Bugün biraz kendimizi şımartalım mı?

Geçtiğimiz günlerde 45 senelik düzenli ev hanımı bir arkadaşıma ziyarete gittim ve bütün gününü izledim. Gerçekten alkışlanması gereken bir performans olduğu için biraz bu konuyu inceleyelim istedim. Genellikle günlük hayatın rutininden, iş hayatının zorluklarından bahsediyoruz… Evet, dışarıda hayat zor; açıkça söyleyelim insanlar da kötü. Bireylerin birbirine görmeye bile tahammülleri yok. Peki, evde hayat kolay mı? Hiç de değilmiş…

Sevgili ev hanımları, sizi kimse kandırmasın; yaptığınız iş başlı başına bir sanat! Hem de öyle sıradan bir sanat değil, içinde yönetmenlik, aşçılık, organizasyon, sabır ve yaratıcılık barındıran muhteşem bir sanat! Siz, her gün aynı sahneyi baştan yazan, her duruma pratik çözümler üreten, evin her köşesinde ustalık sergileyen gerçek sanatçılarsınız. Hepimiz biliyoruz ki sabah uyandığınız anda perde açılır ve sahne başlar. Daha gözlerinizi tam açamadan kahvaltı hazırlanır, çocuklar okula gönderilir, ev toparlanır. Mutfaktan gelen çamaşır makinesi sesi ve ocakta kaynayan çayın melodisi eşliğinde gün akıp gider. Bir yandan evin düzenini sağlarken, bir yandan eşinizin ve çocuklarınızın ihtiyaçlarını düşünürsünüz. İşiniz sadece evi temizlemek ya da yemek yapmak değil, aynı zamanda o evi bir yuvaya dönüştürmek!

Market alışverişi de başlı başına bir beceri ister! Liste yapılır, indirimler takip edilir, bütçeye en uygun şekilde alışveriş planlanır. Sonra o ağır poşetlerle eve dönüş… Kimse sizin kadar usta bir şekilde poşetleri taşırken kapıyı anahtarla açamaz! Ve inanın ki kimse sizin gibi az bütçeyle o evleri o kadar iyi çekip çeviremez.

Temizlik, hiç bitmeyen bir sanattır. Süpürdüğünüz halının anında eski hale dönmesi, aynadaki parmak izleri, mutfak dolaplarına yapışıp yol yol olmuşlar yağlar… Açık yüreklilikle söylemem gerekirse çalışan biri olarak içimde hiç dinmeyen bir yara. Sürekli onları temizlemek istiyorum ama hem bedenim hem de zihnim o kadar dolu ki hiçbirine vakit ayıramıyorum. Bu durum da bende bitmeyen bir karın ağrısına yol açıyor. Sanki eve aniden biri gelecek de rezil olacağım hissi. Ancak unutulmamalı ki ben de dışarıda ne mücadeleler veriyorum.

İki ucu da farklı tepen bir değnek bu süreç… Kimileri iş kadını olup türlü zorluklarda kulaç atarken kimileri de evde çok daha farklı sorunlarla kucaklaşıyor. Maalesef yıkılasıca toplumsal cinsiyet normları bazen bizi böylesi bir dönenceye sıkıştırıyor.

Ve pek çok kadın her gün bu rolleri üstlenirken aslında büyük bir sanat icra ediyor. O yüzden kendimizle gurur duyalım sevgili kadınlar… Ne kadar güçlü ne kadar sabırlıyız, değil mi? İster evde olalım ister işte… Ne olursa olsun kendi hayatımızın en iyi performans sanatçısı biziz. Her yerin farklı zorlukları var. Yeter ki biz içimizdeki o gücü kaybetmeyelim ve ışıl ışıl parlayalım… Elimizden hangi zorluk kurtulabilir ki!

İyi bir hafta geçirin ve kendinizi hep sevin!