Tüketim olmazsa yaşam olmaz ancak tüketici olarak bireysel hareket edilmekte iken, büyük çoğunlukla karşı tarafta güçlü bir kuruluş yer almaktadır. Bu güçlü kuruluş karşısında bireylerin haklarının korunması o nedenle, ayrı bir mevzuata tabi tutulmuştur. Arabuluculuk kavramının uygulamaya geçirilmesi ile birlikte, tüketici burada yine pozitif ayırımcılığa tabi tutularak korunmuştur. Tüketicinin son yasal düzenlemeyle arabuluculuk sisteminden ne şekilde yararlanabileceği ve uygulama aşamaları ile kısa kavram açıklaması,  soru/yanıt şeklinde aşağıda üç bölüm halinde düzenlenmiştir. 
Yararlı olması dileklerimle…

1.Arabulucu kimdir?
Hukukumuzda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile uygulamaya geçilen bir müessesedir. Arabuluculuk; uzmanlık eğitimi almış bir hukukçu vasıtasıyla, sistematik teknikler uygulanarak, görüşme ve müzakere yapmak amacıyla, tarafların bir araya getirilerek, birbirlerini anlamaları ve çözüm üretmelerini temin etme amacını taşıyan bir sistemdir.  

2.Tüketici hukukunda dava şartı arabuluculuk nedir?
Resmi Gazete’de 28 Temmuz 2020 tarihinde yayımlanan 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile “73/A” maddesi eklenmiştir. Tüketici uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması, dava şartı arabuluculuk anlamını taşımaktadır.

3.Yasal düzenleme ne şekildedir?
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun

“Dava şartı olarak arabuluculuk 
MADDE 73/A - (Ek : 7251 - 22.7.2020 / m.59)
(1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz:
 a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar
 b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
 c) 73’üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar
 ç) 74’üncü maddede belirtilen davalar
 d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar
(2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz.
(3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez.
(4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir.”
4.Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmazsa ne olur?
Dava, esastan incelemeye geçilmeden mahkeme tarafından usulden reddedilerek karara bağlanır.
5.Hangi mahkeme görevlidir?
Tüketici mahkemeleri ya da tüketici mahkemesi oluşturulmayan yerlerde tüketici mahkemesi sıfatıyla hareket eden asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. 
6.Tüketici uyuşmazlığının konusu nedir? 
Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır.
Tüketici uyuşmazlığının konusu, yasada “ticari işlem” olarak; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” olarak tanımlanmıştır.
İzleyen yazımızda açıklamalar devam edecektir…

Avukat Nurdan Heris