
BİR HAYATA SIĞMAYAN HİKÂYE: BUSE KÖSEER
Yazarlığı, savunma sanayisindeki tasarım çalışmaları, girişimciliği, yöneticiliği ve gönüllülük faaliyetleriyle öne çıkan Buse Köseer, farklı disiplinleri bir araya getiren çok yönlü kariyeriyle dikkat çekiyor. İnsan hikâyelerini anlamaya yönelik yaklaşımını üretim ve dayanışmayla buluşturan Köseer, farklı alanlarda çalışmalarını sürdürüyor.
Medya ve iletişim, gazetecilik, çocuk gelişimi, psikolojik danışmanlık, işletme ve endüstriyel tasarım gibi alanlarla ilgilenen Köseer, eğitim birikimini farklı bakış açıları geliştirmek için değerlendiriyor. İnsan davranışlarını anlama merakı ile teknik ve yaratıcı çözümler üretme yaklaşımı, mesleki çalışmalarının ortak noktalarını oluşturuyor.
Kelimelerin ardındaki insan
Türkiye Aktüel’de yayımlanan köşe yazılarında psikoloji, felsefe, edebiyat ve toplumsal meseleleri ele alan Köseer; duygular, ilişkiler ve bireysel çatışmalar üzerinden insanın iç dünyasına odaklanıyor. Gerçek yaşamdan beslenen hikâyeleri kişilerin mahremiyetini gözeterek yazılarına taşıyor. Okuyucularını kendi yaşamlarını sorgulamaya davet eden anlatımı, bireysel deneyimlerle toplumsal farkındalık arasında bağ kurmayı amaçlıyor.
Dayanışmanın içinde bir yolculuk
Köseer’in çalışmalarında LÖSEV bünyesindeki gönüllülük faaliyetleri de önemli yer tutuyor. Lösemiyle mücadele eden bireylere ve ailelerine destek olmayı amaçlayan yardım ve dayanışma çalışmalarına katkı sunuyor. İnsan odaklı yaklaşımını gönüllülükle birleştiren Köseer, zor dönemlerden geçen kişilerin yanında olmayı önemsiyor.
Tasarımdan iş dünyasına
Savunma sanayisinde tasarım çalışmaları yürüten Köseer, teknik gereklilikleri, işlevselliği ve yaratıcılığı bir araya getiren projelerde yer alıyor. Web sitesi ve moda tasarımı alanlarıyla da ilgilenerek farklı sektörlere danışmanlık desteği sunuyor. Ayrıca BCI Industry bünyesinde yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıyor; üretim, planlama ve yönetim sorumluluklarını bir arada yürütüyor.
Ödülle taçlanan yazarlık ve yeni roman
Köseer, 25 Temmuz 2025’te İstanbul Dedeman Hotel’de düzenlenen 9. International Quality Awards Gala gecesinde “Yılın Başarılı Genç Kadın Yazarı” ödülünü aldı. Bu ödül, yazarlık yolculuğundaki önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Üzerinde çalıştığı romanında ise insanların görünmeyen mücadelelerini, kırılma noktalarını, duygusal çatışmalarını ve yeniden başlama çabalarını ele alıyor. Okuyucuyu karakterlerin yaşamları üzerinden insan davranışlarının ardındaki nedenleri düşünmeye davet eden eser, Köseer’in insan hikâyelerine duyduğu ilgiyi edebiyatla buluşturuyor.
Yazarlık, tasarım, danışmanlık, yöneticilik ve gönüllülük çalışmalarını aynı yolculukta buluşturan Buse Köseer, başarıyı tek bir unvanla sınırlamıyor. Farklı alanlarda öğrenmeye, üretmeye ve insanlara katkı sunmaya devam eden Köseer’in hikâyesi, çok yönlü bir yaşamın farklı deneyimlerle nasıl şekillenebileceğini ortaya koyuyor.

DEMET ENSARİ ŞAYLI, SAĞLIK TURİZMİNİN GELECEĞİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARDA VE ÜNİVERSİTE BULUŞMASINDA YER ALDI
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü (USTE) Danışma Kurulu Üyesi Dr. Fzt. Demet Ensari Şaylı, sağlık turizminin gelişimine katkı sunan çalışmalarda ve üniversite öğrencileriyle gerçekleştirilen eğitim buluşmasında yer alarak mesleki deneyimlerini sektörün farklı paydaşlarıyla paylaştı.
USHAŞ tarafından “Türkiye’nin Küresel Sağlık Vizyonu: Ortak Akıl, İş Birliği ve Yol Haritası” temasıyla düzenlenen Ortak Akıl Çalıştayı’na USTE adına katılım sağlayan Dr. Fzt. Demet Ensari Şaylı, Türkiye’nin sağlık turizmindeki geleceğinin ele alındığı çalışmalarda aktif rol üstlendi. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci’nin katılımıyla ve USHAŞ Genel Müdürü Av. Serdar Şenol’un öncülüğünde gerçekleştirilen çalıştayda kamu ve özel sektör temsilcileri ile sektör paydaşları bir araya geldi.
On iki ayrı çalışma grubu ve üç oturum kapsamında yürütülen değerlendirmelerde, USTE Başkanı Dr. Fatih Seyran ile USTE Danışma Kurulu Üyesi Dr. Fzt. Demet Ensari Şaylı, masa sözcüsü olarak üç ayrı sunum gerçekleştirdi. Çalışma gruplarının değerlendirme ve önerilerinin katılımcılara aktarıldığı organizasyonda, Türkiye’nin sağlık altyapısının, nitelikli insan kaynağının ve hizmet sunum kapasitesinin uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşınması üzerinde duruldu. Çalıştay, sağlık turizminde kamu ve özel sektör iş birliklerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir yol haritası oluşturulması açısından önem taşıdı.
Dr. Fzt. Demet Ensari Şaylı’nın bir diğer buluşması ise Alanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileriyle gerçekleşti. Sağlık Turizmi İşletmeciliği dersine konuk olan Şaylı, sağlık turizmi ile fizyoterapi alanlarının önemini, mesleki deneyimlerini ve sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerini öğrencilerle paylaştı. Verimli ve etkileşimli geçen ders, öğrencilerin sağlık turizmi sektörünü daha yakından tanımalarına ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayan bir buluşma oldu.
Hem sektörel iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarda hem de üniversite düzeyindeki eğitim faaliyetlerinde yer alan Demet Ensari Şaylı, sağlık turizminin geleceğine ilişkin bilgi ve deneyim paylaşımının önemini ortaya koydu. Bu çalışmalar, Türkiye’nin uluslararası sağlık turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve geleceğin sağlık profesyonellerinin sektöre hazırlanması açısından değer taşıyor.

DURSUN KARAKAYA, OYUNCULUKTA EĞİTİMİ VE SAHA DENEYİMİNİ BİR ARAYA GETİRİYOR
5 Temmuz 1994’te Giresun’da dünyaya gelen oyuncu Dursun Karakaya, profesyonel oyunculuk kariyerine Ağustos 2023’te İstanbul’da figüranlık yaparak adım attı. Çalışmalarını bağımsız olarak sürdüren Karakaya, oyunculuk alanındaki gelişimini aldığı eğitimler, set deneyimleri ve kendi projeleriyle destekliyor. Mesleki yaklaşımını “Her Rolde Yeni Bir Hayat” ve “Her Rolde Cesur Ol, Arkanda İz Bırak” anlayışıyla şekillendiriyor.
Oyunculuk eğitimine 2013 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursu’nda aldığı Uygulamalı Tiyatro Eğitimi ile başlayan Karakaya, 2026 yılında Hypers Acting Academy Online Oyunculuk Eğitimi, Neo Skola’da Tilbe Saran ile Role Hazırlanmak Eğitimi ve Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde MEB onaylı Temel Oyunculuk eğitimlerini tamamladı. Bu süreçte kamera önü oyunculuğu, beden dili ve hitabet alanlarında kendisini geliştirdi.
Eğitim çalışmalarını farklı atölyelerle de destekleyen Karakaya, film festivallerinin düzenlediği etkinliklere katıldı. TRT 12 Punto kapsamında gerçekleştirilen Asghar Farhadi ve Cristi Puiu gibi uluslararası sinema dünyasının önemli isimlerine ait atölye ve masterclass çalışmalarında yer aldı. Bu deneyimler, oyunculuğa farklı perspektiflerden yaklaşmasına katkı sağladı.
Karakaya, Aile, Kardelenler ve Düğün Şarkıcısı gibi projelerde kamera karşısına geçti. Oyunculuk çalışmalarının yanı sıra yeni projeler üzerinde de çalışan Karakaya’nın hazırlıkları devam eden “Ustalardan Kadraja” adlı bir film projesi bulunuyor. Ayrıca oyunculuk odaklı “Dursun ile Rol Masası” programının hazırlıklarında sona yaklaşıldı. Programın ilk konuğuyla çekimlere yakında başlanması planlanıyor.
Oyunculuk yolculuğunda eğitimin yanı sıra sektörel iletişime ve aktif katılıma da önem veren Karakaya, oyuncu adaylarına eğitimlerini tamamladıktan sonra beklemek yerine sahada deneyim kazanmalarını öneriyor. Film festivalleri, ödül törenleri ve sektörel etkinliklere katılmanın mesleki çevre edinmek açısından önemli olduğunu belirten oyuncu, kendi kariyerinde de bu yaklaşımı benimsediğini ifade ediyor. Bu sayede sektörde yeni bağlantılar kurduğunu, referanslarını güçlendirdiğini ve hedeflediği menajerlerle tanışma fırsatı yakaladığını dile getiriyor.
Oyunculuk kariyerini bağımsız projeler ve yeni üretimlerle geliştirmeyi hedefleyen Dursun Karakaya, kamera önü deneyimini farklı çalışmalarla birleştirerek mesleki yolculuğunu sürdürüyor.

JÜLİDE İSHAKOĞLU: HABER MERKEZİNDEN EKRANLARA UZANAN ÇOK YÖNLÜ BİR KARİYER
Medya dünyasında editörlükten sunuculuğa, dış politika analizinden medya danışmanlığına uzanan kariyeriyle dikkat çeken Jülide İshakoğlu, mesleki birikimi, güçlü iletişimi ve kendine özgü çalışma tarzıyla öne çıkıyor. Haber merkezinde edindiği deneyimi ekranlara taşıyan İshakoğlu, bugün Ulusal Kanal’da sunduğu gece bültenleriyle izleyici karşısına çıkıyor.
Medya sektörüne Haberler.com’da gündem editörü olarak adım atan Jülide İshakoğlu, ilk sunuculuk deneyimlerini de kurumun dijital yayın platformlarında kazandı. Ardından Turkuvaz Medya bünyesinde dış haberler ve dış politika editörü olarak görev yaptı. Daha sonra Sabah’ın sosyal medya platformlarında sunuculuğa başlayan İshakoğlu, editörlük ve sunuculuğu bir arada yürüterek haber üretiminin farklı aşamalarında deneyim kazandı.
Bir dönem medyaya ara veren İshakoğlu, StartupCentrum’da medya yöneticisi olarak görev aldı. Şirketin iş birliği yaptığı büyük firmalara medya danışmanlığı sundu; basın ilişkileri, etkinlik ve organizasyon yönetimi ile medya süreçlerinin koordinasyonu gibi alanlarda sorumluluk üstlendi. Bu süreçte Başkent İletişim’de spikerlik ve sunuculuk eğitimi de alarak mesleki gelişimini sürdürdü.
Medyadan uzun süre uzak kalamayan İshakoğlu, kısa bir aranın ardından yeniden sektöre döndü. Şu anda Ulusal Kanal’da gece bültenlerini sunan başarılı isim, haber merkezinden yetişmiş olmanın avantajıyla yayın hazırlığı ve sunum süreçlerine hâkim bir profil çiziyor. Spikerlik ve moderatörlüğün yanı sıra etkinlik ve organizasyonlarda sahne sunuculuğu da yaparak farklı platformlarda izleyici ve katılımcılarla buluşuyor.
İshakoğlu’nun mesleki uzmanlık alanının merkezinde dış politika yer alıyor. Özellikle Avrupa ve ABD dış politikası üzerine çalışan İshakoğlu, son bir yılda araştırma ve çalışma alanını Orta Doğu’ya da genişletti. Geçmişte sömürge tarihi üzerine yürüttüğü çalışmalar ise tarihsel perspektifini güçlendiren önemli bir birikim oluşturuyor.
Çok yönlü mesleki deneyimini özgün projeler, vizyoner yaklaşım ve güçlü iletişim becerileriyle birleştiren Jülide İshakoğlu, pozitif enerjisi, ekran ışığı ve zarafetiyle de dikkat çekiyor. Editörlükten canlı yayın sunuculuğuna uzanan kariyeri, onun medyayı yalnızca ekran önünden değil, haberin mutfağından da tanıyan isimlerden biri olduğunu ortaya koyuyor.

MEHMET DAŞGELDİ, KAYSERİ GASTRONOMİSİNE KAZANDIRDIĞI YENİLİKLERLE DİKKAT ÇEKİYOR
Kayseri’de doğup büyüyen Mehmet Daşgeldi, gastronomi alanındaki mesleki deneyimini farklı şehirlerde ve seçkin işletmelerde geliştirerek mutfak dünyasında kendine özgü bir kariyer oluşturdu. Nevşehir’de beş yıldızlı bir otelde başlayan meslek yolculuğunu Antalya ve Kıbrıs’ta edindiği deneyimlerle zenginleştiren Daşgeldi, ilerleyen yıllarda memleketi Kayseri’ye dönerek önemli projelere imza attı.
Eğitim hayatını Kayseri’de tamamlayan Mehmet Daşgeldi, mesleki kariyerinin ilk yıllarından itibaren kendisini geliştirmeye ve farklı mutfak kültürlerini tanımaya odaklandı. Antalya ve Kıbrıs’ta uzun süre çalışarak edindiği bilgi ve birikimi, Kayseri’ye dönüşünün ardından hayata geçirdiği projelere taşıdı. Yenilikçi yaklaşımıyla kentte gastronomi alanında farklı bir bakış açısı ortaya koyan Daşgeldi, gerçekleştirdiği girişimlerle yerel işletmecilere de örnek oldu.
Kayseri’de hayata geçirdiği projelerle gastronomi kültürüne farklı tatlar ve deneyimler kazandıran Mehmet Daşgeldi, kente suşiyi tanıtan isimlerden biri olarak da anılıyor. Geleneksel mutfağıyla öne çıkan Kayseri’de farklı dünya mutfaklarının tanınmasına katkı sunan Daşgeldi, yenilikçi girişimleriyle şehrin gastronomi anlayışının çeşitlenmesinde rol oynadı. Dünyada ikinci, Türkiye’de ise ilk olduğunu belirttiği restoran konseptiyle de dikkat çeken Daşgeldi, memleketinin yeme içme kültürüne katkı sunmayı hedefleyen çalışmalarıyla öne çıktı.
Kayseri’deki çalışmalarının ardından İstanbul’a yönelen Daşgeldi, beş yıldızlı bir otelde mutfak şefi olarak görev almaya başladı. Yaklaşık altı yıldır İstanbul’da mesleki çalışmalarını sürdüren deneyimli şef, günümüzde farklı işletmelerin mutfak danışmanlığını da üstlenerek bilgi ve tecrübesini çeşitli projelere aktarıyor.
Mehmet Daşgeldi’nin Kayseri gastronomisine katkıları, kentin mutfak kültürünün gelişim sürecinde yenilikçi girişimlerin ve farklı lezzetlerin önemini de ortaya koyuyor. Kayseri’nin köklü yemek mirasına duyduğu bağlılığı yeni tatlara ve projelere açık bir anlayışla birleştiren Daşgeldi, gastronomi alanında emek veren isimlerin katkılarının birlikte değerlendirilmesinin önemini hatırlatıyor.
Mesleki yeteneklerini çok yönlü birikimiyle birleştiren Daşgeldi; kendine özgü çalışma tarzı, özgün proje fikirleri, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle dikkat çekiyor. Kayseri’den Antalya ve Kıbrıs’a, oradan İstanbul’a uzanan kariyerinde edindiği deneyimleri yeni projelere taşıyan şef, gastronomi sektöründeki çalışmalarını mutfak şefliği ve danışmanlık faaliyetleriyle sürdürüyor.

KALİTE, ÇEVRE VE İŞ GÜVENLİĞİNİ BİR ARAYA GETİREN KADIN MÜHENDİS: MERVE ÇÖRÜ
Teknik alanlarda başarılı bir kadın mühendis: Merve Çörü
Çevre mühendisliği eğitimi ve on yılı aşkın mesleki deneyimiyle kalite yönetimi, çevre yönetimi ve iş sağlığı ve güvenliği alanlarında çalışmalarını sürdüren Merve Çörü, teknik uzmanlığını insan odaklı ve sürdürülebilir bir çalışma anlayışıyla birleştiriyor. Farklı sektörlerde edindiği deneyimle öne çıkan Çörü, çalışma hayatında kalite standartlarının geliştirilmesi, çevresel sorumlulukların yerine getirilmesi ve güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasına yönelik uygulamalara önem veriyor.
İş güvenliğinde önleyici yaklaşımın önemini vurguluyor
İş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca mevzuat gerekliliklerini yerine getirmekten ibaret olmadığını belirten mesleki yaklaşım, risklerin henüz ortaya çıkmadan tespit edilmesini, çalışanların bilinçlendirilmesini ve iş yerlerinde kalıcı bir güvenlik kültürü oluşturulmasını esas alıyor.
Risk değerlendirmeleri, saha denetimleri, çalışan eğitimleri ve önleyici faaliyetler; iş kazalarının önlenmesi ve güvenli çalışma koşullarının sürdürülebilir hâle getirilmesi açısından önem taşıyor. Bu yaklaşım, iş güvenliğinin günlük çalışma hayatının doğal bir parçası olarak benimsenmesini hedefliyor.
İş güvenliği ve kalite yönetiminde kadın mühendislerin rolü
Teknik uzmanlık gerektiren alanlarda kadınların bilgi, deneyim ve yönetsel becerileriyle önemli katkılar sunabildiğine dikkat çeken Çörü’nün mesleki yolculuğu; mühendislik disiplininin, sürekli gelişimin ve farklı sektörlerde kazanılan deneyimin önemini ortaya koyuyor.
Kalite yönetimi ile iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinin birbirini tamamladığına işaret eden bu yaklaşımda, sistemli çalışma, süreçlerin iyileştirilmesi, risklerin yönetilmesi ve çalışan farkındalığının artırılması temel unsurlar arasında yer alıyor.
Kadın mühendislerden iş dünyasına güçlü bir katkı
Günümüz iş dünyasında mühendislerin rolü yalnızca teknik sorunları çözmekle sınırlı kalmıyor. Merve Çörü’nün mesleki yaklaşımı da bu alanları ortak bir perspektifte değerlendirmeye dayanıyor. Kadın mühendislerin teknik bilgi ve mesleki deneyimleriyle iş dünyasının gelişimine katkı sunmaya devam ettiği günümüzde, kalite, çevre ve iş güvenliğini birlikte ele alan uzmanlık anlayışı sürdürülebilir çalışma kültürünün geliştirilmesi açısından önem taşıyor.

NAZLICAN BERBER, EDEBİYAT VE PSİKOLOJİYİ BİR ARAYA GETİREN ÇOK YÖNLÜ BİR İSİM
Edebiyatın farklı türlerinde kaleme aldığı eserleri, yayımlanan öyküleri ve bilim kurgu alanındaki yeni projesiyle dikkat çeken Nazlıcan Berber, yazarlık çalışmalarını akademik eğitimiyle birlikte sürdürüyor. Kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri ve çok yönlü birikimiyle öne çıkan Berber, edebiyat yolculuğunda yeni eserler üretmeye devam ediyor.
20 Mayıs 2000 tarihinde İstanbul Bakırköy’de doğan Nazlıcan Berber, Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. Eğitimine Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde ikinci lisans öğrenimiyle devam eden Berber, insanı ve toplumu farklı açılardan ele alan akademik birikimini edebiyat çalışmalarına da yansıtıyor.
Edebiyat ve kurguya erken yaşlarda ilgi duymaya başlayan Berber; öykü, roman, şiir, deneme, tiyatro skeci ve sinopsis gibi farklı türlerde metinler kaleme alıyor. Bir dönem Sakarya’da Hendek Gazetesi ve Sakarya İl Akşam bünyesinde köşe yazarlığı yapan Berber, tiyatro alanında da deneyim kazandı. Kaleme aldığı bir skecin Sakarya AKM sahnesinde sergilenmesiyle oyuncu olarak da sahneye çıkan yazar, üretim alanlarını çeşitlendiren çalışmalarıyla dikkat çekti.
Öyküleri başta OT Dergisi olmak üzere çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlanan Nazlıcan Berber’in Ölümcül Ritüel - Görvels Kasabası adlı basılı bir romanı bulunuyor. Fantastik ve kurgu dünyasına yönelik ilgisini yeni çalışmalarla geliştiren yazar, ikinci romanı Beelzebub adlı bilim kurgu projesi üzerinde çalışmayı sürdürüyor.
Yazarlık, akademik eğitim ve yaratıcı üretimi bir arada yürüten Berber; vizyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve kendine özgü duruşuyla da ilgi görüyor. Farklı türlerde üretim yapma isteği ve özgün projeleriyle edebiyat alanındaki çalışmalarını geliştirmeyi hedefleyen Nazlıcan Berber, yeni romanıyla okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

SARAH BORA’DAN TÜRKÇE POP MÜZİĞE YENİ BİR ADIM: “BİLİYORUM”
Almanya ve Türkiye arasında uzanan sanat kariyeriyle dikkat çeken Sarah Bora, yeni Türkçe pop şarkısı “Biliyorum” ile müzikseverlerle buluştu. 23 Ekim 2026’da yayımlanan şarkı, sanatçının Türkçe müzik alanındaki kariyerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Şarkıcı, oyuncu, televizyon sunucusu ve yazar kimlikleriyle tanınan Sarah Bora, Almanya eğlence sektöründeki çalışmalarıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Ünlü Alman-Türk rap sanatçısı Eko Fresh’in eşi olan Bora, televizyon ve müzik projelerinin yanı sıra kişisel hikâyelerinden beslenen sanatsal çalışmalarıyla da öne çıkıyor. Almanya’nın Köln kentinde, Polonya kökenli bir ailede büyüyen sanatçı, farklı kültürlerin bir araya geldiği yaşam deneyimini kariyerine yansıtıyor.
Sarah Bora’nın yeni çalışması “Biliyorum”, değişen bir ilişkinin farkına varılmasına rağmen duygusal bağın devam etmesini konu alıyor. İlişkinin dönüşümü, kabullenme ve geride bırakılamayan duygular etrafında şekillenen şarkı, dinleyiciyi tanıdık bir duygusal hikâyenin içine davet ediyor. Söz, beste ve prodüksiyonu Umut Timur’a ait olan eser, modern Türkçe pop altyapısı, melodik yapısı ve akılda kalıcı nakaratıyla dikkat çekiyor. Bora’nın vokal yorumuyla hayat bulan çalışma, duygusal anlatımı çağdaş pop sound’uyla birleştiriyor.
Sanatçının önceki çalışmalarında da kişisel deneyimler önemli bir yer tutuyor. “Kämpferin” adlı şarkısı ve aynı adı taşıyan kitabıyla kadınların güçlenmesi, zorluklarla mücadele etmesi ve yeniden ayağa kalkması gibi temaları gündeme taşıyan Bora, müzik ve televizyon çalışmalarını farklı projelerle geliştirmeyi sürdürüyor. VOX, RTL ve ZDF ekranlarında yayımlanan yapımlarda yer alan sanatçı, 2025–2026 döneminde “Power of Love” programının sunuculuğunu da üstlendi.
Sarah Bora’nın Türkiye’deki oyunculuk kariyerini genişletmeye hazırlanması, “Biliyorum”un sanatçının Türkiye ile kurduğu bağı güçlendiren çalışmalarından biri olmasını sağlıyor. Dijital platformlar ve sosyal medya odaklı tanıtım çalışmalarıyla dinleyicilere ulaşması hedeflenen şarkı, Bora’nın çok yönlü sanat yolculuğunda Türkçe müziğe yaptığı yeni bir katkı olarak öne çıkıyor.
Şarkıyı dinlemek için: https://youtu.be/qdgmvrAstNE?si=hnlZkLISYY4GCIBc
Instagram: https://www.instagram.com/sarah.bora.official/