İlişkilerimiz çıkmaza girdiğinde, ayrılık ya da boşanma ile sonuçlanacak şekilde işer yolunda gitmediğinde bir şeyler olmasını bekleriz. Olmasını istediğimiz şeyin ne olması b gerektiğini biz bile bil...
İlişkilerimiz çıkmaza girdiğinde, ayrılık ya da boşanma ile sonuçlanacak şekilde işer yolunda gitmediğinde bir şeyler olmasını bekleriz. Olmasını istediğimiz şeyin ne olması b gerektiğini biz bile bilmeyiz ama o anlarda ihtiyacımız olan tek şey farklı bir şey olması ve bizi içinde bulunduğumuz çıkmazdan kurtarmasıdır.
Hayatımızı yeniden şekillendirecek bir şeylerin başlamasını bekleriz. Biz değişik bir şeylerin başlamasını beklediğimiz de bir şeyler kendiliğinden değişmiyor oysa… Bekleyerek içimizden değişime giden bir köprü yok. Değişim biz istediğimizde ve eyleme geçtiğimizde başlar.
Hayatın tesadüf yoluyla bizleri diğer insanlarla tanıştırma şekli vardır. Hayatın büyülü tarafı da bu aslında… Defalarca bizi etkileyecek, yakınlık kurabileceğimiz yeni insanlar çıkar karşımıza, bu insanlar kimilerinin derinden yakınlık ihtiyacımızı tamamen karşılarken bazıları için her yeni tanıştığı kişi, derinden yakınlık ihtiyacını karşılamıyordur. Bir ilişkiden yenisine atlarken hep aynı senaryoyu farklı insanlarla yaşar durur. Başta kendisini büyüleyen ama ilişki süresince ne yaparsanız yapın derinden yakınlık ihtiyacını karşılayamayan bu tarz kişilerle yaşamı boyunca tanışır durur. Sorun kendisin de mi yoksa karşısında mı bilemeden yakınlık ihtiyacını karşılayamayan bu ilişkilerin içine çekilir durur. Bu hiç size de oldu mu? Olduysa neden hep defalarca bu tarz kişilerle tanıştığınızı hiç düşündünüz mü?
HEYECAN VERİCİ
Çünkü bizler ilişkiler sayesinde bağlanma ve duygusal tepkilerimizle ilgili yaşadığımız sorunlarımızı görürüz. Evet yeni ilişkiler, yakınlık kurmak çok heyecan verici ve büyüleyici ama içine girdiğimiz ilişkiyle ilgili bireysel beklentimiz ve tutkularınız size beklenti yükler. Bu beklentiler size baskı uygular.
Aslında ihtiyaçlarımızı karşılamak için bir başkasına ihtiyacımız yok. Yaşamda kimse kimsenin ihtiyaç duyguyu sevgiyi, özlemi bir diğerine verebilme gücü de yok.
Evet yeni insanlarla yaşam bizi bir şekilde karşılaştırır ama kendi nefsimizin vereceği ihtiyaçları bir başkasının sağlamasını beklemek ve bunu karşılamadı diye ondan şikayet etmek yanlış.
Duygusal olgunluğun en önemli göstergelerinden biri kendi ihtiyaçlarımızla bağlantıya girip kendi içsel ihtiyaçlarımızın sorumluluğunu bireysel olarak alabilmektir. Bu sadece duygusal iyiliğimiz için gerekli olan şey değildir aynı zamanda gireceğimiz yeni ilişkilerimiz de de mutlu olabilmemiz için bize gerekli olan tek şeydir.