Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün önderliğinde, başımızın tacı Cumhuriyet'imiz ilan edilmeden önce, doğdu 1916'da. Çok erkendi, 56 yaşında vefat etti. Beşiktaş'ta Vefa'da top oynadı ülkemizin Cumhuriyet'imizin sunduğu nimetlerdendir ilk FİFA Kokartlı hakemimiz Sulhi Garan hocamız, hepsinin mekânı cennet rahmeti bol olsun. Yıllar geçti, futbolda da hakemlikte de her şey gelişti, değişti. Kural, saha, top, ayakkabı, formalar. Hakemler değişti zamanla. Garan'ın sayesinde, yolunda ilerledi. Muzaffer Sarvan, Orhan Cebe, Hilmi Ok, Doğan Babacan, Ziya Türkdoğan, Sebahattin Ladikli, Talat Yücel, Cezmi Başar, Muvahhit Afir, Faruk Talu, Mustafa Gerçeker, Semih Zoroğlu, FİFA kokartlı hakemlerimiz, ilklerimiz. Her şey değişti de. Bir tek hakemleri küçümsemek, eleştirmek, bilmediği anlamadığı halde yerin dibine sokmak değişmedi. O sabit. Hakemlerin sözcüsü değilim, dernekle filan da işim yok. Koltuk peşinde de değilim. Menfaatim de beklentim de yok. Bu kadarı olmaz. Tamam, artniyetli, önyargılı, korkak, tırsak hakem olur, olabilir, olacaktır da. O ilahi düdük ilahi bayrak sadece ve sadece adalete çalışmalı. Bunda da hem fikiriz. Ağır konulara giremem, benim işim değil. Ama şu bahis konusu var ya, futbolcular top oynuyor da. Aynı eylemi yapan hakemler, hala cezalı mesela. Her futbolcu farklı olduğu gibi her hakem de. Aynı değil ki, olamaz da. 'Hep kötülükleri, yanlışları, hataları görmeyelim. O'nu görenler var, takip edenler var. Böylece, iyi hakemler adı karışmayanlar karambolde kalıyor, taca çıkıyor, gündeme bile gelmiyor. Neden, niye, niçin ?

HABERİNİZ OLSUN

Beğenseniz de beğenmeseniz de. Türkiye'mizin en iyisi, en büyüğü, önder, İzmir Selçuklu Halil Umut Meler'dir. Avrupa maçlarında, ülkemizi gururla temsil ediyor. O da canım ülkemizde 'cezalı' sanılıyor. Oysa, ekimde üç kez yurtdışında düdük çaldı. Haberiniz var mı? Hep olumsuzlukları görmeyin, güzelliklere de bakın. 'Süper ligden amatöre', 'FİFA'ya ceza' yazıldı. Oysa, ülkemde varsa yoksa, tek bir lig. Adına bir de süper denen ligimiz var ya, hep gündemde. Oyuncak gibi, oyna dur. Ünlü olma yeri oldu. Her ilde FİFA'lar, süper lig hakemleri illerinde düdük çalıyor, bayrak sallıyor. Yıllardır böyle, aynı ciddiyetle çıkılıyor. FİFA Asen Albayrak, amatöre çıktı böyle oldu. Siz asıl şuna bakınız, 'Yönettiği maçtaki takım beğenmemiş, istemiyordur'. 'Kara listeye alınmıştır', asıl konu bu. Bunu düşündünüz mü? Aklınıza geliyor mu hiç? Her şey değişti işte bu mevzu, hiç değişmedi. 'Beğenmediler mi, eğer hakemine güveniyorsan inadına, alayına isyan onların maçına bir daha vereceksin'. Melek Dakan kadın hakemimiz, FİFA. Gidiyor, geliyor maçlarına. Sessiz, sedasız. Amatöre de çıkyor. Maşallah, nazar değmez inşallah. 'Çekirdeksiz üzüm gibi yer gibi' maçını yönetti, yönetiyor. Peki, bundan haberiniz var mı? Zaten canım ülkemde, beceriksiz, liyakatsiz, adaletsiz, torpilli hakemler öne çıkar. Daha da ünlü (!) olur. En büyük adaletsizlik de bu değil mi? Kıralım bu zinciri, hep birlikte. Önce insan, önce adalet, gerisi de teferruat. Cumhuriyet'e borcumuz var, güzel ülkemiz için çalışmaya, düşünmeye devam edelim. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Türkiye. Kutlu olsun, mutlu, huzurlu maçlara, liglere, adil hakemlere ve de yönetimlere futbolculara. Her ligde ama, sadece süperde değil.