Cumhuriyet Halk Partisi, kuruluşunun 101. yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken siyaset kulisleri bir tek soruya kilitlenmiş durumda: 15 Eylül’de mahkemeden nasıl bir karar çıkacak?
Ankara’da CHP Genel Merkezi, 15 Eylül öncesinde sessiz ama kritik bir hazırlık içinde. Kulislere yansıyanlar:
• Kayyum ve butlan senaryoları: Eğer mahkeme İstanbul İl Kongresi için “butlan” kararı verirse, kayyum süreci devreye girecek. Ankara, kayyum heyetini şekillendirecek isimler üzerinde şimdiden çalışıyor. Canpolat, Şimşek ve Güneş gibi Kılıçdaroğlu yanlısı isimlerin öne çıkacağı konuşuluyor.
• Özel’in zayıflayan pozisyonu: Genel merkeze yakın kulislerde, Özgür Özel’in karar alma sürecinde yanlışa düşme ihtimali sıkça dile getiriliyor. İstanbul ve İzmir’de dengelerin Özel aleyhine kayması, Ankara’daki stratejileri de etkiliyor.
• Kurultay sonrası rota: Mahkeme kararı sonrası kurultay takviminin sıfırlanması halinde, Ankara’daki plan “Kılıçdaroğlu’nun iradesini temsil edecek bir yönetim” üzerine kurgulanmış durumda.
İstanbul CHP kulisleri, partinin nabzını tutan en kritik alan. İşte öne çıkan detaylar:
• Gürsel Tekin’in kayyum rolü: Tekin geçici olarak atandı, ancak kulislerde bu atamanın Özel’in etkisini azaltacağı konuşuluyor. Tekin’in hareket alanı sınırlı, fakat İstanbul teşkilatı üzerindeki etkisi büyük.
• Butlan kararı senaryosu: Mahkeme, kurultayı geçersiz sayarsa, İstanbul İl Başkanlığı adeta yeniden inşa edilecek. Bu süreçte eski başkanların ve Kılıçdaroğlu yanlısı isimlerin söz sahibi olması bekleniyor.
• İzmir’den yansıyan etki: İstanbul’daki aktörler, İzmir’den gelen güç dengelerini de hesaba katıyor. Mahir Polat ve Sevda Kılıç gibi vekillerin ön plana çıkması, İstanbul kulislerinde “yeni dönemin belirleyici isimleri kim olacak?” tartışmalarını tetikliyor.
İzmir: Stratejik Kadro ve Dağınık Güçlerin Toplanması
İzmir, CHP açısından hem sembolleri hem de kadrolarıyla belirleyici bir şehir. Kulislerde öne çıkanlar:
• Güç merkezi değişiyor: Melih Şan, Kemal Karataş, Didem Gültekin ve Serdal Sandal, İzmir yönetiminde söz sahibi olacak. Özellikle Kemal Karataş’ın, “dağınık yapıyı toplama” yeteneği öne çıkıyor.
• Milletvekilleriyle sinerji: Mahir Polat ve Sevda Kılıç, Kılıçdaroğlu iradesiyle hareket eden vekiller olarak parti içinde güç kazanıyor. Bu durum, İzmir’in Ankara ve İstanbul’daki süreçlere dolaylı etkisini artırıyor.
• Kayyum ihtimali ve yerel yankılar: Eğer İstanbul’da kayyum atanırsa ve bu kayyum Kılıçdaroğlu yanlısı isimlerden oluşursa, İzmir’deki yönetimsel değişimler daha hızlı ve etkili olacak. Parti içi dengeler yeniden kurulurken, İzmir’in rolü Türkiye genelinde yansımalarını gösterecek.
Genel Değerlendirme
Kulislerdeki ortak kanaat: CHP, 15 Eylül’den sonra sessiz bir devrim yaşayabilir. Butlan kararı veya kayyum süreci, Özgür Özel’in etkisini azaltırken, Kılıçdaroğlu iradesine yakın kadrolar güç kazanacak. Ankara, İstanbul ve İzmir üçgeni bu değişimin sahne arkası koordinasyonunu sağlıyor.
• Ankara: Strateji merkezi, kayyum ve irade planları burada şekilleniyor.
• İstanbul: Kriz ve kontrol merkezi, kulislerin nabzı burada tutuluyor.
• İzmir: Yeni kadro ve güç dengeleri, Türkiye genelindeki yansımaları belirliyor.
Kulislerde sıkça söylenen bir cümleyle bitirelim:
“15 Eylül sonrası CHP, sahada değil, kulislerde ve Ankara-İstanbul-İzmir üçgeninde şekillenecek.”