1976’nın yazı. Kavurucu sıcakta Tel Aviv Havalanı’ndan bir uçak havalandı. Air France Havayolları’na ait. Rota Atina üzerinden, Paris. Yaklaşık 3-4 saatlik bir uçuş. Kemerler bağlanıyor, hostesler gülümsüyor pilotlar o bildiğiniz anonsu yapıyor. Yolculuğumuz şu kadar saat sürecek. Hava gayet açık..vs vs. Atina’dan uçağa 4 yolcu biniyor. 2’si Alman, 2’si Filistinli. İtalya üstündeyken işler bir anda karışıyor. Silahlar çekiliyor. Yolcuların kafasına dayanıyor. Çek uçağı Libya’ya. Hop. Bingazi. Oradan Entebbe Havaalanı. Entebbe neresi? Uganda. Başında İdi Amin var. Diktatör lider. Korsanlara kucak açıyor. Ben karışmam diyor. Ortalık adeta can pazarı. Rehineler tek tek indiriliyor. Pasaportlar inceleniyor. İsrailliler bir köşeye ayrılıyor. 106 kişi. Hemen İsrail’e mesaj uçuruluyor.

“Ya tüm Filistinli tutukluları salarsınız ya da..

Peki İsrail ne yapıyor? Diplomasi? Yok. Pazarlık? Yok. Gece yarısı 4 bin kilometre öteden, dört adet C-130 Hercules kalkıyor. İçinde yüz kadar komando. Yanlarında bir Mercedes otomobil. Evet, yanlış okumadınız. Operasyonun kilit noktası işte o otomobil. Neden? Çünkü İdi Amin o arabaya biniyor. Plan şu. “Cumhurbaşkanlığı aracı gibi korsanların yanına kadar sokulalım. Sonra basarız tetiğe” Gece yarısı Uganda’ya iniyorlar. Işık yok. Ses yok. Kapaklar açılıyor. Mercedes iniyor. İlk birkaç saniye her şey plana uygun. Sonra çarşı biranda karışıyor. Çünkü MOSSAD önemli bir detayı atlamış. Uganda liderinin bindiği Mercedes’in modeli farklı. Asker şüpheleniyor. Dur ihtarı. Sonra çatışma. Operasyon yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Yani 90 dakika. 4 rehine hayatını kaybediyor. 102’si kurtarılıyor. Ve operasyonda 1 komando ölüyor. Peki kim o komando. Yonatan Netanyahu. Benjamin Netanyahu’nun abisi.

GELELİM BUGÜNE

Atla bugüne gel. Uganda, Gazze’ye Suriye’ye giren, İran’a füzeler yollayan İsrail’in yanında saf tutuyor. Dün birbirine ateş edenler, bugün kolkola giriyor.Ve Muhoozi Kainerugaba. Cumhurbaşkanının oğlu. Torpilli Genelkurmay Başkanı. Çakma twiter fenomeni. Bi bakarsın İtalya lideri Meloni’ye evlenme teklif eder. 100 sığır başlık parası önerir.

“Babam izin verse Kenya’yı 2 hafta da alırım” der. Kriz çıkarır. Sonra babası sonra özür diler. Şımarık oğlan şimdi de Türkiye’yi tehdit etmiş. Ciddiye alınır mı? Yok be. Ama ciddiye alınması gereken başka bir konu var. Dün Entebbe’de birbirine kurşun atanlar nasıl bu kadar dost oldu? Aynı masada nasıl kahve içiyor? Gerçi kahve dediğin Amerikan işi Latte’dir. Türk kahvesi içse öyle ileri geri konuşamazdı. 40 yıl hatırı vardır amma acıdır. Mert adamların işidir.