Hukukumuz, karşılığında yalnızca hizmet ve emek sunularak mal edinimine olanak sağlayan bir düzenlemeye yer vermiştir. Bunun adı, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi’dir. Gerek bakıma ihtiyacı olan veya gerekse yaşamını birlikte geçirmek istediği ilgi ve desteğine ihtiyaç hissettiği kişi lehine yapılan bir tasarruftur. Kişinin gerçekten kendine bakamayacak durumda olması gerekmemektedir. Yanında yoldaşlık yapmakta olan biri lehine dahi bu sözleşme ile mal varlığının mülkiyetini devir etmesine olanak sağlamaktadır. Ancak bunun da kuşkusuz bazı koşulları bulunmaktadır. Bazı kişileri hak sahibi yaparken, mirasçıların, yasal hak sahibi olabilecek şahısların haklarına halel getirme ihtimali olması nedeniyle üzerinde çok yargılama işlemi yapılan bir hukuki müessesedir.

NEYİ KAPSAR?

Yukarıda kısaca izah ettiğimiz üzere, Türk Borçlar Kanunu’nda 611 ve 612. maddelerde düzenlenmiştir.
Buna göre;  bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşme türüdür.

Sözleşmenin tarafları BAKIM BORÇLUSU ve BAKIM ALACAKLISI olarak tanımlanmıştır. İnsanlar yaşlandıklarında, hastalanınca veya herhangi bir nedenle bakıma muhtaç oluklarında, kendilerine bakacak, gözetecek ya da ihtiyaçlarını gidecek birine gereksinim duyabilirler. Bu yakınlık ve hizmet karşılığında da mal varlığını ya da bazı malvarlığı değerlerini devretmek koşuluyla kendisine bakacak olan kişiyi seçebilir. Taraflara yüklenen edimler biri için bakım yükümlülüğü, diğeri için de mal varlığını devir ve temlik etme yükümlülüğüdür.

NASIL YAPILIR?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmak zorundadır. Mirasçı atanmasını içeriyorsa da zaten yine miras sözleşmesi şeklinde yapılmak durumundadır. 

Tapu müdürlüğünde, sulh hukuk mahkemesi tarafından veya noterde ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlenmesi olanağı bulunmaktadır.
Örneğin, tapu müdürlüğünde yapılabilir. Ancak günümüzde, noterler tarafından yapılabilen bir işlem olması gerekçe gösterilerek, tapu müdürlüklerinde yapılma olasılığı çok düşüktür. Tapu müdürlüğünde yapılmış olması durumunda zaten doğrudan tapuda tescil işlemi de gerçekleştirilir. Miras sözleşmesi şeklinde yapılmayan Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi, şekil şartına uyulmamış olması nedeniyle geçersizdir. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi, Devlet’çe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa, geçerliliği için miras sözleşmesi şeklinde yapılması aranmaz ve yazılı şekil yeterli olur. Bu genel kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Noterde yapılan Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmakta, tanık yer almakta ve ayrıca taraflar fotoğrafları ve kimlikleri ile başvuru yapma yükümlülüğünde bulunmaktadırlar. Mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunacak olan şahsın akıl sağlığının yerinde olduğu ve karar verme yeteneğinin sahip olduğuna ilişkin tam teşekküllü hastaneden raporunun olması gerekmektedir. Bununla birlikte noterin de kendi kanaatince bu şahsın gerçek durumları ayırt etme gücünün var olup olmadığını, aklının baliğ olup olmadığının normal bir bakış açısı ile tespit edilebilir durumda olduğu yönündeki kanaati de önem arz etmektedir.

Arabulucu Avukat Nurdan Heris