Şimdiden ikisi de kutlu olsun, bayramımıza iki gün kaldı. Kurban Bayramı'nın ardından, iki hafta sonraki pazar, babalar günü. Haziranın üçüncü pazarı. Piyasayı canlandırmak için uydurulmuş dense de özünde, aslında güzel bir şeydir babalar günü. Şöyle bir düşünme fırsatı verir, yaşarken babalarımız, evlatlarımız. Tabi ki de tek günle mi olacak bu sevgi, saygı demeyin, her gün olmalı. Tamam da gidince, fiziksel olarak daha iyi anlıyor insan. Sağlığında kıymetini bilmeme rağmen hem de. Annelerle ile babaları karşılaştırmak gibi bir gaflete, dalalete de girmeden. Abartılı olmasın yeter, babası olmayanlar, yaşamayanlar, manevi baba olanlar da var. Pahalı hediye filan değil konu. Her daim hatırlamak, hatırlanmak, unutmamak. Unutmayın ki, bizden daha iyi biliyorlar her şeyi. Tersleme, dinle, uygulamazsan uygulama. Sonrasına katlanmak da size ait nasıl olsa. İçinize atarsınız, sonra. Ann Landers'in tespitini okuyalım şöyle der;  4 yaş; Babam her şeyi bilir, 5 yaş; Babam çok şeyi biliyor, 6 yaş; Benim babam, senin babandan daha çok şey biliyor, 8 yaş; Babam her şeyi bilmiyor olabilir, 10 yaş; Babamın gençliğinde her şey çok farklıymış, 12 yaş; Aslında, babam bu konuda hiçbir şey bilmiyor. Çocukluğunu anımsayamayacak kadar yaşlı, 14 yaş; Babama kulak asma, o artık çağ dışı kaldı, 21 yaş; Babam mı? Aman Tanrım! O hiçbir işe yaramaz, 25 yaş; Babam bu konuda az da olsa bir şeyler biliyor. Ama o yaştaki insanın bu konuda bir şeyler bilmesi normal zaten, 30 yaş; Bu konuda babamın fikrini alsak iyi olur, o kadar deneyimli ki, 35 yaş; Babama sormadan hiçbir şey yapmasam iyi olacak, 40 yaş; Acaba babam bu konunun nasıl üstesinden gelirdi? Ne kadar akıllı ve deneyimli bir insandı, 50 yaş; Babamın yanımda olması ve bu konu hakkında fikir vermesini ne kadar çok isterdim, onun ne kadar akıllı olduğunu hiç takdir etmemişim. Ondan çok şey öğrenebilirdim. Ve geldi bu sütunların yazanına 59 yaşındayım, 'Ah babam yaşasaydı, nefes alsaydı o bile yeter' diyorum.  Tam zamanı yeri gelmişken, Sezer amcama, Can abime, gazetem Ege Telgraf'taki dostlarımın, arkadaşlarımın babalarına rahmet, siz evlatlarına sabır diliyorum. Benim gibi baba özlemi çeken, spor müdürüm, bu sayfaların mimarı, arkamdaki güç Caner Tok kardeşimin de 9 yıl önce vefat eden babacığı, gazeteci Süleyman abime rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Yaşayanlarımıza da selam olsun...

GELDİ AYLARDAN HAZİRAN

Akçeli, alengirli işlere giren başka türlü babaları (!) anlatan filmler çekildi. Manevi değeri yüksek garibana, mazluma babalık edenler de. Evladı olan, evlada kavuşan kıymetini bilen babalar da. Bizim işimiz, gücümüz bu babalarla. Babalığı en güzel anlatan, izlediğim harika film, bizim İzmirli Çağan Irmak'tan 'Babam ve oğlum'. Anlayana. Anlatmaya çalışanlar sağ olsun. Filmdeki olayları bizzat yaşayan olarak, çok değerli anlamlı oldu. Çetin Tekindor, Fikret Kuşkan, Hümeyra, Şerif Sezer, Ege Tanman, Yetkin Dikinciler, Binnur Kaya, Özge Özberk, Erdal Tosun, Nergis Çorakçı, Mahmut Gökgöz, Bilge Şen, Halit Ergenç, Tuba Büyüküstün, Semih Çakır, Ender Demir, Murat Sağlam, Eser Sarıyar oynamıştı, müzik de Evanthia Reboutsika'dan. Şükrü Avşar, Esi Gülce, Rıdvan Ulgen, Murat Güney, Irmak Çığ, Canan Çayır setin emekçileri, arka planı. İşin spor kısmına gelelim. 'Babalara Meydan Okuyoruz' adıyla düzenlendi bir 'Babalar günü' başladı, ilk maç oynandı. Geleneksel oldu. Avni Erboy ustam, müdürüm başkanlığındaki Bostanlıspor Spor Kulübü'nde. Sadece futbol yok. Yok yok. Adını bile duymadığınız spor dalları var, yapmak isterseniz. Çocuklarımızın emin elleri işin ehli, eğitimcisi, hocası, antrenörü,  yönetim kurulundan, futbol sorumlusu bir zamanların Akhisarlı efsanesi Altay'da ve İzmirspor'da forma giyen Behiç Basatuğrul hocam, babalar ve oğulları maçını yönetti. Gol kralıdır, o da baba adamdır, babadır hatta dededir. 'Babama meydan okuyorum', 'Futbolu babamdan iyi biliyorum', 'Topu babamdan daha iyi oynarım', O babam bu sahaya gelecek' de olabilir. Yaş ve yaşı gereği hormonları nedeniyle. Geleceğin yıldız adaylarımızdan Doruk Emekçi, Ali Reha Ak ile Arel Tezgel'in babası gelemedi, bu güzel etkinliğe. Oğullar ile babalar şu isimlerden oluştu; Arel Yağız - Ali Yağız / Yiğit Kaya, Kerem / Arif Kaya, Ege / Yiğit Pilevne, Ata Kaan / Fatih Demirtaş, Yaman Ata / Serkan Bozkurt, Ozan Ege / Eren Bektaş, Alkan / Mustafa Orhan, Emir / Melih Torun. Sonuç mu, 3-3'lük skorla, beraberlikle sonuçlandı. Çocuklar üzülmedi, babalar da evlatlarından daha iyi bilmemiş gibi göründü. Yine yaptılar babalıklarını, üzmediler evlatlarını. Gönülden destekliyorum, spor adında hepsi yapmalı, yapabilmeli. Örnek oldu Bostanlıspor, yine. Futbolun bir oyun olduğunu, karşısındaki takımın sadece bir rakip olmadığını da görmüş, anlamış oldular bu yaşta. Bir 'baba adam' hem de iki evladı olan ideal bir babanın Karşıyaka'nın efsane futbolcusu Cengiz Kocatoros kaptanımın, rahmetlinin adının ölümsüzleştirildiği Gode Cengiz Spor Tesisleri’nde, coşkulu cıvıl bir ortamda oynandı. O Gode Cengiz ki, Ay-Yıldızlı Milli formamızı giydi, 27 yıl aralıksız Karşıyaka forması giydi. Bu ay, babalar günü gibi yine bir haziran ayında vefat etti. 23 Haziran 1985'de Çeşme'de hayata veda etti. Baba insandı, baba adamdı, garibanı severdi, destek olurdu zerre kibiri yoktu. Oğlu Tayfun ile kızı Gamze'ye hayat arkadaşı Zerrin ablama sabır diliyorum. Rahmetle, şükranla, tüm babalara. Babalar günün kutlu olsun Cengiz abim, seni unutmayanlar, unutturmayanlar sağ olsun.