Özel ve güzel bir insan, serbest gazetecilik yapıyor habire yazıyor. Kırmadan, dökmeden, uzlaştırıcı. 35 yaşında, sevdiceği vazgeçilmezi, vazgeçmeyen annesi Hatice Küçük, üzerine titriyor. Allah razı olsun, teşekkür ediyorum. Maşallah bir hafıza var Kerim'de, komple sporcu, spor sevdalısı. Kendi spor yapar gibi yaşıyor, yazıyor. Spor Extra'dan Mustafa Özergene kardeşim buldu çıkardı, ödüllendirdi. Yeşilyurtspor Başkanı Davut Katar ile birlikte. 'Haberden haber çıkar' biz böyle yetiştirildik. Daha çok haber var yazılacak. Ne yapalım tabiatımız böyle. Bekleyin, okuyun. Daha nice evlatlarımız, kardeşlerimiz var, evden çıkmayan, çıkamayan, unutulan, bilinmeyen, tanınmayan. Sporumuza zerre kadar katkısı olsa da. Gençleri spora yönlendiriyorsa, destek olmak, özendirmek gerek. Bu da bizleri görevi, söylemesi sizden herkesi tanımamız, düşünmemiz mümkün değil gerçeği söylemek gerekirse. Biraz da siz bize iletiniz ki, onore edelim, mutlu olsunlar. Mükemmel değiliz de ondan, soruyoruz, bekliyoruz. Bu yıl beşincisi düzenlendi, ilki merhum Yeşilyurtspor emekçilerinden O'nun adı da Kerim. Kerim Küçük gibi. Hatta tam adı Abdülkerim Çelik, nevi şahsına münhasır bir insan evladıydı. Yeşilyurtspor'un bugünlere gelmesinde büyük emeği var. Kerim çok anlamlı bir isim, büyük, onurlu, soylu, eli açık, cömert anlamı var. Tam isabet ikisi de aynen öyle, Başkan Kerim Çelik ile her takımı, kulübü hepsini ve de Yeşilyurtspor'u da takip eden Kerim Küçük de öyle. Sayfası da var, sosyal medyada. Bu yılki medya ödülünü İzmir ASKF Başkanı Efkan Muhtar'ın elinden aldı, çok mutlu oldu düşünenler sağ olsun. Ödül verilecekse, böyle verilmeli, bu kişilere verilmeli, teşekkürler. Kutlarım Kerimcim, iyi ki varsın yazmaya, çalışmaya devam. O güçlü hafızan ve saygılı sevgili tavrın çok güzel, iyi ki varsın.

İKİ SEVDAMIN DOĞUMGÜNÜ

İzmir'de doğdum, büyüdüm, ekmeğini yedim, suyunu içtim. İzmir'de okudum, mezun oldum, diplomaları topladım. İlk paramı alın teri ile İzmir'de kazandım. Denizi de ilk kez İzmir'de gördüm, hayran kaldım, var mı ötesi. Çok şey borçluyum İzmir'ime, İzmircağzıma. Vefa borcum, ödemekle bitmez. Sporun her dalını severim, gittim gördüm yaşadım, yazdım. İnternet arşivinde değil ama gazete arşivlerinde vardır. Eğer ki yakmadılarsa, çöpe atmadılarsa. Önceki gün de. İzmir'imin doğum günüydü, kurtuluş günü. İşte bu canım İzmir'imin adını taşıyan İzmirspor'umun da doğum günüydü. İki aşkım da sevdam da 9 Eylül doğumlu. İzmirspor 102'yi tamamladı, 103'den gün aldı, iki gün. Yani 103 değil, 102 yaşında yani. Ali Erten başkanlığındaki İZVAK'ın, spor tarihçisi Bedri Cumhur Doğu ile hazırladığı kutlama afişi için çok teşekkür ediyorum. Unutmadıkları için. Gözden ırak ya. Yeni nesil bilmez, tanımaz haliyle İzmirspor'u. Süper ligde, ilk golü atan profesyonel futbol takımı. 16 yıl amatör kümede olsa da 'İzmir'in adını taşıyan, Cumhuriyet'le yaşıt, tertemiz, pirüpak, ak pak. Bir kulüptür, ekoldür, okuldur, tarihtir İzmirspor'. Her takıma, kulübe eşittir ilgim, İzmir takımlarına tabi. Bölgeciyim, şehirciyim evet, binlerce kere evet. Hepsiyle bir mazim, tanıdığım simalar vardır, hatırı vardır. İzmirspor'u da fazla yazmıyorum, eşit yani. Ama biraz fazla bahsediyorsam, sevgimden sevdamdan. Sevmek suç mu ? 'Vur kır parçala' değil, 'Ne olursa olsun mutlaka kazanalım' diyenlerden olmadım, olamam. İzmirspor ruhu zaten budur. Bana bu kazandırdı, en büyük miras. İsteyen istediği takımı tutar, yazar, över. Ben sizlere karışıyor muyum, beni de idare ediverin gari. Ben de 'ben'cil mi oldum ne. Hep ben yazmışım, değil, asla. Denk geliş, biz varsak, hepimiz varız. Yaşasın spor, yaşasın hepimiz...