Her yaz öncesi büyük planlar yapıp, sonunda sahilde pareoya bol bol tişörtlere sığınanlar burada mı? Buradaysanız başlıyoruz efenim…

Bahar aylarının gelişiyle birlikte doğa uyanırken biz de aynaların karşısında iç geçirmeye başlıyoruz. “Bu yaz kesin fit olacağım!” cümlesini bir kez daha kendimize fısıldıyor, diyete başlama planları yapıyoruz. Ama işte gelin görün ki yaz geldi, biz hala kış modunda… Spor salonuna kaydolundu mu? Evet. Diyet listeleri indirildi mi? Tabii ki. Ama gelin görün ki her şey planlandığı gibi gitmiyor! Evdeki hesaplar inanın bikinilerin içine sığmıyor.

Diyet yapmaya karar veren her insanın en sevdiği gün pazartesi. Gerçekten anlamam bu durum niye böyle ama yapacak da bir şeyimiz yok… Her hafta geliyor pazartesi, ama işte ‘o pazartesi’ değil. Pazartesi diyete başlanır, salı günü hafif bir kaçamak yapılır, çarşamba “Bugün çok stresliyim” bahanesiyle tatlı yenir, perşembe "Hafta sonu geliyor zaten" diye rahatlanır, cuma günü ise "Pazartesi kesin başlıyorum" denilerek yeni bir döngüye girilir.

Bu süreçte yakın çevremiz de sağ olsun, büyük destek olur(!). Annenin “Bir tabaktan bir şey olmaz” diyerek uzattığı dolmalar, arkadaşın “Ne diyeti ya, yaz gelmiş, tadını çıkar” diyerek önümüze koyduğu tatlılar… Bir yanda iç sesimiz, diğer yanda sosyal hayatın cazibesi arasında sıkışıp kalırız.

Bu süreçte spor salonları da boşuna umutlanmasın. Büyük bir motivasyonla “Bu sefer kesin spora başlıyorum” diyerek alınan spor kıyafetleri, sadece evde giyilmekle yetinir. Çünkü spora gitmek kolay değildir. İlk gün hevesle koşu bandına çıkılır, ikinci gün bacaklar isyan eder, üçüncü gün "Bugün dinlenmem lazım" diye bir bahane uydurulur ve dördüncü gün spor salonunun kapısı bile hatırlanmaz.

Tabii ki bu süreçte “Evde spor yaparım” diyenler de var, ben en çok onlara üzülüyorum. Youtube’dan açılan egzersiz videoları, ilk iki dakika içinde “Bir su içip geliyorum” bahanesiyle durdurulur. O su içilirken de genellikle “Bugünlük yeter” kararı verilir. Zaten sonuç ortada: Halıya düşen tek şey ter değil, motivasyon…
Ve işte beklenen an: Yaz tatili geldi çattı! Dolap açılıyor, bikiniler ve mayolar gözden geçiriliyor. Ama ayna karşısında geçirilen o birkaç dakika, itiraf edelim ki hayal kırıklıklarıyla dolu. Çünkü geçen yazdan bu yana değişen tek şey, modaya uygun yeni bikini modelleri.

Deniz kenarında dondurmayla poz vermek de kumlarda yayılarak güneşlenmek de hayatın tadını çıkarmaktır! Kilo veririz vermeyiz, fit oluruz olmayız ama en önemlisi kendimizden keyif almak. Çünkü unutmayın, yaz bir şekilde gelir ama en büyük mesele, ruhunuzu hep hafif tutmak! Ne de olsa biz gerisinin üstesinden bir şekilde geliriz…

Hepinize iyi gelecek mevsimler dilerim. Bu yaz, sizin yazınız olsun!