Türkiye’nin kanayan yarası olarak da ifade edilen trafik kazaları son yıllarda görece azalmış gibi görülse de maalesef hem can kayıpları hem de maddi kayıplarımız dünya ortalamasının çok üzerinde....
Türkiye’nin kanayan yarası olarak da ifade edilen trafik kazaları son yıllarda görece azalmış gibi görülse de maalesef hem can kayıpları hem de maddi kayıplarımız dünya ortalamasının çok üzerinde.
Hükümet’in kamuoyunda en çok takdir gören hizmetlerinden biri olan duble yol ve otoyol yatırımları ile karayollarında konforlu yolculuk imkanı arttı. Birçok büyük şehir arasında geçmişle karşılaştırıldığında çok daha nitelikli yollar inşa edildi.
Karayollarına yönelik bu başarılı hamleler seyahat süresini azalttı, bir yerden diğer bir noktaya gitmek isteyenler için daha kısa süreli ve daha konforlu yolculuk imkanı yarattı.
Altyapı hamleleriyle özellikle resmi tatil ve bayram gibi dönemlerde artan trafik yoğunluğu daha kontrol edilebilir hale geldi. Altyapının iyileştirilmesine rağmen temel noktada sıkıntı yaşadığımız bir durum ise hala devam ediyor.
Sürücülerimiz trafikte saygı ve kurallara uyarak ilerleme noktasında hala çok geride. Trafik kuralları çoğu zaman kontrol eden bir otorite yoksa kağıt üzerinde kalıyor.
Özellikle şehir içi trafikte emniyet şeridini ihlal eden, makas atarak ilerlemeye çalışan, dönüş yasağı olan noktadan dönüş yapan, en sol şeritte arkadan gelen giden var mı diye kontrol etmeden çakılı olarak ilerlemeye çalışan, gereksiz korna kullanan, yaya geçidinde yavaşlamayı bırakın hızlanarak bir an önce geçmeye çalışan sürücüler nedeniyle her an stres yaşamak durumunda kalan bir topluma dönüştük.
STRES KAYNAĞI
Hele ki resmi tatil ve bayram dönemlerinde şehrimize gelen ithal sürücülerle her an bir gerginlik ve stres bombardımanına maruz kalarak nitelikli zaman geçirmemiz engelleniyor.
Türkiye’de trafik eğitiminin ilkokul seviyesine indirilmediği, caydırıcı cezalar yürürlüğe konulmamaya devam edildiği ve trafik kurallarını ihlal edenlerin yanına kar kaldığı sürece bu kısır döngüden çıkmak çok da mümkün olmayacak gibi görünüyor.
Sıkışık trafikte olmaması gereken emniyet şeridine girip yoğun trafiğin en önüne geçmeye çalışanlarla mücadele etmek bile sabır istiyor. Kırmızı ışıkta bekleme tahammülü bile sürücüler ve sürücü adaylarına üzerine basa basa öğretilmesi, vurgulanması gereken durumlardan biri.
Gündelik hayatta ekonomik sıkıntılar, profesyonel iş yaşamının getirdiği olumsuz durumlar ve geçim mücadelesi ile uğraşan Türk halkının trafik kültürü yönündeki çabalarının olumlu bir sonuca ulaşması ve yaygınlaşması ise çok da mümkünmüş gibi bir algı yaratmıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'de geçen yıl 1 milyon 232 bin 957 trafik kazası meydana geldi. Bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 4 artış görünen trafik kazaları sonucunda 5 bin 229 kişi hayatını kaybetti, 288 bin 696 kişi yaralandı.
Trafik kazalarının maddi boyutu ise üzerinde konuşulması gereken bambaşka bir konu. Daha güvenli bir ülkede, daha güvenli bir trafik sisteminde hareket etmek, daha mutlu ve keyifli olmak için trafik terörü konusuna biraz daha eğilmemiz gerekiyor.