Yaz akşamlarının keyfi malum… Balkon sohbetleri, açık camlar, serin rüzgâr… Ama tam rahatladık derken o tanıdık ses: “vızzzz…” Sivrisinek sezonu açılmış demektir. Sivrisineklerden korunmak için ilk akla gelen genelde spreyler ve kimyasallar oluyor. Oysa evde uygulanabilecek bazı basit ve doğal yöntemlerle de işi biraz kolaylaştırmak mümkün.

Öncelikle sivrisineklerin en sevdiği şeylerden biri durgun sudur. Balkon tabağında biriken su, açık kovalar, uzun süre bekleyen suluklar onların adeta davetiyesi olabilir. Ev çevresinde su birikintilerini azaltmak işe yarayabilir. Bir diğer küçük ama etkili alışkanlık ise akşam saatlerinde ortamı serin tutmak. Sivrisinekler sıcak ve hareketsiz havayı sever. Hafif çalışan bir vantilatör bile onların uçuşunu zorlaştırabilir. Doğal kokular konusunda da yıllardır kullanılan yöntemler var. Limon, lavanta, nane ve citronella (limon otu) kokuları bazı kişilerde sivrisinekleri uzak tutmaya yardımcı olabilir. Ancak her doğal ürün herkes için aynı etkiyi göstermeyebilir; özellikle cilde doğrudan sürülecek ürünlerde dikkatli olmak gerekir.

Giyim de küçümsenmemeli. Açık renkli, ince ama vücudu örten kıyafetler akşam saatlerinde biraz daha rahat ettirebilir. Bir de halk arasında çok bilinen bir yanlış var: “Tatlı yedim, sivrisinek beni daha çok ısırıyor.” Bunun net bir kuralı yok. Ama vücut ısısı, ter ve kişisel koku farklılıkları gerçekten etkili olabiliyor. Yazın amacı kaşınmak değil, keyif yapmak. Birkaç küçük önlemle akşam çayını sivrisineklere kaptırmadan geçirmek mümkün. Herkese bol esintili, az vızıltılı bir yaz diliyorum.