Foça, Ege’nin incisi, tarih ve doğanın eşsiz buluştuğu bir cennet köşesi. Antik çağlardan günümüze uzanan tarihi dokusu, maviyle yeşilin buluştuğu koyları, taş evleri ve dar sokakları ile Foça, korunması gereken bir miras niteliğinde.
Foça’nın doğası, sadece insanlara değil, aynı zamanda nesli tehlike altında olan Akdeniz foklarına da ev sahipliği yapıyor. Bu eşsiz canlıların ilçemizde güvenle yaşaması, Foça’nın ekolojik dengesinin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
Ne var ki, Foça’nın bu güzellikleri her geçen gün yeni bir tehdit altında. İsmetpaşa ve Fatih mahallelerinde 215 hektarlık alanın imara açılması tartışmaları, doğanın ve yerel yaşamın önüne geçiyor.
Sel felaketleri, altyapı eksiklikleri ve imar projeleri, Foça’nın hem doğasına hem de tarihine zarar verecek boyuta ulaşıyor.
MHP Foça Belediye Başkan Adayı Taner Acar’ın işaret ettiği gibi, yaşanan felaketler ihmallerin bir sonucu. Halkın güvenliği ve esnafın mağduriyetleri göz ardı edilmemeli; Foça, yalnızca yatırımcıların değil, tüm halkın ortak değeridir.
Tarihi dokusu, butik otelleri, zeytinlikleri ve doğal koyları ile Foça, hak ettiği turizm payını alabilecek potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel, doğru planlama ve koruma politikaları ile mümkün olabilir.
Foça’nın tarihî ve doğal değerleri, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de mirasıdır. Bu nedenle, tartışmalı imar projelerine karşı çıkmak, yalnızca bir siyasi mesele değil; bir kültür ve doğa sorumluluğudur.
Foça Belediyesi’nin Yenifoça’daki taşınmaz satışları ise ilçenin ekonomik ve sosyal dokusunu zedeleyebilir. Vatandaşların ve parti içinden bazı isimlerin eleştirileri, Foça’nın geçmişte yaşadığı değer kayıplarını hatırlatıyor.
30 bin nüfuslu bu ilçeye sahip çıkmak, Foçalıların yaşam kalitesini korumak demektir. Satış politikaları yerine, üretim ve koruma odaklı planlamalar ile Foça güçlenebilir.
Doğal güzellikleri ve tarihi mirası kadar, Akdeniz foku gibi nesli tehlike altındaki canlıların da evi olan Foça, sürdürülebilir bir yönetim ve koruma anlayışıyla varlığını sürdürebilir. Foça’ya sahip çıkmak, sadece bugünün değil, yarının Foça’sını da korumaktır. Doğa ve tarih ile uyumlu yaşamın mümkün olduğu tek yer, Foça’dır.
Foça, bize gösteriyor ki, bir yerin gerçek değeri betonla değil, tarih ve doğa ile ölçülür. Bu cennet köşeyi korumak ve gelecek nesillere bırakmak, tüm Foçalıların görevidir. Foça’nın sokaklarını, koylarını, zeytinliklerini ve foklarını korumak, sadece bir sorumluluk değil; onurun ve yaşamın ta kendisidir.
Günün Sözü: “Foça, ne kadar korursan o kadar yaşar; başka Foça yok, bir daha gelmez.”