Yılardır, bu böyle. İlklerin kenti, öncüsü İzmir'den bahsediyorum. İzmir ana kucağıdır, baba ocağıdır, okuldur, yuvadır, ekoldür. Hakemlik hava işidir, o havayı aldın mı kopar gidersin. Gittikçe gidersin. Hava derken havalanma anlamında değil. Yoksa yok olur gidersin. Hakemlikte aday hakemlik kursunu geçince, başarılı olunca. Ülkemin her yerine dosyanı aldırıp, hakemliğine devam edebilirsin. Onay, vize koşuluyla. TFF'ye bildir tamam. İster tayinin çıksın ister gönderil. Çağındır zamanındır, okumaya, eğitime gel, git. Devam edebilirsin. İzmir'den başka illere gidenler o itibarı pek göremese de İzmir'e gelenler el üstünde tutulur. İhya olur. Kıskanmadık, kıskanmayız. Torpille, telefonla filan değil. Hakemliğin varsa yürür gidersin hatta koşarsın. İzmir'in evlatları da kıskanmaz yeter ki, kayırma olmasın, niteliksizler öne çıkmasın. Çoğu gelir İzmir'e. İzmir'deki yılları boş geçmez. Tam tersi daha iyi gelir İzmir'im. Bazen 'Doğduğun yer değil de büyüdüğün yer, coğrafya kaderin olur'. Bilemezsin, kural değil. İllaki böyle olamaz. Yaramayan da fırsatı bulamayan nasip olmayan da çıkar. Haliyle, hayat bu, insan farkı da var. Üniversite, akademik eğitim, öğrenim için gelenlere de yarıyor İzmir. 'Nasıl olsa bitirip okulunu gidecek, boş ver' denmedi, denmez. Hiçbir dönemde. Bir bakarlar sonra, varsa yetenek o zaman tam destek. Çok isim var birkaçını yazayım. Mustafa Çulcu, Erol Ersoy, Ali Rıza Çakmak, Timur Tekinarslan. İlk aklıma gelenler, daha niceleri mevcut. İzmir yaradı, yani. Halil Umut Meler, Kütahya'ya gitti, öğrenci oldu, havasını bulamadı, düştü, İzmir'e döndü. Selçuk'tandır. Sabretti, kumaşı da iyi, yürüdü gitti İzmir yaradı. Şimdi zirvede, İzmir'de de devam. Öğrenime gelenler çokça, onlar için ayrı bir yer açarız. Oğuzhan Uyanıker, Ereğlili Konya Ereğli'den. Gurbete geldi okuyor, hakemliğe de devam ediyor. Sıla hasreti olmadı, İzmir sahip çıktı. Çok da iyi yerlere geleceğine inanıyorum, hakemliği de iyi. İngilizcesi sayesinde yurtdışına açıldı, İzmir o güveni verdi. Ereğli'nin de gururu oldu. Helsinki'deki turnuvaya katıldı, güzel maçlara çıktı. Bir nevi FİFA hakemi oldu. Tüm gençlerimizi kutlarım, bu burada kalmamalı. 'Oldum tamam' demeyin. İlk günkü heyecan ve azimle devam edin yolunuz açık olsun. Bu alemde, bu düzende. Nice batan güneş, kayan yıldız gördüm. Adalet pusulanız şaşmasın.

ÇİÇEKLERİMİZ; NACAR, KURT İLE CÖNE 

Üç ayrı turnuva, farklı zamanlarda. İberCup, HelsinkiCup ile GothiaCup'ta 32 genç hakemimiz görev yaptı. Diğer ülkelerden gelen gençlerle, yüzlerce maç. Düdük çaldılar, bayrakta yardımcı oldular.  Temmuz ayında oynandı, hepsi. 12.341 maç oynandı, farklı ülkeden de değişik yaş gruplarından 4248 takım katıldı. Rakamlar doğru, fazla sayı yok. Hakemler 18-27 yaş arasındaydı. İlk iki turnuvaya katılım sağlayanları bu sütunlardan yazdık, Ege Telgraf farkıyla. Hepsi ülkemize dönüş yaptı. Gönüllerde hoş bir sada kaldı. Erken yaşta ciddi ve de iyi bir deneyim yaşandı. Emeği geçenleri kutluyorum. Ayar çekmek, nasihat etmek değil derdim. O büyülü dünyadan. Bir an önce çıkın gençler. Vatanımızda çıktığınız maçları küçümseyin, asla kıyaslamayın. O dünya geneli, iyiler çok iyiler olacaktır, şartlar da daha iyi olmuştur. Hatıralarda kalsın. Gözünüzde fazla da büyütmeyin, yaşatmayın. Kurallar aynı, insanlar aynı. 'Küçük takım büyük takım yoktur', 'Kolay maç zor maç yoktur'. Bilemezsiniz, hakem olarak sizleri ilgilendirmez, bağlamaz. Sen çık maçını yönet, yeter. Ege'den 5 genç isim görev yaptı, yabancı dil ve de yaş farkıyla. Manisa'dan Yağız Efe Çetin, Uşak'tan Kaan Alaşahin ile Denizli'den de Berke Kuru. İzmir'den de iki temsilcimiz vardı, başarıyla görev yaptılar. İpek Nacar ile Ekin Kurt. Aslında cinsiyet yazmak, belirtmek. Cinsiyet ayrımcılığının dik alasıdır hiç sevmem, tasvip etmem. Ekin ile İpek, kadın, hanımefendi, kızçe, kanki, kız evlatlarımız, sultanlarımız, çiçeklerimiz.  Yeter mi ? Tescilli, resmi maça çıkmış dünyanın ilk kadın futbol hakemi Drahşan Arda, çok yaşasın. Ne zaman görse, okusa 'Kız hakem sayısı niye bu kadar az' yazar, yorum yapar'. Bu grupta üç kadın hakemimiz var Drahşan hocam. Edirne'den de Mirac Büşra Cöne katıldı. Hem yaş hem de yabancı dili tutacak, bir de o var. İyi rakam. Bunu beğenirsiniz, daha nicelerine umarım, inşallah, teşekkürler. Son gruba, Göteborg'taki Gothia Cup'a katılan ekibimiz şöyle; Ekin Kurt (24), Mirac Büşra Cöne (24), İpek Nacar (21), Baturay Topal (22 - Ankara), Kaan Alaşahin (24), Berke Kuru (23), Saltık Buğrahan Kızıltaş (23 - Bolu), Barış Erişen (21 - İstanbul), Yağız Efe Çetin (19), Göktuğ Berke Yalçın (22 - İstanbul), Ceyhun Canbay (22 - İstanbul), Yiğit Karabudak (22 - İstanbul). Kafile sorumlusu; Eren Acar (TFF Organizasyon ve Eğitim Planlama Uzmanı, Hakem İşleri Müdürlüğü görevlisi).