Menderes’in karizması; Demirel’in pratik zekası.
Ecevit’in şiirsel dili; Erbakan’ın idealizmi.
Türk siyasetinin efsaneleri arasına bence artık bir de ‘Bahçeli’nin satrancını’ eklemek lazım
Bu öyle bir satranç ki;
Gün geliyor beyazlara şah çekiliyor,
Gün geliyor siyahlar veziri alıp, kaleyi veriyor.
Ve kimse ne zaman? Niye oluyor? Anlamıyor
İki hamle sonrasını bir tek “Bahçeli” biliyor.
İnanmıyorsan şöyle tarihe bir bakalım
Yıl 1997
MHP’nin efsane Başbuğ’u Alparslan Türkeş vefat etti.
Herkes yerine oğlu Tuğrul Bey’in geleceğini düşünüyordu.
Sessiz, sakin biraz da çekingen bir akademisyen çıktı.
Sadece MHP’nin değil, Türkiye’nin kaderini değiştirdi.
İlk sınavı 99 seçimleriydi.
Tarihi bir oy aldı. MHP’yi 2. Parti yaptı.
Sol cenah işin uyanamadı. “Apo rüzgarı” deyip geçti
Ecevit’le yapamazlar dediler.
Rahşan Hanım’ı bahane gösterdiler.
Ne oldu?
Bahçeli taşları öyle bir dizdi ki
DSİ-MHP-ANAP iktidara geldi.
Allah için zor yıllardı
Deprem. Ekonomik kriz. Kopenhag Kriterleri filan derken Devlet Bey bir sabah aniden çıkıp “Seçime gidiyoruz” dedi
Kelimenin tam anlamıyla masayı devirdi.
Kimse neden diye bile soramadı. Soramadı.
Sandıktan AK Parti çıktı. CHP % 10’u geçen tek parti idi.
ANAP, DYP, DSP gibi partiler siyaset sahnesinden silindi. Tansu Çiller, Mesut Yılmaz gibi liderler de anılarda kaldı.
Bahçeli Satrancı’nda taşlar da oyuncular da değişmişti.
Hem de onun bir tek sözü ile.
Kendini muhalefette konumladı.
Sözleri ile yeni dönem siyasetin hem gündemini belirledi.
Kah “püskevit” dedi kah meydanda “ip” attı, aylarca değil yıllarca konuşuldu.
2015 seçimlerinde muhalefet için tarihi bir fırsat doğmuştu.
AK Parti iktidarı onun dudaklarından dökülecek tek kelime ile bitebilirdi. CHP’ye “he” dese bambaşka bir senaryo yazılacaktı.
Ama Bahçeli Satrancı bu?
Kazananı kaybedeni sadece Devlet Bey bilir ve sadece zaman gösterir
-Hayır dedi.
2016 hain darbe girişiminde ise tüm taşları yeniden dizmeye karar verdi.
O gece Cumhur İttifakı’na katıldı.
Artık o devlet aklının tam ortasında oturuyordu.
Kimi eleştirdi. Kimi “strajeji” dedi.
Ama herkes kabul etti
Var kardeşim. Bahçeli satrancı diye bir şey var.
Ve şimdi.
Bir zamanlar “çözüm yoktur, ihanet vardır” diyen o Bahçeli önce “Apo meclise gelsin konuşsun dedi. Sonra da gerekirse “İmralıya da giderim”
Şimdi insan düşünmeden edemiyor
Bahçeli ne yapmaya çalışıyor?
Sıradaki hamlesi ne?
Bu nasıl bir satranç oyunu?
Bu nasıl bir stratejik esneklik?
Devlet Bahçeli, Türk siyasetinde 50 yıldır aynı koltukta oturan tek lider.
Bazen eleştirildi, bazen yüceltildi, bazen anlaşılmadı…
Ama hep şu oldu:
Bir cümlesiyle gündemi değiştiren adam.
Çünkü o, siyaseti “laf yarışması” olarak görmedi.
Bir nevi devlet refleksi gibi çalıştı.
Adı üstünde zaten… Devlet.
Bugün hâlâ bir sözünden ülkede tartışma çıkıyor, bir cümlesi manşetleri çeviriyor.
Bahçeli, siyaset sahnesine yüksek sesle değil, net zamanlamalarla damga vurdu.
Kimi zaman bir “hayır” ile, kimi zaman bir “idam” çağrısıyla, kimi zaman da sessiz bir hamleyle.
Ve belki de onu diğerlerinden ayıran en büyük şey bu:
Siyaseti konuşarak değil, dokunarak yöneten bir lider.