25 Ekim’ Pazar günü yapılan kongrede 408 oy alarak il başkanlığına seçilen Çağatay Güç, artık İzmir örgütünün yeniden il başkanı. Ancak kongreden çıkan sonuç, beraberinde bir soruyu daha akla getiriyor. Güç, yalnızca kendisine destek verenleri değil, oluşturduğu listeyle itiraz edenleri de aynı çatı altında toplayabilecek mi?
İl yönetim listesi üzerine yaşanan tartışmalar, özellikle Karşıyaka ve Karabağlar örgütlerinden yükselen tepkiler, kongrenin ardından parti içinde çözülmesi gereken bir mesele olduğunun göstergesi. İl başkanının seçilmiş olması, örgütün bütün kesimlerinin yeni yönetimi benimsediği anlamına gelmez.
İl başkanı Çağatay Güç’e bu konuda önemli bir sorumluluk düşüyor. Listeye itiraz eden, tepki veren ilçeleri ya da üyeleri kucaklayıp gönüllerini alacak mı? Öyle ya slogan ne ‘Birleşe birleşe kazanacağız.’ Yoksa bu slogan ‘Bölüne bölüne yok olacağız’a döner.
Siyasi partilerde yönetim listeleri bir ilçeyi, bir grubu, bir siyasi yaklaşımı ya da yıllardır emek veren kadroları temsil edebilir. Bu nedenle listeler hazırlanırken yapılan tercihler, örgüt tabanında doğrudan karşılık bulur.
Karşıyaka ve Karabağlar örgütlerinin listeye yönelik tepkileri de bu çerçevede ele alınmalı. Eğer parti içinde temsil edilmediğini düşünen kesimler varsa, bunun nedenleri açıklanmalı ve itirazlar görmezden gelinmemeli. Özellikle Karabağlar ilçesinde ön seçimde Aziz Kocaoğlu’nun, Çağatay Güç’e fark atarak sandıktan çıkması sebebiyle listelerde Karabağlar’dan hiçbir üyenin yazılmadığı Karabağlar’dan intikam alındığı yönünde değerlendiriliyor. Bugün bir yönetim listesi üzerinden dile getirilen itirazlar dikkate alınmadığında, yarın toplantılara katılımda, saha çalışmalarında ve seçim çalışmalarına olumsuz etki yaratabilir. Bir partinin il yönetimi, yalnızca listede yer alan isimlerden oluşmaz. O yönetimin gerçek gücü, listede bulunmayanların da parti çalışmasına ne ölçüde katılabildiğiyle ölçülür.
Kongre sürecinde Karşıyaka örgütünün İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’a yönelik tepkisini elbette bütün ilçenin ortak görüşü gibi değerlendirmek doğru olmaz. Ancak dile getirilen itirazların nedenlerini anlamak, il yönetiminin görevidir. Siyasette eleştiriyi bastırmak yerine dinlemek, sorunları büyümeden çözmenin ilk adımı olmalıdır.
Çağatay Güç’ün 408 oyla seçilmesi, kongrede aldığı desteği ortaya koyuyor. Fakat bu sonuç, örgüt içindeki bütün tartışmaların sona erdiğini göstermez. Karabağlar'ın itirazı duyulmaz, Karşıyaka'daki rahatsızlığın nedenleri konuşulmaz ve örgütün farklı kesimleriyle sağlıklı bir diyalog kurulmazsa, kongrede elde edilen sonuç parti içindeki sorunları çözmeye yetmeyebilir.
Siyasette çoğunluğu elde etmek bir başlangıçtır. O çoğunluğu kapsayıcı bir yönetime dönüştürmek ise ayrı bir beceri ve sorumluluk gerektirir. Şimdi gözler Çağatay Güç’ün atacağı adımlarda. Çünkü siyasette liste yapmak kadar, o listenin dışında kalanlarla da yol yürüyebilmek önemlidir.
Çağatay Güç 408 oyla il başkanlığı koltuğuna oturdu. Şimdi önünde daha zor bir dönem var. Kongrede ortaya çıkan desteği, İzmir’in bütün ilçelerini kapsayan bir örgüt birlikteliğine dönüştürmek. Aksi takdirde kongre salonunda kapanan sandık, parti koridorlarında kapanmayan tartışmaların başlangıcı olarak hatırlanabilir.