İFAB futbol oyun kurallarını belirler. FİFA yayınlar, dağıtır. UEFA tavsiye eder, değişiklik isteğini önerir. Futbolda Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (IFAB) tarafından belirlenen toplam 17 kural vardır. Hani ulvi sözler hep mezarlıkta, cenaze aracında ya da cami avlusunda yer alır ya. Oysa hakem odalarına, yönetmeliklere kural kitabına gizli reklam gibi konmalıdır. Her açışta, her maçtan önce okunmalı. Belki anca anlaşılır. Sayfanın altında üstünde yer almalıdır, hatta kuralın açılımının yanında. Belki dank eder. Kurallarda düzenleme diyorlar ya, ondan. Şöyle ki; Futbolun 17 Temel Kuralı; Kural 1; Oyun Alanı Yayıl yayılabildiğin kadar, unutma. 'Dün yediğin hurmalar bugün gözünü tırmalar'. Kural 2; Top, 'İki tür gazeteci var; palto tutanlar, kafa tutanlar. Ben kafa tutanlardanım - Okan Yüksel. Hakemliğe modifiye yaparsak bu da benim sözüm. İki tür hakem var; palto tutanlar, çanta taşıyanlar, iş bitirenler ve de alayına isyan eden burnunun dikine gidip her ne pahasına olursa olsun kararını uygulayan her maçı ilk ve son maçı olarak görenler. Ben ilkinden hiç olmadım. Bedeli olsa da ikincisi daha cazip, etik ve de ahlaki. Bilerek bu kurala ekledim, top yuvarlak olduğu için değil ortalık da dolaştığı için. Kural 3; Oyuncuların sayısı, 'Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste'. Kural 4; Oyuncuların Giysileri ve Gereçleri, Giysi tamam da rengi şekli önemli değil; 'Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok; nice elbiseler gördüm, içinde insan yok Mevlâna. Kural 5; Hakem 'Ar, namus, haya insanlığın şanındandır'. Kural 6: Diğer Maç Görevlileri, 'İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar'. Kural 7; Maçın Süresi, 'Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra komşunu hırsız çıkarma'. Kural 8; Oyunun Başlaması, 'Sütten çıkmış kaşık gibi ak olmak yetmez, kabın da temiz olması gerekir'. Kural 9; Topun oyunda ve de oyun dışı olması. 'Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'. Kural 10; Maçın Sonucu (Gol Atma), 'İnsanın yere bakanından, suyun sessiz akanından kork'. Kural 11: Ofsayt 'Yavuz hırsız ev sahibini bastırır' Hakem camiasının kendi içinde adalet yok ki. Kural 12; Fauller ve kötü davranışlar, 'Hadi gülüm yandan yandan biz korkmayız ondan bundan'. Kural 13; Serbest Vuruşlar Hiç kimse yaşattığını yaşamadan ölmez'. Kural 14: Penaltı Vuruşu; 'Allah doğru yoldan ayırmasın' bu da anneanne, babaanne sözü. Kural 15; Taç Atışı, 'İki günü aynı olan zarardadır'. Kural 16: Kale Vuruşu; 'Her karanlık gecenin bir aydınlık sabahı vardır', Kural 17; Köşe vuruşu (Korner); 'Sahadaki dört köşe yeterlidir, başka köşe gereksizdir'...
ERSOY, ZENGİN İLE SARIGÜN'E VEDA
Tırmalama sıfatına uysun, kafiyeli olsun diye hurma, seçilmiş. Yoksa hurmanın bir suçu, günahı yok. Gelişmeleri dikkatlice izliyoruz, suçları ispatlanana kadar beklemek gerek. Ateş ile duman deyip geçilmez. Bilgisine başvurulanlar da var. Yakın, uzak geçmişteki yazılarımıza bakarsanız, görürsünüz. Hakem hata, yanlışlıklarının en büyük sebebi şudur; 'Bu takıma kıyak yapmazsam, buna şirin görünmezsem bir daha maçlarına çıkamam'. Bir de 'Vermezlerse vermesinler hak yiyemem' diyeni de oldu. İlki devam etti, ikincisi doğrucu Davut dokuz köyden kovuldu. Hakem dünyasında bu daha fazladır. Sadece sahada değil, dışarıda da iş bitiren hakemler de oldu, haliyle. Hakemlikleriyle değil, torpille bir yere geldiler, getirildiler. İşe yerleştirilenler, toprak bulanlar falan filan. Ee haliyle sahada adil olmalarını bekler misiniz? Ali Tan'ın sınav kâğıdı olayı var mesela. 'Daha yüksek bekliyor'. Kontrol ediliyor aa bir de ne görsün kâğıt ona ait değil. Fi tarihinde sınavlardan tam puan alan arkadaşlar hakkıyla mı aldı acaba merak işte, klasmanları atladılar da. Hadi bakalım içimde kurt düştü. Kıskançlık değil, sorsan bilmez kuralları, sahada uygulayamıyor ki. 12.kural yerlerde, sürünüyor. Ama kâğıt üzerinde, benim üzerimde, mükemmel sonuç değil mi? Diyorum ki, şahsıma ait verilen sonuçlar oynama var mı? Merak işte. Üstünden epey zaman geçti. Rezalet yüzünden vefat edenlerimizi atlayamayalım, asıl orasıdır konumuz. Kuşadası'nın efsane kaptanı Şahap Dağıstan abim ile ayrı bir muhabbeti vardı. 1954'de gittiğimiz ilk dünya kupasında kadromuzda yer alan efsane isim Şükrü Ersoy kaptanımız. Güzel evlat Osman Sarıgün de vefat etti, Gümüşhane İl Hakemi. Amansız hastalığa yenik düştü. Bu kadar hengamenin içinde anlı şanlı genel merkez derneğimiz ne yapacak, çok merak ediyorum. Maddi ve manevi destek olması gerekmez, akıllarına gelir mi acaba? Koyun can derdinde demişler bir de böyle sözümüz var. Boşuna söylenmedi bu sözler. Eskiler diye başlar hani. Eski meski değil hala güncel, boşu boşuna söylememişler. Nevi şahsına münhasıran çok sevdiğim, güzel insan, Kahramanlar çocuğu, dobra insan, delikanlı adam Eşref Zengin abim, başkanım vefat etti. İzmir futboluna çok hizmetleri bulunan Futbol İl Temsilcisi Çetin Zengin (merhum) abimizin kardeşi, futbol hakemi Fırat'ın babası. Herkesten önce Eşref başkanımı tanıdım, rahmetle şükranla mekânları cennet olsun. Öyle bir yer ki futbol ve de hakem camiası, her türlü insan var. Zarar görmemek için kaçtıklarım da oldu, böyle sevdiklerim de. Yanılmadım, şükürler olsun. Bir elin beş parmağı da bir değil ki. Aday iken iyi incelemek gerek. Acaba dediklerim sıraya girdi, sanki. Sabah ola hayrola, kara gün de kararıp kalmaz, sevgi ve saygılarımla...