Akşam uyu bakalım uyuyabilirsen. Ama sıcak havadan ama sıcak gündemden. Sabah erkenden kalkıyorsun, bir baktın. Çok değişiklik var, değişim değil. Akşam yat, sabah kalk. Bir bakmışsın bir spor kulübünün daha adı değişmiş. Eski adını aklından sil, yenisini öğren. Alışıncaya kadar merak etme, o da değişir. Seneye garanti. Başa döner veya başka isim olur. Memleket, 'Biz çıkardık biz düşürürüz' diyen yurdum kulüp başkan ve yöneticileriyle dolu. Sanki halden karpuz alıyor. Al tamam karpuzdur adı yıllardır, niye değiştirirsiniz ki. İnsanlar da değişti, hem de çok. Manav aynı esnaf, karpuz da. Bembeyazın tam tersi renkte olan, icat edilen kâğıt parçasını başka türlü göstermek için gayret var. Hiç anlamam o işlerden. Yolda görse bırakın efsanelerimizi, daha 15 yıl önce formasını giyeni tanımaz. Yönetici oldu ya. Bir kere olsun maçına gitmemiş. Ağlamamış sevinmemiş kişiler bu işlere el atıyor. Kendini, yaşadığı kentini bile tanımıyor daha. Uzak ara açıkta. Yöneticiliğin dersi, kursu, diploması, sertifikası, talim terbiyesi, elverme de yok. Kalmadı da. Antrenörünün bildiğini bilmez. Hakemin verdiği kararlardan bihaber. Top oynamak desen, dürtüklemiştir mahallede. Tribünden izlerken golü atar, kaçırmaz. Lehine verirse, hakemin her kararı doğrudur. Öyle kararlar, isimler ki. Ahbap, dost işleri. Kendi batırır, iflas eder. Eleman alırken titizdir seçer, futbolcu da teknik adam da öyle mi ya. Bir telefon iş bitirir. Habire değişir isimler. Ama o ne, birden herkesin tanıdığı biri olur. Kulübe ne katkısı oldu, sıfır. Kendine oohoo çok. Çevresi genişler, daha ne olsun. İşine yarar, işi görülür. Bol kepçeden dağıtır transfer döneminde, aracılar da nemalanır. Alt yapı, kulüp, taraftar peki? Çile çeksin dursun. Alt yapı hocaları sigortalı bile gösterilmiyor, nasıl sporcu yetiştirecekler. Fark etmez ki, bugün varlar yarın yoklar. Geleceğe yatırım, vefa, eğitim onlar nerde kaldı? Herkes üstüne alınmasın, kişi bilir kendinden işi. Altınordu'yu devretmeye hazırlanan Seyit Mehmet Özkan başkanımı davet edin mesela. Beklentim yok, yürekten istek. Ne güne duruyor. Eşrefpaşalıdır, İzmirsporludur, abimdir. 'İkinci adam olamayız' diyenler yüzünden tarihi fırsat kaçtı. Koskoca hastane ortağı, cerrah, okumuş adam, rahmetli Salih Mertan kabul etti de. Ne alaka, ne oldu. Sıfatından, kişiliğinden bir şey mi kaybetti, rahmetleri bol olsun hepsinin. Kazanan Türk futbolu, Avrupa ve de Altınordu oldu. Kimseden medet ummadan, kapısında beklemeden. Özkaynaklarımız yeter. Spor insanları Mehmet Sait Başdaş ile Akın Küçükoğullarından başkanlarımdan da rica ediyorum. Ben hazırım, öne çıkmak istemem. Amaç hizmet ile ahde vefa.
HADİ GARİ ÜÇÜNCÜ LİGE
Genelinden bahsettikten sonra, lafı İzmirspor'a getireceğim. Cumhuriyet'le yaşıt, bir zamanların süper lig ekibi. Alt yapı, spor okulları üstadı, ocağı, okulu, ekolü, spor kulübüdür. 15 yıldır amatör kümede debeleniyor, çaresiz. Yalnız, tek başına, dimdik ayakta. Futbolda A takım önde, zirvede, profesyonel ligde değilse, diğer branşlar da nasibini alır. Geride kalır, ilgi azalır, coşku gider. Bu böyle, maalesef. Olmaması gerek, ama oluyor. Yaklaşık 2 ay önce bir spor insanı arkadaşım aradı, söyledi. 'İzmirspor 3.lige çıkıyor, bir kulübü devralıyor'. Şokta değildim, inanamadım da değil. Sevinç kaplama, huzur da yok. Öyle kalakaldım. Eski deyimle, 'Atlatma haberin kralı', 9 sütuna manşet. İçimden yazmak gelmedi. Belki de yakıştıramadım İzmirspor'uma. 'Yapan yapıyor' diyeceksiniz, biliyorum. Kötü değil ama. İçime sindiremedim diyelim. Alın teriyle çık, yüksel daha iyi ve anlamlı değil mi ? 'Olmuyor işte' dediğinizi de duyar gibiyim. Sabır küpüne döndük. Vakti zamanında adına ekleme olsun, sponsorluk gelsin, diye yazmıştım. Bir ticari firma. İkisi için de çok iyi olacaktı. Olmadı, oldurmadılar. Bakabilirsiniz, internette değil, gazete arşivlerinde. Tee 90'lı yılların başları filan. Şahsımın fikrini beğenmediler, oysa yapanlar vardı. Öyle yükseldiler ki. Yılların duyan gazetecisi Muhittin Akbel abim yazdı, gündeme taşıdı, sağ olsun. O da olmadı. Bir parmak bal misali kaldı. Ne günlere kaldık ya Rab. Profesyonel lige, en alt lige üçüncüsüne hasret kaldık. Tepeden say, dördüncü. Buna da şükür etmek mi gerek bilemiyorum. Az da olsa heveslendim, olamayacağını bile bile. Vardır bunda da bir hayır. Sağlık olsun hayırlı uğurlu olsun. Biz bu sevgiyi aşkı sevdayı kimlerden gördük, öğrendik ? Halil Erdoğan, Doğan Emültay, Cavit Ölçer, Ali Fındık, Halil Bıçakçı, Hasan Elidemir cennet mekanlardan. Yaşayan güzel insanlar Turgay Meto, Ali Decdel, Akın Uzun, Erdem Özkayımoğlu, Zeki Yalçınkaya, Burhan Erciker, Sancar Kirazlı, Sadettin Dülger, Mehmet Dinçel, Gürsel Baliç, Salih Kurucuk, Nihat Umut'tan aldık. Hakem kökenli biri olarak maç öncesi ve sonrası hakem odasının önünden bile geçmem. Şahsıma değil, görevli, yetkili kardeşlerime çamur atmasınlar diye. Galibiyeti de yenilgiye de şahsıma mal etmesinler diye. Kimse de zan altında kalmasın diye. Biz böyle gördük, yetiştik, azının adını yazabildim. İzmirsporlu dürüsttür, torpil beklemez, liyakatlidir. Hep böyle idi, böyle gördük. Dünya gözüyle İzmirspor'u 3.ligde görmek istiyorum. Çok mu şey istiyorum, kendim için bir şey istiyorsam namerdim. Hakkıyla, emekle, yürekle çık artık 3.lige. Parayla pulla olmuyor bu işler. Harika gençler var alt yapıda sürün sahaya, formasını terletenlere yer açın. Onlar da bıktı. Gönülden çalışırlar, akçe ile filan değil. Haydi vakit tamam, gün bugün. Allah'ın izniyle, daha nicelerine hep beraber. Dün doğum günümdü, herkese teşekkür ederim. 59 bitti, 60 bittiğinde BAL lafı filan duymak istemiyorum. Nasip et Allah'ım, yine de sen bilirsin. Elimden geldiğince 15 yıldır destek oldum. Başka da yok. Ya bu sene ya da bu sene. 1.ligden düşüşü gören, yaşayan, bir sade vatandaş olarak. Hakkım, hakkımız değil mi?