Yavuz Turgul'un 2005 yılı yapımı Gönül Yarası'nda geçer. Şener Şen sorar 'Niye ağlıyorsun ?'. Meltem Cumbul cevaplar, 'Abi bu türküye ağlamak için Kürtçe bilmek mi gerek'. İnsan olmak gerek önce, adam olmak ve de hanımefendi olmak. Hatta düz olarak 'iyi insan olmak' şart. Tanısın veya tanımasın adından, ününden yararlanmak isteyenler çıkıyor, her alanda. Tanıdığını sanıp, paylaşıyor, yazıyor. Yine de sağ olsun. Yargılamak değil benimkisi. Bir arkadaş aradı, 'Sen Galatasaraylı değilsin ki'. Gökmen Özdenak, Gökmen abi. Özel ve güzel insan. Kıskançlık, kibir zerresi yoktu. Merhum, bizim Damlacıklı İzmirsporlu 'Taçsız Kral' Metin Oktay'ı çok severdi, sayardı. Egolar çok yükselince, daha ünlü olana kem gözle bakılır. Daha ünlüsü de alttan bakar ya. Galatasaray formasını yıllarca giyen iki rahmetli de böylelerinden değildi. Futbol oynadığı dönemleri bilirim, hatırlarım. Sonrasında da İzmir'e Altay, Karşıyaka, Göztepe'nin maçlarına gelirdi Galatasaray'ın kritiğini, maç yorumunu yazmak için. Basın tribününde, devre arasında gazeteye geliş gidişlerde laflardık. Başkaları gibi değildi, zerre kibiri, kasıntılığı yoktu. Antrenörlük, teknik direktörlük seminere gelmişti. Atatürk Stadı'nın dibindeki sporcu eğitim merkezinde. Bora Öztürk (merhum), Mehmet Özgül (Çilli Mehmet, merhum), Ali Kemal Denizci, Alpaslan Eratlı, Gökmen Özdenak ve birkaç isimle beraber fotoğraf çekmek için istedim. Tee 40 yıl önce filan. Unutulmaz, iyilikler, kötülükler. Kötülük demeyeyim de kötülükten, kötü beslenenler, kötü tavra yaslananlar, diyelim. Birlik ve beraberlik fotoğrafıydı beklediğim. Yan çizenler, küçümseyenler oldu. Elimde en basitinden bir fotoğraf makinesi. İşin peşini bırakmayan bir çömez, bir yıpratan Metin var. Kim kaçar, istemeyeni boş ver. Gökmen abi, gördü, hiç unutmam. 'Gel evlat ne istiyorsun' dedi. Kafamdaki fotoğrafa izin verdi, anlı şanlı adamlar. Kalp kırmadı, mutlu etti, meraklı bu çocuğu. Basılı arşivde vardır. Salonun önünde çimler vardı. Yüzükoyun uzandılar, önlerinde top. Kolay değil, bu pozu verdirmek ve de vermek. Harika poz ve fotoğraf. Dialar, karanlık banyodan çıktı, çok mutlu oldum. Anında göremezdik ki. Türkiye ve yurtdışı kalıbında çıktı. Teleksle geçildi, o zaman ki deyimle 'pabuç gibi' adımla, soyadımla, çıktı ertesi gün. Nasıl unuturum. Belki de. Klasik oturma fotoğrafı çeksem. Bu günleri göremezdim, yolumu açtın. Tek bir tavrınla. Allah gani gani rahmet eylesin Gökmen abi, mekânın cennet olsun. Bir söz, bir empati ne kadar değerli görüyorsunuz değil mi? Hakkını helal et abi, benden yana helali hoş olsun. Güzel atlara binip giden iyi insanlara, selam olsun...

İYİ İNSANLARA DENK GELESİNİZ...

İzmir'e tepeden bakan Kadifekale semtinden çocukluk, mahalle arkadaşım. 1 yıl önce doğsa da büyüğümdür, abimdir Tamer Teksin. Göztepe, Turgutlu Tukaşspor forması giydi, beden eğitimi öğretmenidir. Liyakatlidir, spordan da futboldan da insandan da çok iyi anlar. Yıllık bakım diyelim. Bir dizi ameliyattan geçti. Evinde dinleniyor şimdi. Bünyeyi de çok yordu, her şey spor için diye. Helal olsun, Tamer abime. Alt yapı deyince son günlerin flaş ismi Yalçın Akdemir. Aslında yıllardır gündemde de. Gizli kahraman, olarak kaldı. Ta ki evlatları, profesyonele çıkan dek. Şimdi birden öne çıktı, iyi de oldu. Pınargücü'nde büyük emek ve sabırla yetiştirdikleri profesyonel liglerde de dikiş tutturunca, Akdemir'i meşhur ettiler. Çift taraflı şöhret. Bugün bana, yarın sana. Üç büyüklerin peşine düştüğü Karşıyaka'da harikalar yaratan, maşallah diyelim. Âdem Yeşilyurt, gümbür gümbür geliyor. Tekme atanı çıkar şimdi, bir de sinirlendireni. Sakin ol evlat. Hani beğenmedikleri hakemler için derler ya 'Seni kim gönderdi' diye işte. 'Âdem Yeşilyurt'u doğduğu Pınargücü'nde, Yalçın Akdemir yetiştirdi'.

Yazın, aklınıza. Öyle bir çabası yok ama kendini bir türlü beğendiremeyen Seyit Mehmet Özkan başkanımla buluştu Yalçın Akdemir. Yıllardır yazıyoruz, 'Altınordu profesyonel ligde ne ise, amatör kümelerde Pınargücü de odur' diye. 'Profesyonelde Seyit Mehmet Özkan amatörde Yalçın Akdemir, çift yumurta ikizleri gibi. Buluştular, fikir alışverişinde bulundular. 'Devler buluştu' yani haydi hayırlısı. İzmir'den neler çıkacak, izlemeye devam ediniz. Milli Hakem Mevlüt Yerli ile Karşıyakalı Milli futbolcu Hasan Eryiğit, hocalarım hastaneden çıktı, evde tedaviye devam ediliyor. Hastaneden taburcu olan Milli futbolcu İzmirspor ile Kayserispor forması giyen, 'Alt yapı profesörü, şampiyon hoca' Ali Decdel, tekrar Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Hocalarıma acil şifalar diliyorum. Kısacak hayatta, dünya ömründe. Ne iş yaparsan yap. İz bırakmak çok önemli. İsim, şan, şöhret o kadar değil. Arayanı soranı, hatırlayanı olursa, en büyük mutluluk. Şu yaşamda iki şey vardır. 'İyi insanlar' ve 'kötü insanlar'. Ben denk geldim, iyisine de kötüsüne de. Fesatlık da bir kötülüktür. Sporda da çok olur. Sizler hep iyi insanlara denk gelesiniz, inşallah, umarım. İyilikle, kalınız, mutlu huzurlu, huzurlu ve de iyi insanlarla iyi seneler. Her şeye rağmen yine de Hoş geldin 2026.