"Çok istiyorum… Ama hiç zamanım yok. O kadar yoğunum ki.”

Danışanım ne zaman egzersiz yapması gerektiğine karar verse, arkasından bu cümleleri sıralar. Zamansızlıktan yakınan danışanıma "peki, egzersiz yaparak zaman kazanacağınızı söylesem ne düşünürsünüz?" dedim.

Tebessüm etti; ardından bir değerlendirme yaptık. Egzersiz yaptığında hangi "zaman kaybettirici davranışların" biteceğini kendisi sıraladı, ben not aldım: Molalar, uzayan işler, bitkinlik, doktor ziyaretleri...

Sonuç şaşırtıcıydı: Her hafta, planladığı egzersizin 6 katı zaman kaybediyordu. Kısacası egzersiz, gününü sessizce tüketen görünmez zaman hırsızlarını ortadan kaldıracaktı, çalınan zamanını da geri alabilecekti. O gün karar verdi, egzersizlerine başladı.

Danışanımın yaşadıklarına bilimsel araştırmalar ne diyor ona bakalım:

1. En çok şikayet ettiği sürekli yorgunluktu: “İşe başlıyorum, 10 dakika sonra dinlenmek istiyorum” diyordu. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, düzenli egzersiz, gün boyu enerji seviyesini belirgin şekilde artırıyor. Egzersiz yoruyor gibi görünse de aslında bedenimizi enerji üretmeye teşvik ediyor.
2. "Anahtarları nereye koydum?” diye sürekli zaman kaybediyordu. Alzheimer’s Society UK’nin çalışmalarına göre, düzenli egzersiz beynin dikkat, hafıza ve problem çözme yeteneklerini güçlendiriyor. Beynin hafıza merkezi hipokampus, egzersizle büyüyor.
3. “Saatlerce yatakta dönüp duruyorum, sabah perişan kalkıyorum” diye anlatırdı. International Journal of Behavioral Nutrition’da yayınlanan araştırmalara göre, düzenli egzersiz derin ve dinlendirici uykuyu destekliyor. Uyku kalitesi arttıkça, sabahları zinde uyanılıyor.
4. “Bir şey yapmaya başladığımda stres yapıyorum, işi bırakıyorum” diyordu. Frontiers in Psychology’de yayınlanan çalışmalar, egzersizin stres hormonlarını dengelediğini, mutluluk hormonlarını artırdığını gösteriyor. Stres azalınca erteleme de azalıyor.
5. En somut zaman kazancı burada ortaya çıktı. EuropeanSociety of Cardiology’nin araştırmalarına göre, 60 yaş üstünde düzenli egzersiz yapanların kardiyovasküler hastalık riski azalıyor. UC San Diego’nun bulgularına göre ise, günlük adım sayısı arttıkça tip 2 diyabet riski azalıyor.
6. “Merdivenlerden inerken düşeceğim diye korkuyorum” diyordu. International Journal of Behavioral Nutrition’da yayınlanan analizlere göre, denge egzersizler düşme riskini yarı yarıya düşürebiliyor.
7. “Alışveriş torbalarını taşıyamıyorum, yardım gerekiyor ” diyordu. Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, basit direnç egzersizleri bile kasları güçlendirebiliyor, kemikleri koruyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi: Haftada 150 dakika orta tempolu aktivite, haftada 2 gün hafif güçlendirme ve düzenli denge egzersizleri. Günlük hesaplarsak 20-25 dakika.
Küçük adımlarla başladı. Önce evinin çevresinde 10 dakika yürüdü, televizyon izlerken basit hareketler yaptı.Her geçen gün egzersiz süresini artırdı. Şimdi haftanın beş günü düzenli egzersiz yapıyor.

Altı ay sonra, danışanımın uykusu düzeldi, anahtarlarını nereye koyduğunu hatırladı, işlerini ertelemedi ve en önemlisi doktor randevuları üç ayda bire indi. Artık merdivenlerden rahatça inebiliyor, kendi alışveriş torbalarını taşıyabiliyor.

Hala " zamanım yok" mu diyorsunuz? Bir kâğıt alın: Bir haftanızı düşünün: Yorgunluk nedeniyle ne kadar mola veriyorsunuz? Uyuyamadığınız geceler ne kadar zamanınızı alıyor? Doktor randevuları ne kadar sürüyor? Yavaş hareket ettiğiniz için işler ne kadar uzuyor?
Toplayın. Göreceksiniz: Egzersiz yapmamak, egzersiz yapmaktan çok daha fazla zaman alıyor.

Yarın değil, bugün başlayın.