İki mezar taşı durur bozkırın ortasında. Gökteki bir yıldız kadar sessiz. Düşen bir kar tanesi kadar soğuk. Ve erimiş tunç kadar kor.

Okuyanların yüreğini dağlar mermerin üstündeki solgun yazı. Hüsnü… Cepheye mermi taşırkenbir top sesinde düşmüştür yere. Gözleri usul usul kapanırken dünyaya, elinde bir dilim kuru ekmek. Yüreğinde ay yıldızın ışığı vardır. 8 yaşındadır Hüsnü. Yaşayamadığı dünyayı başka çocuklar yaşasın diye göçüp gitmiştir bu dünyadan. Öylesine. Günahsızca. Ali oğlu Süleyman Konya Bozkır. Emret komutanım. Babasıyla milis birliklere katılmış. Akşehir üstünden Dumlupınar’a mermi taşırken düştüğü pusu ile Yunan’a esir düşmüştür. Kaçırılan, sorgulanan ve süngülenen Süleyman sadece 11 yaşındadır. Ama çocuğu yiğitten daha yiğit yüreği. Dumlupınar’ın şehitliğinde yatmaktadır. Ve sonra… Bir başkomutan çıkar, Hüsnüler, Süleymanlar uzun ve mutlu yaşasın yaşasın, çocukların elleri silah değil kalem tutsun diye 23 Nisan’ı onlara kalktı onlara armağan etti. “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” Peki ya biz! Onları koruyabildik mi? Emanete sahiden sahip çıkabildik mi? Bi düşünün bakalım. Deprem olur. Evler yıkılır.

Altından minik süt bebekler, minicik yavrular çıkar. Önlem? “Mış gibi” yaparız. 3 ay sonra eski tas eski hamam. Sel olur. Çocuklar sürüklenip gider. Hastalık patlar. İlk onlar düşer. SMA’ya bile hala bir çözüm üretemedik. Tedaviye ulaşamayanlar. Aşı olamayanlar. Yetersiz beslenmeler. Okullarda 1 öğün yemek verelim önerisini bile mecliste reddettik biz. Sırf siyasi duruş böyle gerekiyor diye. Ya şu Kahramanmaraş’taki acı olay. Görevi ne olursa olsun bir adamın evinde 7 silah olur mu? Neymiş efendim! Emniyet müdürleri 250 TL olan ruhsat harcından muafmış. Neden? İşte aldı silahı oğlu. Bastı okulu. 8’i çocuk 9 masum insana kıydı. Sonra yetkililer olağan üstü bir toplantı yaptı. Valiler, Milli eğitimciler, emniyet mensupları. Saatlerce tartıştılar.Sonra açıkladılar. Okul bölgelerindeki denetimleri sıklaştırılacak. Giriş çıkışlar denetim altına alınacak. Erken önlemler vs vs… Ne olur bu kez “mış gibi” yapmayın. 3 ay sonra her şey eskiye dönmesin. Mesela bir silahsızlanma kampanyası başlatsanıza. Ruhsatsız silahları toplayıp, cezalarını katlasanıza. Ruhsat verme işlemlerini zorlaştırsanıza. Beylik (Görev) silahı kullanan asker ve polisler emekli olduktan sonra 70 yaşında ne yapacaklar silahı. El koysanıza. Bir kişinin 7 silah almasının önüne geçsenize. Bak bugün 23 Nisan. Çocukların bayramı. Hüsnülerin. Süleymanların bayramı. Meydanlarda şarkılar, bayraklar var. Ama bir yanımız eksik. Yüreğimiz tedirgin. En acısı da ruhumuz bezgin. Özür dileriz Atam. Özür dileriz Hüsnü. Özür dileriz Süleyman. Bizi affedin. Biz sizin emanetinizi galiba taşıyamadık. Siz o yoklukta bize gelecek kurdunuz. Biz bu varlıkla o geleceği tam koruyamadık. Özür dileriz. Çocuklardan. Gelecekten. Ve sizden…mele