Kış geldi mi çoğumuz aynı cümleyi kuruyor: “Hocam bir soğuk su içtim… dişim sızladı!” Aslında bu durum tesadüf değil. Soğuk havalar, özellikle bazı dişlerde hassasiyeti belirgin şekilde artırabilir. Peki ama neden?
Önce şunu bilmek lazım: Dişlerimiz sandığımız kadar “kütük” yapılar değil. Dışarıdan çok sert görünen mine tabakasının altında dentin dediğimiz daha canlı bir yapı vardır. Dentinin içinde de mikroskobik kanalcıklar bulunur. Eğer mine zayıflamışsa veya diş eti çekilmesiyle kök yüzeyi açığa çıkmışsa, soğuk havadaki o keskin temas bu kanalcıklara ulaşır ve sinire “alarm” gibi bir sinyal gönderir. Sonuç: Sızlama.

Soğuk havanın etkisi sadece yiyecek–içeceklerle sınırlı değil. Kışın dış ortam soğuk, ev ve arabalar sıcak… yani sürekli sıcaklık değişimi yaşıyoruz. Bu ani ısı değişimleri, dişte mikro düzeyde genleşme–büzüşme yaratır. Zaman içinde özellikle çatlağı olan dişlerde hassasiyet daha da artabilir. Hatta bazı hastalarım “Hocam dişimde çatlak mı var?” diye soruyor. Evet, bazen görünmeyen küçük çatlaklar bile soğuğa karşı dişi aşırı duyarlı hale getirebilir.
Bir diğer önemli konu da “kışın fark etmeden diş sıkma.” Soğuk havalarda stres artıyor, uyku düzeni bozuluyor, gün içinde omuzlar kasılıyor… Bu tabloya diş sıkmayı eklediğinizde dişlerin üzerine ekstra yük biniyor. Diş sıkma hem mineyi yıpratıyor hem de dişin boyun bölgesinde hassasiyet yaratabiliyor. Yani aslında bazen sızlayan diş değil, sıkılmış diş oluyor.
Peki bu hassasiyet normal mi, yoksa bir problem mi? Soğukla kısa süreli bir sızlama olup hemen geçiyorsa genellikle hassasiyet kaynaklıdır. Ama sızı uzun sürüyorsa, gece uyandırıyorsa, tek bir dişte “vurur gibi” oluyorsa burada çürük, çatlak, eski dolgunun kaçırması veya sinire ilerleyen bir durum olabilir. Bu tip hassasiyetlerde “biraz daha dayanayım geçer” yaklaşımı pek iyi sonuç vermez.
Evde ne yapabiliriz? Öncelikle hassasiyet diş macunları işe yarar; ama düzenli kullanım şarttır. Çok sert fırça ve agresif fırçalama ise durumu artırır. Ilık suyla fırçalama, doğru teknik ve diş ipi alışkanlığı hassasiyetin kaderini değiştirir. Eğer diş eti çekilmesi varsa, bazen basit bir koruyucu uygulamayla bile çok ciddi rahatlama sağlarız.
Kışın dişleriniz “ben buradayım” diye sızlıyorsa, bunu bedeninizin küçük ama önemli bir uyarısı gibi düşünün. Erken fark edilen hassasiyet, çoğu zaman büyümeden çözülür. Hem konforunuz artar hem de daha büyük tedavilerin önüne geçilmiş olur.
Üşümeyin… ama dişlerinizi de üşütmeyin 🙂