.

HEPYEK'TEN YENİ TEKLİ: MUSTAFA AKGÜN İMZALI “DÖN” DİJİTAL PLATFORMLARDA YERİNİ ALDI

Söz yazarı ve besteci kimliğiyle üretimlerini sürdüren Mustafa Akgün, müzik dünyasında kullandığı sahne adı Hepyek ile yeni şarkısı *“Dön”*ü dinleyicilerle buluşturdu. Duygusal anlatımı ve modern müzikal dokusuyla dikkat çeken yeni tekli, YouTube ve Spotify başta olmak üzere dijital müzik platformlarında yayınlandı. Hepyek, kendi söz ve müziğini taşıyan eserleriyle üretmeye devam ederken, “Dön” ile dinleyicilerine yeni bir hikâye sunuyor.

Mustafa Akgün’ün sözlerini ve bestesini kaleme aldığı “Dön”, ayrılık, özlem ve yeniden kavuşma isteğini merkezine alan bir çalışma olarak öne çıkıyor. Şarkı, yalın anlatımıyla duyguyu ön planda tutarken, dinleyiciyi ilk andan itibaren içine çeken bir atmosfer oluşturuyor. Hepyek, bu çalışmasıyla kendi müzikal çizgisini korurken, samimi ve içten yorumuyla da dikkat çekiyor.

Son dönemde dijital platformlarda yayımladığı eserlerle adından söz ettiren Hepyek, üretimlerini bağımsız bir müzik anlayışıyla sürdürüyor. Sanatçı, farklı duyguları anlatan şarkılarıyla dinleyicileriyle bağ kurmayı hedeflerken, “Dön” de bu yolculuğun yeni halkalarından biri olarak müzikseverlerin beğenisine sunuldu.

“Dön”, yayınlanmasının ardından YouTube ve Spotify’da dinlenmeye açıldı. Şarkının klibi de YouTube üzerinden izleyicilerle buluşurken, sosyal medya hesaplarında paylaşılan tanıtımlar kısa sürede müzikseverlerin ilgisini çekti. Hepyek, Instagram hesabı üzerinden de yeni çalışmasına dair paylaşımlar yaparak takipçileriyle buluşmayı sürdürüyor.
Söz yazarı ve besteci olarak kendi eserlerini seslendirmeye devam eden Mustafa Akgün, Hepyek markasıyla yeni projeler üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. “Dön”, sanatçının üretim yolculuğunda yeni bir adım olurken, dijital müzik platformlarında yerini alarak dinleyicilerle buluştu.

“Dön”ü dinlemek ve Hepyek’i takip etmek için:
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=TPWu2REO4Ys
Spotify: https://open.spotify.com/track/2EpPsC1lSODo2n1Kj3OkQG?si=yktNFT6oTNqAHqcY7eMg5Q&utm_source=whatsapp
Instagram: https://www.instagram.com/hepyek.official26?stkn=MTJmNG5yNnVlbzRkcw==

MAHMUT BABAR VE ASLI ÇARK’TAN DUYGULARA DOKUNAN YENİ DÜET: “YORMA” MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTU

Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencisi Aslı Çark ile müzik öğretmeni Mahmut Babar’ın birlikte hayata geçirdiği “Yorma” isimli yeni tekli çalışma, MüzikOnair etiketiyle yayınlanarak müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Uzun yıllara dayanan öğretmen-öğrenci bağını aynı projede buluşturan ikili, duygusal hikâyesi ve güçlü yorumu ile dikkat çeken eserlerini 4K çözünürlüğündeki video klibiyle netd müzik üzerinden dinleyicilerle buluşturdu.

“Yorma”, yalnızca yeni bir düet olmanın ötesinde, yıllar içinde kurulan güven ve sanat yolculuğunun ortak bir üretime dönüşmesini temsil ediyor. Şarkının sözleri Mahmut Babar tarafından kaleme alınırken, bestesi Aslı Çark’ın imzasını taşıyor. Böylece iki farklı kuşağın ve iki farklı müzikal bakış açısının aynı eserde buluştuğu özel bir çalışma ortaya çıkıyor.
Şarkının düzenlemesini, birçok ünlü sanatçının albüm ve single projelerinde yer alan, aynı zamanda Zeynep Bastık’ın gitaristi olarak da tanınan Doğukan Aydın yaptı. Mix ve mastering çalışmaları Özgür Yurtoğlu tarafından hazırlanırken, video klibin yönetmen koltuğunda ise Rıfat Aras oturdu. Modern görüntü diliyle hazırlanan klip, şarkının duygusal atmosferini güçlü görsellerle destekliyor.

“Yorma”, karşılıksız bekleyişi, hayal kırıklığını ve vedanın ardından yaşanan içsel mücadeleyi anlatan sözleriyle öne çıkıyor. “Bekledim seni günler geceye dönerken” dizeleriyle başlayan eser, umut ile hüsran arasında gidip gelen bir duyguyu yalın ama etkileyici bir anlatımla dinleyiciye aktarıyor. Nakaratta yer alan “Beni boş yere yorma, umudum olma” sözleri ise şarkının en güçlü duygusal çıkışını oluşturuyor.

Mahmut Babar’ın söz yazarlığındaki anlatımı ile Aslı Çark’ın melodik yaklaşımı, şarkıda dengeli bir birliktelik oluşturuyor. Öğretmeninden aldığı müzikal birikimi kendi bestesiyle birleştiren Aslı Çark, bu projeyle profesyonel müzik yolculuğunda önemli bir adım atarken, Mahmut Babar da eğitimci kimliğinin yanında üretmeye devam eden sanatçı yönünü dinleyicilerle paylaşıyor.

MüzikOnair etiketiyle dijital platformlarda yayınlanan “Yorma”, netd müzik üzerinden 4K çözünürlüğündeki video klibiyle izlenebilirken, tüm dijital müzik platformlarında da dinlenebiliyor. Duygusal pop çizgisindeki eser, samimi hikâyesi ve güçlü müzikal altyapısıyla yeni sezonun dikkat çeken ortak çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor.
“Yorma” video klibi: https://www.youtube.com/watch?v=GNRI28NrLg8
Spotify : https://open.spotify.com/intl-tr/track/5ownxRkvd7HUqp80T0g0o6?autoplay_ok=1
Mahmut Babar’ı sosyal medyada https://www.instagram.com/mahmutbabarr adresinden, Aslı Çark’ı ise https://www.instagram.com/aslicarks adresinden takip ederek yeni projeleri ve müzik çalışmalarına ulaşabilirsiniz.

MERVE KARSLI, MODELLİKTEN OYUNCULUĞA UZANAN YOLCULUĞUNDA YENİ BİR SAYFA AÇIYOR

Modellik kariyerinde elde ettiği deneyimi oyunculuk tutkusu ile buluşturan Merve Karslı, kamera önü performansları ve aldığı kapsamlı sanat eğitimiyle kariyerinde yeni bir döneme hazırlanıyor. Reklam filmleri, televizyon dizileri, tiyatro sahnesi ve moda çekimlerinde edindiği deneyimlerle dikkat çeken Karslı, şimdi rotasını daha güçlü bir şekilde oyunculuğa çeviriyor.
Sanat yolculuğuna 2017 yılında kamera önü reklam projeleriyle başlayan Merve Karslı, sonraki yıllarda modellik alanına yoğunlaştı. Ancak oyunculuk tutkusu hiçbir zaman geri planda kalmadı. Bugün ise aldığı eğitimler ve sahne deneyimleriyle bu alandaki kariyerini daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Oyunculuk eğitimini Sadri Alışık Kültür Merkezi Sinema ve Sahne Sanatları Bölümü'nde tamamlayan Karslı; temel oyunculuk, kamera önü oyunculuk, diksiyon, dramaturji, yaratıcı drama, dans ve hareket gibi birçok alanda eğitim aldı. Bunun yanı sıra Avcılar Belediye Konservatuvarı'nda uygulamalı tiyatro eğitimi görerek tiyatro tarihi, oyunculuk, şan ve hareket dersleriyle sahne disiplinini geliştirdi. Kadıköy IMPRO'da doğaçlama çalışmaları yapan Karslı, İSMEK'te de drama eğitimleriyle oyunculuğunu destekledi.
Televizyon projelerinde de kamera karşısına çıkan Merve Karslı, Şule Senin Hikayen dizisinde İlayda Alişan ile, Kızılcık Şerbeti'nde ise Barış Kılıç ve Evrim Alasya ile aynı sahneleri paylaştı. İstanbul'un tanıtımı için hazırlanan An Istanbul Story filminde Sinem Ünsal ile birlikte rol aldı. Reklam dünyasında ise Türk Telekom, Anadolu Hayat Emeklilik, Enpara ve Ülker gibi markaların projelerinde kamera karşısına geçti.

Tiyatro sahnesinde de önemli deneyimler kazanan Karslı, Sadri Alışık Kültür Merkezi bünyesinde sahnelenen Hayvan Çiftliği oyununda Nazlı karakterini, Hisseli Harikalar Kumpanyası'nda ise Mehtap karakterini canlandırdı. Bir dönem çocuk tiyatrosunda da sahne alan başarılı isim, sahnenin farklı dinamiklerini deneyimleme fırsatı buldu.
Modellik kariyerini de eş zamanlı sürdüren Merve Karslı, son olarak İFA Paris Moda Okulu'nun moda çekimlerinde yer aldı. Podyum ve kamera önü tecrübelerini oyunculukla birleştiren Karslı, estetik duruşunu sahne performansıyla tamamlayan çok yönlü bir isim olarak öne çıkıyor.

180 santimetrelik boyu, zarif duruşu ve güçlü kamera önü enerjisinin yanı sıra doğaçlama, tango, yüzme, yoga ve pilates gibi farklı alanlardaki yetkinlikleriyle de dikkat çeken Merve Karslı, disiplinli çalışma anlayışı ve gelişime verdiği önemle kariyerini adım adım inşa ediyor.

Kendine özgü çalışma tarzı, güçlü iletişim becerisi, pozitif enerjisi ve ışıltısıyla dikkat çeken Merve Karslı, modellikten oyunculuğa uzanan yolculuğunda yeni projelerle adından daha sık söz ettirmeyi hedefliyor. Farklı disiplinlerden beslenen çok yönlü birikimini kamera karşısında daha geniş kitlelerle buluşturmak isteyen Karslı, yeni dizi, reklam ve sinema projeleri için çalışmalarını sürdürüyor.

ÖZNUR GÖZDE CEBİR: SANATI, EĞİTİMİ VE HİKÂYELERİ AYNI SAHNEYE TAŞIYOR

Sahne sanatlarından çocuk edebiyatına, seslendirmeden yaratıcı dramaya uzanan çok yönlü yolculuğuyla Öznur Gözde Cebir, yıllardır sanat ile eğitimi buluşturan isimlerden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor. Tiyatro sahnesinde başlayan mesleki serüvenini eğitimcilik, yazarlık ve oyunculukla zenginleştiren Cebir, çocukların hayal dünyasına dokunan projeleriyle dikkat çekiyor.

3 Kasım 1980’de Antalya’da dünyaya gelen Öznur Gözde Cebir, Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Ana Sanat Dalı’ndan bölüm birincisi olarak mezun oldu. Ardından Yeditepe Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında yüksek lisansını yüksek onur derecesiyle tamamladı. Sanat eğitimini İstanbul Oluşum Drama Enstitüsü’nde drama liderliği, Diyalog İletişim’de ise Can Gürzap ve Arsen Gürzap’tan aldığı profesyonel sunuculuk ve seslendirme eğitimleriyle pekiştirdi.
Yaklaşık 20 yıllık eğitimcilik kariyeri boyunca TED Antalya Koleji, Anabilim Eğitim Kurumları ve TED Rönesans Koleji gibi eğitim kurumlarında sahne sanatları, yaratıcı drama ve etkinlik koordinatörlüğü alanlarında görev yaptı. Eğitim hayatı boyunca hazırladığı tiyatro oyunları, müzikaller, milli bayram gösterileri ve özgün sahne projeleriyle birçok öğrenciye sanatın farklı yönlerini deneyimleme fırsatı sundu.

2024 yılında Mahlas Çocuk Yayınları etiketiyle yayımlanan ve kısa sürede ikinci baskısını yapan Fitrops ve Spor Maceraları adlı çocuk kitabı, Cebir’in çocuk edebiyatındaki üretimlerinin önemli bir adımı oldu. Kitap etkinliklerinde yalnızca eserini anlatmakla kalmayan yazar, seslendirme ve dramatizasyon tekniklerini kullanarak okullarda interaktif tiyatro gösterileri ve imza günleri gerçekleştiriyor. Bu etkinlikler, çocukların kitaplarla bağ kurmasını destekleyen yaratıcı bir deneyime dönüşüyor.
Seslendirme sanatçısı kimliğiyle de farklı projelerde yer alan Öznur Gözde Cebir, aynı zamanda bir cast ajansına bağlı olarak oyunculuk çalışmalarını sürdürüyor. Reklam projeleri, sahne performansları ve kamera önü deneyimleriyle sanatın farklı disiplinlerinde üretmeye devam ediyor.

Yıllar içinde yönetmenlik, senaryo yazarlığı ve dramatik yazarlık alanlarında aldığı ödüller de sanat yolculuğunun önemli durakları arasında yer alıyor. Çanakkale Zaferi, Cumhuriyet’in 100. yılı ve çeşitli sosyal sorumluluk projeleri için kaleme aldığı özgün tiyatro ve müzikal metinleriyle sahneye yeni hikâyeler kazandırdı.
Kendine özgü çalışma tarzı, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve çok yönlü birikimiyle öne çıkan Öznur Gözde Cebir, sanatın dönüştürücü gücünü eğitimle buluşturmaya devam ediyor. Yazdığı her hikâyede, yönettiği her sahnede ve gerçekleştirdiği her etkinlikte çocukların, gençlerin ve eğitimcilerin hayal dünyasına dokunmayı sürdüren Cebir, üretmeye ve ilham vermeye yeni projelerle devam ediyor.

SERDA DOĞRU İLE ÜLKE’DE HAYAT, SOĞUK MANŞETLERLE DEĞİL, SAMİMİ SOHBETLERLE EKRANA GELİYOR

Televizyon ve radyo yayıncılığında yıllardır sesi, diksiyonu ve habercilik anlayışıyla dikkat çeken Serda Doğru, yeni yayın döneminde Ülke TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. İlk haftasını geride bırakan “Ülke’de Hayat”, gündemin günlük yaşama yansımalarını sıcak, samimi ve interaktif bir yayın anlayışıyla ekrana taşıyor.
Yayıncılık kariyerine genç yaşlarda radyo programcılığıyla başlayan Serda Doğru; program yapımcılığı, sunuculuk, müzik direktörlüğü, haber spikerliği ve haber müdürlüğü gibi farklı görevlerle şekillenen deneyimini bugün televizyon ekranında sürdürüyor. Türkçeyi doğru ve etkili kullanma konusundaki hassasiyetiyle de tanınan Doğru, “Ülke’de Hayat”ta haberin yalnızca başlığını değil, hayatın içindeki karşılığını konuşuyor.

Hafta içi her gün 10.00-12.00 saatleri arasında yayınlanan programda günün öne çıkan gelişmeleri; yaşam, sağlık, eğitim, ekonomi, kültür-sanat ve toplumsal konular başta olmak üzere farklı başlıklarla ele alınıyor. Stüdyo konukları, canlı bağlantılar, yorumlar ve izleyici katılımıyla şekillenen programda gündem, farklı bakış açılarıyla değerlendiriliyor.
“Her haberin ardında bir insan, her gündemin içinde bir hayat var” anlayışından hareket eden “Ülke’de Hayat”, klasik haber aktarımının ötesinde izleyiciyle sohbet eden bir ekran dili kuruyor. Serda Doğru’nun güçlü iletişimi, doğal sunumu ve pozitif enerjisi de programın bu samimi atmosferini tamamlıyor.
Radyo 7 Haber ve Dijital Medya Koordinatörü olarak görevini de sürdüren Doğru, geleneksel yayıncılık deneyimini televizyon ekranındaki yeni programına taşıyor. Yıllar içinde edindiği habercilik birikimini, izleyiciyle doğrudan iletişim kurabileceği bir formatla buluşturan deneyimli yayıncı, gündemin sıcak başlıklarını hayatın içinden bakış açılarıyla değerlendiriyor.

İlk haftasıyla birlikte izleyiciyle buluşmaya başlayan “Ülke’de Hayat”, gündemi yalnızca takip etmek değil, gündemin insan hayatındaki karşılığını konuşmak isteyenleri ekran başına davet ediyor. Serda Doğru’nun sunumuyla program, hafta içi her gün 10.00-12.00 saatleri arasında Ülke TV ekranlarında.

MÜZİK DÜNYASINA İDDİALI BİR MERHABA: YUSUF EKEN'İN İLK TEKLİSİ "YASAK" YAYINDA

Yusuf Eken, müzik kariyerindeki ilk teklisi "Yasak" ile dinleyicilerin karşısına çıktı. Glory Records etiketiyle yayımlanan eser, güçlü sözleri, duygusal melodisi ve etkileyici video klibiyle tüm dijital platformlarda müzikseverlerle buluştu.

Söz ve bestesi Yusuf Eken'e ait olan "Yasak", aşkı, özlemi ve ayrılığı sadece romantik bir hikâye olarak değil, insanın içsel yolculuğunun bir parçası olarak ele alıyor. Şarkının düzenlemesini usta müzisyen Nida Şan üstlenirken, mix ve mastering çalışmaları da Nida Şan imzası taşıyor. Akustik ve klasik gitarlarda ise Can Güneş'in dokunuşları eserin duygusal atmosferini güçlendiriyor.

"Yasak", dinleyicisini sembollerle örülü bir anlatının içine davet ediyor. Eserde, insanın varoluşundan bu yana süregelen ayrılık, sabır ve umut temaları işlenirken; yolculuk, sürgün ve yeniden başlangıç düşüncesi şarkının ruhunu besleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. "İnsan önce yasağa düştü, sonra birbirinden ayrı düştü" fikrinden yola çıkan eser, kadim hikâyeleri modern bir müzikal dille yorumluyor.

Şarkıyla birlikte yayımlanan video klibin hikâyesi ve senaryosu da Yusuf Eken tarafından kaleme alındı. Sanatçı, klibin yönetmenliğini üstlenerek şarkının duygusal dünyasını görsel bir anlatımla tamamladı. Sinematik diliyle dikkat çeken klipte, buğday başakları, yolculuk ve kuyu gibi semboller üzerinden umut, hasret ve yeniden doğuş temaları öne çıkıyor.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni kimliğiyle edebiyatın imge dünyasından beslenen Yusuf Eken, müzikal üretimini kelimelerin gücüyle şekillendiriyor. "Yasak", sanatçının edebiyat, müzik ve görsel anlatımı bir araya getirdiği ilk profesyonel çalışması olarak dikkat çekiyor.
Glory Records etiketiyle yayımlanan "Yasak", Spotify, Apple Music, YouTube Music başta olmak üzere tüm dijital müzik platformlarında dinlenebiliyor. Şarkının resmi video klibi ise netd müzik YouTube kanalında izleyicilerle buluşuyor.

Yusuf Eken – "Yasak" Dinleme ve İzleme Linkleri

YouTube (netd müzik): https://www.youtube.com/watch?v=Ytrshkc2BQU
Spotify: https://open.spotify.com/track/77Wd3QGoBNoF8idoTrV8l3?si=iWXi_KAERQuGzRMA3ebHEQ&utm_source=copy-link